İSTANBUL (Medyascope) – Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Yüksek Mahkemesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın yaklaşan ara seçimler öncesinde mektupla oy kullanımını kısıtlamayı hedefleyen başkanlık kararnamesinin uygulanmasının önünü açtı.
ABD Yüksek Mahkemesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın yaklaşan ara seçimlerde mektupla oy kullanımını kısıtlamayı amaçlayan başkanlık kararnamesinin uygulanmasına izin verdi.
Yüksek Mahkeme’nin muhafazakâr çoğunluğu, kararnamenin esasına ve yasallığına ilişkin nihai bir hüküm kurmak yerine, yürütmeyi durdurma talebiyle dava açan eyaletlerin bu karara itiraz etme konusunda hukuki ehliyeti (dava açma hakkı) bulunmadığına hükmetti.
İmzasız yayımlanan çoğunluk kararında, “Mahkemenin bu başvuruyu bu şekilde karara bağlamış olması, hükümetin kararnameyi uygulamak için alacağı her türlü tedbirin zorunlu olarak hukuka uygun olacağı anlamına gelmez. Bu konuda nihai durumu zaman gösterecektir” denildi.
Liberal yargıçlardan sert muhalefet
Mahkemenin üç liberal üyesi karara karşı oy kullandı. Karşı oy yazısını kaleme alan Yargıç Ketanji Brown Jackson, kararın seçimle ilgili itirazlarda bulunmak isteyen davacılar açısından emsal kararlar üzerinden yaratılan “Kafkaesk kabusun bir başka adımı” olduğunu savundu.
New York Başsavcısı Letitia James ise kararı “acı bir geri adım” olarak nitelendirdi ve şunları söyledi:
“Yüksek Mahkeme’nin posta yoluyla oy kullanmaya erişimi engelleyen kararı acı verici bir gerileme, ancak bu son söz olmayacak. Oy kullanma hakkı kutsaldır ve hiçbir yönetim bu hakkı tehlikeye atabilmemelidir. Hukuki seçeneklerimizi değerlendiriyoruz.”
The Supreme Court's decision to strike down access to mail-in voting is a painful setback, but it won't be the final word.
— NY AG James (@NewYorkStateAG) August 24, 2026
The right to vote is sacred, and no administration should be able to put that right in jeopardy.
We're exploring our legal options.https://t.co/P7NrfLUSxO
“Seçim yetkisi eyaletlerdedir”
Donald Trump’ın martta imzaladığı başkanlık kararnamesi, federal yönetime oy kullanmaya uygun seçmenlerin listesini çıkarma görevi veriyor ve ABD Posta Servisi’ne (USPS) yalnızca bu listede yer alan kişilere mektupla oy pusulası ulaştırma talimatı getiriyor. Düzenleme ayrıca karara uymayan eyaletlere ait oy pusulalarının Posta Servisi tarafından dağıtılmasını yasaklıyor.
Aralarında 23 eyalet ve Washington D.C.’nin bulunduğu Demokrat yönetimler, anayasaya göre seçimleri yürütme ve düzenleme yetkisinin eyaletlere ve Kongre’ye ait olduğunu belirterek kararnamenin iptali için dava açmıştı. Eyalet başsavcıları, seçimlere bu kadar kısa bir süre kala yapılacak böylesi köklü değişikliklerin kaosa ve yetki istismarına yol açacağını savunmuştu.
Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer da kararnamenin Amerikalıların oy kullanmasını zorlaştırmayı hedeflediğini belirterek, “Demokratlar, mektupla oylama sürecinin ele geçirilmesine ve kuralların seçmenlerin aleyhine değiştirilmesine karşı sonuna kadar mücadele edecektir” dedi.
It’s a disgrace that the highest court in the nation is allowing Trump to put a dagger into the heart of our democracy.
— Chuck Schumer (@SenSchumer) August 24, 2026
Trump’s effort to turn the Postal Service into a voter suppression machine is blatantly unconstitutional – yet his MAGA Supreme Court is refusing to stop it… https://t.co/hDu16qD7Wd
Hukuki süreçteki çatışmalar ve alt mahkeme kararları
Massachusetts’teki bir federal yargıç, ara seçimler öncesinde kararnamenin uygulanmasını durdurmuş ve ardından bu yasağı ülke geneline genişleten ikinci bir karar almıştı. Bir üst istinaf mahkemesi de bu engeli onaylamıştı. Washington’daki başka bir federal mahkeme ise Trump’ın kararnamesinin ilerlemesine izin vermiş ve oradaki istinaf mahkemesi de yönetimin önünü açmıştı.
Adalet Bakanlığı, temmuz sonunda Yüksek Mahkeme’ye başvurarak eyaletlerin henüz somut bir zarara uğramadan çok erken dava açtıklarını ve Massachusetts’teki mahkeme kararının hükümetin seçim güvenliğini sağlama adımlarını kilitlediğini savunmuştu. Cumhuriyetçi eğilimli 12 eyalet de federal hükümetin yanında yer alarak mahkemeye destek vermişti.
Yüksek Mahkeme’nin son kararıyla birlikte federal yönetimin önündeki usul engeli kalkmış olsa da alt mahkemelerdeki dava süreçlerinin ve olası yeni itirazların düzenlemeyi yeniden dondurabileceği belirtildi.
Kaynak: AP News








