Medyascope ekibi Silivri’den aktardı: İmamoğlu savunmasında ne dedi?

İBB davasının 62. gününde İmamoğlu savunmasında ne dedi? Medyascope Muhabirleri Ali Deniz Çakır, Fırat Fıstık ve Furkan Karabay, Ekrem İmamoğlu’nun savunmasından sonra mahkeme salonunda yaşanan gelişmeleri ve savunma sürecini Silivri’de değerlendirdi.

Videonun özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Ekrem İmamoğlu, İBB davasının 62. gününde üç ayrı davanın duruşmasında savunma yaptı.
  • Savunmasında NATO Zirvesi, diploma davası ve tutuklamalar hakkında değerlendirmelerde bulundu.
  • Diploma davası 25 Aralık 2026’ya ertelendi, bu nedenle süreç 2027’ye sarkabilir.
  • Yargılamanın siyasi saiklerle yapıldığını savunanlar var.

Medyascope muhabirlerinden Ali Deniz Çakır, Fırat Fıstık ve Furkan Karabay, İBB davasının 62. gününü Silivri’de değerlendirdi. Casusluk davası, diploma davası ve Aziz İhsan Aktaş davası olmak üzere üç davanın aynı gün görüldüğünü belirten Çakır, Özgür Özel, Özgür Çelik ve Murat Karayalçın gibi siyasilerin yanı sıra Yurt dışından gelen temsilcilerin de silivride olduğunun altını çizdi.

Medyascope ekibi Silivri’den aktardı: İmamoğlu savunmasında ne dedi?
Medyascope ekibi Silivri’den aktardı: İmamoğlu savunmasında ne dedi? | İBB davasında 62. gün 

Üç dava bir gün 

Fırat Fıstık, Ekrem İmamoğlu’nun ilk savunmasının casusuluk davası için yapacağının söylendiğini fakat daha sonra değiştiğini söyledi. Fıstık, “Üç tane davadan bahsediyoruz. Ben daha önce böyle bir şeye tanık olmadım. Üç ayrı dava da basit davalar değil. Ekrem İmamoğlu bir tanesinde casuslukla suçlanıyor. Ekrem İmamoğlu’nun en temel, en gündeme gelen davalarından bir tanesi olan diploma davası. Üçüncüsü de en büyük dava, İBB davası. Ekrem İmamoğlu diploma davasına katıldı ve orada savunma yaptı. İBB davasına hiç giremedi mesela” diye konuştu. 

Ekrem İmamoğlu’nun uzun bir savunma yaptığını söyleyen Fıstık, İmamoğlu’nun savunmasında NATO Zirvesi’ne, diploma davasına dair İstanbul Üniversitesi rektörüyle telefon görüşmesine ve Deniz Göktaş’ın tutuklanmasına değindiğini söyledi.

“Süreç başından beri siyasi”

İki farklı diploma davası olduğunu hatırlatan Furkan Karabay şunları söyledi:

“Biri idare mahkemesine görülen, biri ceza mahkemesine görülen iki diploma davası var. İmamoğlu’nun diploması 18 Mart’ta gözaltına alınmadan bir gün önce iptal edilmişti hatırlarsanız. Ne olmuştu daha sonrasında? Bir dava açılmıştı. İddia şu, İmamoğlu’nun diploması sahte, yatay geçişi usulsüz. Bu usulsüz işlem yapıldığı için İmamoğlu’na evrakta sahtecilik suçlaması yöneltiliyor. Burada bir ceza soruşturması yapıldı. Bugün görülen ceza davasıydı. Bir de diplomanın iptali ile alakalı İdare Mahkemesi’nce görülen bir dava vardı. İstanbul 5 İdare Mahkemesi diplomanın sahte olduğuna karar vermişti. Dolayısıyla ceza mahkemesi de idare mahkemesinden çıkacak kararı bekliyordu.”

Soruşturma ve yargılamanın baştan itibaren siyasi olduğunu savunan Furkan Karabay, sürecin hukuki yönünü takip ettiklerini ancak davanın esasen siyasi saiklerle yürütüldüğünü ifade. İmamoğlu hakkında diploma davasında verilen kararın ardından ceza davasında da benzer bir sonucun çıkmasının beklendiğini ifade eden Karabay, İmamoğlu’nun yargılandığı davalardan biri olan “yolsuzluk” iddiasına ilişkin davanın ikinci duruşmasının İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldüğünü söyledi. Dosyada Necati Özkan, Merdan Yanardağ, Hüseyin Gün ve Ekrem İmamoğlu hakkında tutukluluk tedbirinin sürdüğünü belirtti.

Diploma davası Aralık’a ertelendi

Diploma davasının 25 Aralık 2026’ya ertelendiğini belirten Ali Deniz Çakır bunun yaklaşık 5-5,5 aylık bir erteleme anlamına geldiğini, Danıştay sürecinin uzun sürmesinin gerekçe gösterildiğini ve davanın büyük ihtimalle 2027’ye sarkacağını ifade etti. Çakır, İdare Mahkemesindeki diploma davasıyla ceza davasının farklı olduğunu hatırlatarak, ceza davasında İmamoğlu’nun “evrakta sahtecilik” suçlamasıyla yargılandığını söyledi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş