Kürtler ve Yeni Dünya (1): Rojava’da yeni dönem

İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope YouTube kanalında yayına giren “Kürtler ve Yeni Dünya” programının ilk bölümü yayınlandı. Paris Sosyal Bilimler Yüksek Araştırmalar Okulu’ndan (EHESS) Ortadoğu uzmanı Prof. Dr. Hamit Bozarslan’ın daimi konuk olarak yer aldığı programı Mehmet Tatlı sunuyor. Programın ilk bölümünde SDG’nin feshi ile Suriye’de değişen dengelerden Türkiye’de sürmekte olan çözüm sürecine geniş bir yelpazede konular ele alındı.

“Rojava’daki özneleşme süreci sona ermiş değil”

Medyascope’un yeni programı “Kürtler ve Yeni Dünya”nın ilk bölümünde Prof. Dr. Hamit Bozarslan, Rojava ve Suriye’deki son gelişmelere dair konuştu. Bozarslan’a göre SDG’nin feshi ve Şam’a entegrasyon süreci, Kürtler açısından 1975’te Irak Kürdistanı’nda yaşanan türden bir “çöküş” olarak değerlendirilmemeli. Rojava’da Kürtlerin kurumsal varlığının devam ettiğini belirten Bozarslan, bundan sonraki dönemde bu kurumsallığın güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Rojava Kürtlerinin özneleşme sürecinin sona ermediğini söyleyen Bozarslan, Suriye Kürtlerinin bugün sahip olduğu “meşruiyet sermayesinin” hem Şam’da hem de uluslararası düzeyde kullanılması gerektiğini vurguladı.

Kürtler ve Yeni Dünya (1): Rojava'da yeni dönem
Kürtler ve Yeni Dünya (1): Rojava’da yeni dönem

Artık “sürecin ötesini” düşünmek gerekiyor

Türkiye’deki çözüm sürecinin yalnızca silahsızlanma aşamasıyla sınırlı düşünülmemesi gerektiğini belirten Bozarslan, şimdiden “sürecin ötesinin” tartışılması gerektiğini söyledi. PKK’nin Türkiye’de silahlı mücadele yürütmesinin artık ne koşullarının ne de toplumsal meşruiyetinin bulunduğunu savunan Bozarslan, bundan sonraki temel sorunun Kürt meselesinin meşruiyetini esas alan yeni bir siyasetin ve “demokratik pedagojinin” geliştirilip geliştirilemeyeceği olduğunu belirtti.

Türkiye’nin mevcut haliyle demokratikleşme yönünde ilerlediğini söylemenin mümkün olmadığını ifade eden Bozarslan, Kürt meselesinin çözümünün daha köklü bir demokratik dönüşümü zorunlu kıldığını söyledi. İspanya’nın 1975-1978 arasındaki dönüşümünü örnek gösteren Bozarslan’a göre Türkiye’nin ihtiyacı, şiddeti tamamen dışlayan “radikal bir demokratik devrim”.

“Kürt toplumundaki çoğulluktan korkmamak gerekiyor”

Programda yükseldiği öne sürülen Kürt milliyetçiliği tartışmasına da değinen Bozarslan, Kürt toplumundaki çoğulculuktan korkulmaması gerektiğini söyledi. Kürt halkının varlığını ve haklarını savunmanın tek başına milliyetçilik sayılamayacağını belirten Bozarslan, “Kürt taleplerini dile getirmek, Kürt halkının var olduğunu ve haklarının olduğunu söylemek milliyetçilik anlamına gelmemekte” dedi. Kürtler arasında farklı siyasi eğilimlerin ve hatta devlet talebinin tartışılmasının çoğulcu bir toplum açısından meşru olduğunu vurguladı.

“Kürt meselesini ümmet mantığı içerisinde çözmek mümkün değil”

Bozarslan, son dönemde yeniden gündeme gelen İdris-i Bitlisi ile Yavuz Sultan Selim arasındaki ittifak tartışmasını da değerlendirdi. 16. yüzyılda Alevilere yönelik katliamların yaşandığının tarihsel bir gerçek olduğunu vurgulayan Bozarslan, bu geçmişin bugünün Kürt meselesine doğrudan bir siyasal model olarak taşınamayacağını söyledi. Kürt meselesinin bir “ümmet meselesi” olmadığının altını çizen Bozarslan, Kürtlerle Türkler arasındaki ilişkinin dini kardeşlik üzerinden değil, demokratik eşitlik temelinde kurulması gerektiğini belirtti. Bozarslan’a göre Kürt meselesini İslam birliği içinde eritmeye çalışmak, meselenin siyasal ve toplumsal niteliğini gözden kaçırmak anlamına geliyor.

Filistin meselesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bozarslan, Kürt hareketinin Filistin halkının milli davasına destek vermesinin ahlaki ve tarihi bir sorumluluk olduğunu söyledi. Bunun Hamas’a destek anlamına gelmediğini vurgulayan Bozarslan, Filistin meselesini “meşru bir milli hareket” olarak tanımladı. Kürtlerin tutumunun İsrail düşmanlığı ya da Hamas yanlılığı üzerinden kurulamayacağını belirten Bozarslan, İsrail’in politikalarının eleştirilebileceğini ve aynı zamanda Filistin halkının haklarının savunulabileceğini ifade etti.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş