“Aleviler çözüm sürecine nasıl bakıyor?” yayın dizisinin 6. bölümünde Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır’ın konuğu Prof. Dr. Bedriye Poyraz oldu. Poyraz, Alevilerin çözüm sürecine yönelik kaygılarını ve tartışmaları değerlendirdi.
Alevilik üzerine çalışan akademisyen Prof. Bedriye Poyraz, Ruşen Çakır’ın konuğu oldu. Poyraz Aleviler tarafından yayımlanan bildiriyi, Yavuz Sultan Selim-İdris-i Bitlisi göndermelerinin Alevi toplumunda yarattığı korkuyu ele aldı.
Çakır’ın çözüm sürecinin Alevilerde bir dışlanma hissi ya da sürecin kendilerine karşı kurulduğu yönünde bir algı yaratıp yaratmadığı sorusuna Bedriye Poyraz, “Kesinlikle çok doğru ifade ettiniz. Tam da böyle bir, daha doğrusu bu bir realite desem herhalde daha yerinde olur. Alevilerin böyle bir korkusu var” yanıtını verdi.
Bu korkunun Yavuz Sultan Selim ve İdris-i Bitlisi üzerinden yapılan tarihsel göndermelerle doğrudan ilişkili olduğunu belirten Poyraz sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çaldıran Savaşı’nın, Yavuz Sultan Selim ve İdris-i Bitlisi’nin birlikteliği, koalisyonu Alevilere hep kötü şeyler hatırlatıyor. Alevi belleğinde çok kötü bir yeri var. Aleviler bunu sürekli ve taze bir şekilde yaşıyorlar. Bu geçmişte kalmış bir şey değil. Aslında cumhuriyet tarihini bir anlamda Alevi katliamları tarihi olarak da okumanız mümkün.”
“Kürt hareketi Alevi hareketinin dostu ve kardeş hareketidir”
Ruşen Çakır, Kürt siyasi hareketinin kuruluşundan itibaren çok sayıda Alevinin hareket içerisinde yer aldığını hatırlatarak, bu kadar iç içe geçmiş iki topluluk arasında böyle bir korkunun nasıl oluşabildiğini sordu.
Özellikle Dersimli Alevilerin Kürt hareketi içerisinde yoğun biçimde yer aldığını belirten Poyraz, “Elbette iç içeler. Özellikle PKK hareketinin içinde ama önemli ölçüde Kürt hareketi içinde de bulunan Aleviler var. Mesela PKK hareketi için söyleyebilirim ki Dersim’den çok sayıda Alevi genç, Dersimli Alevi genç PKK’ya katılmıştır. Hatta PKK’da gerilla olarak can veren binlerce Dersimli var” diye yanıtladı.
Bu kişilerin hareket içerisinde her zaman Alevi ve Dersimli kimlikleriyle var olamadıklarına dikkat çeken Bedriye Poyaz şunları söyledi:
“Bunların elbette üst düzey kadrolarında da çok sayıda erkek ve kadın var. Fakat bunların hemen hemen hiçbirisi, kendilerinin daha sonra yaptığı konuşmalarda da okuduğumuz gibi, kendi Alevilik ve Dersim kimliğiyle orada olamıyor.”






