İSTANBUL (Medyascope) – 8.Gün programının bu bölümünde Sorel Dağıstanlı’nın konukları sanatçı Levent Üzümcü ve siyasal iletişim uzmanı Suat Özçelebi oldu. Özçelebi Üsküdar’daki seçim sürecini ve bu sürecin gelecekteki seçimlere ilişkin verdiği mesajları değerlendirirken Üzümcü, Serhat Kılıç’ın ölümünün ardından özel hayatın mahremiyetinin ihlal edilmesini değerlendirdi.
Sorel Dağıstanlı, sanatçı Levent Üzümcü ve siyasal iletişim uzmanı Suat Özçelebi’yi konuk etti. Özçelebi, Üsküdar’daki seçim sürecini ve bu sürecin gelecekteki seçimlere ilişkin mesajlarını değerlendirirken Üzümcü, oyuncu Serhat Kılıç’ın ölümünün ardından özel hayatın mahremiyetinin ihlal edilmesi konusunu ele aldı.
Sanatçıların özel hayatı neden servis ediliyor?
53 gündür ev hapsinde olan Levent Üzümcü, “Kendini devlet zanneden hükümete yarar sağlayacak şekilde bizlerin hayatları kullanılmak üzere açık büfe gibi önlerinde durmakta” dedi. Serhat Kılıç’ın ölümüne değinen Üzümcü, ölüm haberinin fotoğraflar ile verilip, alkol ve tütün sarma kağıtlarının ön plana çıkarılmasını eleştirdi:
“Evde, yalnız başına gerçekleşen ölümlerin hemen hemen hepsi şüpheli ölüme girer ve savcı gelir oraya. Yani devlettir olayın içinde olan. Başından devlettir. Zannetmiyorum ki Serhat’ın hayat arkadaşı bu görüntüleri çekip basına versin. O zaman onun dışında oraya giren sağlık çalışanları, adalet çalışanları, kolluk kuvvetleri her kimse, bu görüntüleri kim aldıysa basına sızdıran da onlardır. Yani devlet kendi mahremiyetine karşı ya da insanların hayatının mahremiyetine karşı saygısız bir konuma düşmekte.”
Bir insanın özel hayatına böyle girmenin insanlık suçu olduğunu söyleyen Üzümcü, “Devlet kendi içerisinde yaşayan halkı kutuplaştırmak için, lime lime etmek için böyle yöntemleri dener mi?” diye sordu.

“İlk kez iktidar bütün tuşlara bastı”
Siyasal iletişim uzmanı Suat Özçelebi, Üsküdar’da yaşanan seçim sürecinin geleceğe nasıl bir mesaj verdiğini değerlendirdi.
Üsküdar’ın çok ciddi bir örnek olduğunu ifade eden Özçelebi, “İlk kez iktidar bütün tuşlara bastı. Bütün tuşlardan neyi kastediyorum? İşin içinde yargı var, bürokrasi var ve siyasetin transfer dahil her türlü aracını kullanma çabası var. Yani buradan şunu anlıyoruz, Üsküdar’ı bir biçimde almak istiyor iktidar. Her türlü şeyi göze almış durumda ve şöyle de bir inancı var. Ben bugüne kadar yaptım. Bundan sonra da yaparım. Yani bu her şeyi yapabilme gücü, bunun kendisine bir maliyet yaratmayacağını düşünüyor” dedi.
Üsküdar’ı bırakmayanın Türkiye’yi de bırakmayacağını söyleyen Suat Özçelebi, konuşmasına şöyle devam etti:
“Hem kendi tabanının hem ülkedeki entelektüel kitlenin, gazetecilerin, aydınların aklında, ‘Toplumda bir belediyeyi kazanmak için bütün tuşlara basan iktidar, acaba bir buçuk yıl sonra gerçekleşecek olan milletvekili seçiminde ne yapar?’ sorusu var. İşte bu soru çok ciddi bir soru”








