İSTANBUL (Medyascope, ANKA) – Çocuk Koruma Kanunu’nun birinci bölümü TBMM Genel Kurulu’nda görüşüldü. Muhalefet, teklifin çocukları suça iten sosyal nedenleri göz ardı ederek cezaları ağırlaştırmayı öncelediğini savundu. Genel Kurul’da AKP’nin verdiği önergelerle teklifin bazı maddelerinde değişikliğe gidildi.
Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Çocuk Koruma Kanunu’nun ilk bölümü TBMM Genel Kurulu’nda görüşüldü.
- Muhalefet, yasada ceza arttırmanın sosyal nedenleri göz ardı ettiğini savundu.
- Tartışmalarda muhalefet, koruyucu politikaların öncelikli olması gerektiğinin altını çizdi.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 1 ile 9’uncu maddelerini kapsayan ilk bölümünün görüşmeleri yapıldı. Görüşmelerde, çocuk adalet sisteminde cezaların ağırlaştırılması mı yoksa çocukları suça sürükleyen nedenlerin ortadan kaldırılmasına yönelik koruyucu ve önleyici politikaların mı öncelikli olması gerektiği tartışıldı.
Kanun teklifi neler getiriyor?
“Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, çocukların işlediği bazı ağır suçlardaki ceza rejimini değiştiriyor. Düzenleme, belirli ağır suçlarda 15-18 yaş grubundaki çocuklara uygulanan yaş indiriminin kapsamını yeniden şekillendiriyor.
Teklif, ateşli silahların çocukların erişebileceği şekilde muhafaza edilmesine yeni yaptırımlar getiriyor. İlk maddeyle silahlara erişimin engellenmesi ve bireysel silahlanma riskinin azaltılması hedefleniyor. Düzenleme ayrıca çocuklara ilişkin infaz hükümlerinde çeşitli değişiklikler barındırıyor.
Genel Kurul’da hangi değişiklikler kabul edildi?
Genel Kurul’da AKP milletvekillerinin sunduğu iki önerge kabul edildi.
İlk önergeyle yaralama suçlarında 15-18 yaş grubuna uygulanan yaş indiriminin kaldırılabileceği haller sınırlandırıldı. Organ işlevinin zayıflaması, yüzde sabit iz oluşması veya kemik kırılması gibi durumlar bu kapsamdan çıkarıldı. İndirimin uygulanmaması sadece mağdurun bitkisel hayata girmesi, organ/duyu kaybı, konuşma yeteneğini kaybetmesi, gebe kadının çocuğunu düşürmesi veya kasten yaralama sonucu ölüm gerçekleşmesi gibi ağır şartlara bağlandı.
İkinci önergeyle teklifte yer alan ve tekerrür hükümlerindeki yaş istisnasını 18’den 15’e düşüren madde metinden çıkarıldı. Böylece mevcut uygulamadaki 18 yaş sınırı korundu.
İlk dört madde üzerindeki görüşmeler sürerken birleşim ertelendi. Kalan maddelerin önümüzdeki birleşimlerde görüşülmeye devam edeceği açıklandı.
“Suçun ağırlığı çocuğun gelişim yaşını büyütmez”
Muhalefet, teklifin koruyucu ve önleyici yaklaşımdan uzak olduğunu vurguladı. Çocukların suça sürüklenmesinin arkasında yoksulluk, eğitimden kopuş, aile içi şiddet ve sosyal hizmet yetersizliği gibi nedenlerin yattığı belirtildi.
Yeni Yol grubu adına konuşan Selçuk Özdağ, gerekçe ile maddeler arasındaki çelişkiye dikkat çekti. Özdağ, “Teklifin gerekçesi, çocukların suça sürüklenmesinin dar bir ceza hukuku meselesi olmadığını kabul ediyor. Gerekçede sosyal politikayı esas alıp düzenlemede ceza politikasını öncelemek çelişkidir” dedi. Özdağ, “Suçun ağırlığı çocuğun gelişim yaşını büyütmez” diye konuştu.
CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen ise teklifin onarıcı yaklaşımı terk ettiğini ve cezalandırıcı anlayışı merkeze aldığını savundu.
CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, çocukların yetişkin ceza sistemi içinde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Kılıç, sözlerine şöyle devam etti:
“Yaş küçüklüğü bir lütuf veya af değildir. Çocuk adaletinde başarı kaç çocuğun daha uzun süre cezaevinde kaldığıyla ölçülmez. Kaç çocuğun okula döndüğüyle ve çetelerin elinden kurtarıldığıyla ölçülür.”
DEM Parti Mardin Milletvekili Beritan Altın Güneş de çözümün cezada değil sosyal politikalarda olduğunu belirtti. DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan ise hükümetin çocukları daha uzun süre kapatarak sorunu çözeceğini sandığını söyledi.
YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, teklifin aksine koruyucu kamu düzenine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Arpacı, “Ahmet Minguzzi, Ata Emre Akman, Atlas Çağlayan, Abdurrahman Balcı… Birkaç sene içinde cinayete kurban giden ülkenin geleceği gençlerimizden sadece birkaçı. 2025’te mağdur olan çocuk sayısı tam 268 bin.Bir senede suç işleyen çocuğumuzun, gencimizin sayısı 200 bin. Bütün gençler bir fırsatını bulup ülkeyi terk etmek istiyor farkında mısınız? Geleceğimiz gidiyor ve giden de geri gelmiyor” dedi.
Söz konusu maddeyi doğru bulduklarını fakat teklifin genel çözüm anlayışının yetersiz olduğunu belirten Arpacı, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“1. Maddeyle, ateşli silahını gerekli dikkat ve özeni göstermeden saklayan kişiye ceza öngörülüyor, bu düzenlemenin amacını doğru buluyoruz. Ancak 2020 ile 2025 arasında çocukların karıştığı organize suç olayları yüzde 236 arttı. Teklifin gerekçesinde yoksulluk ve eğitimden kopuştan söz ediliyor ama çözüm bölümünde yeniden sadece cezalar artırılıyor. Bizim ihtiyacımız, çocuğu suç işledikten sonra hatırlayan bir sistem değil. Çocuk adaletinde başarı, kaç çocuğa ceza verdiğimizle değil, kaç çocuğun suça sürüklenmesini önlediğimizle ölçülür.”








