İSTANBUL (Medyascope) – KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, yeni çözüm sürecini ve çerçeve yasayı değerlendirdi. Karasu, Türkiye ile yürütülen süreç sonucunda KDP ile ilişkilerin daha olumlu olduğunu belirtti.

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, Irak hükümetinin Şengal’e ilişkin son dönemdeki toplantılarını değerlendirdi ve toplantılarda yalnızca Iraklı yetkililerin bulunduğu söylense de sürecin KDP ile Türkiye’den bağımsız olmadığını söyledi. Karasu, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın bölgede demokratik bir entegrasyon istediğini belirterek, “Önder Apo da orada bir demokratik entegrasyon olmasını istiyor” dedi ve “Ezidîlerden habersiz bir toplantı yapıldığı” iddialarının doğru olduğunu öne sürdü.
“KDP ile ilişkiler eskisi gibi değil”
Karasu, geçmiş dönemlerde Türkiye ile KDP’nin Irak devletini Şengal ve Ezidîler konusunda yoğun biçimde baskıladığını ve bu baskının Bağdat yönetiminin bölgeye yaklaşımını olumsuz yönde etkilediğini iddia etti.
Karasu, “Irak devletinin Şengal’e, Ezidîlere karşı yaklaşımında olumsuz etkisi çok fazlaydı ama şimdi ortam değişti” diyerek bu tablonun artık geçerli olmadığını vurguladı. Karasu, bu değişimin arka planında Türkiye ile yürütülen sürecin bulunduğunu belirterek, “Türkiye ile bir süreci yürütüyoruz, bu süreçte KDP ile ilişkiler eskisi gibi değil” diye konuştu.
Karasu, bu dönüşümün somut bir göstergesi olarak Öcalan’ın süreç kapsamında KDP yetkililerine selam gönderdiğini aktardı ve “Önderlik, KDP yetkililerine selam da gönderdi, onların da süreçte olumlu rol oynamaları gerektiğini hep söyledi” dedi.
Karasu, bugün ortaya çıkan bu yeni ortamda kalıcı bir çözümün mümkün olduğunu savunarak, “Şimdi bu ortamda bir çözüm olmalı, bu çözümün Irak’a zararı olmaz katkısı olur, Irak’ın Şengal’de Ezidîlerle bir uzlaşmaya varması kesinlikle Irak’ı güçlendirir” dedi.
“Öcalan’ın özgürlüğüyle tamamlanmayan bir süreç sonuçlanmaz”
Çerçeve yasayı değerlendiren Karasu, sürecin pratikleşmesi ve yeni adımların atılması gerektiğini söyledi. Abdullah Öcalan’ın “bizzat devreye girmesi” gerektiğini belirten Karasu, “Öcalan’ın özgürlüğüyle tamamlanmayan bir süreç sonuçlanmaz” dedi.
Karasu, “Kürt halkının 50 yıldan fazla yürüttüğü mücadelesinin nasıl bir halk gerçeği yarattığını, işte yok edilişe giden Kürt’ün, yok edilmek istenen Kürt’ün nasıl ayağa kalktığını, nasıl bir güçlü varlık haline geldiğini de bu festivallerde görüyoruz. Böyle festivaller önemlidir. Gerçekten de artık halkımız kendi kimliğine, kültürüne sahip çıkıyor” dedi.
Karasu sözlerini şöyle sürdürdü:
“Artık bu kültür festivallerinin bu kadar güçlü geçmesi, her yerde bu tür etkinliklerin güçlü geçmesi, Kürt kimliğini, dilini, kültürünü sahiplenmesi biçiminde tutum ortaya konulması özgürlük mücadelemizin, halkın mücadelesinin, işte şehitlerimizin verdiği emeklerin önemli sonuçlar ortaya çıkardığını göstermiştir. Bu bakımdan bu festivali organize edenleri de kutluyoruz. Gerçekten iyi bir festival oldu.”
Şengal’de öz savunma modeli
Irak içindeki merkeziyetçi ve ulus-devletçi eğilimlerin yerel demokrasi taleplerine mesafeli yaklaşabileceğini belirten Karasu, buna karşın yerel demokrasiye dayanan bir Ezidî öz yönetiminin en doğru model olduğunu söyledi.
Karasu, “Yerel demokrasiye dayalı Ezidîlerin öz yönetimi, Irak ordusuna bağlı bir öz savunma gücünün olması kadar doğru, mantıklı bir şey olamaz, en doğru yaklaşım budur” dedi.
Karasu, 2014’te IŞİD’in Şengal’e saldırdığı sırada hem peşmergenin hem de Irak ordusunun bölgeyi terk ettiğini hatırlattı ve “Eğer öyle bir şey olsaydı, bir öz savunmaları olsaydı, Ezidîlerin hepsi ölürdü de IŞİD’i orada bırakmazlardı” dedi.







