İSTANBUL (Medyascope) – “Ailem Güvende” operasyonu neden yapıldı? LGBTİ+ derneklerinin hedef alınmasıyla ne amaçlanıyor? LGBTİ+ları nasıl bir süreç bekliyor? Aktivist ve yazar Beren Azizi, Aksanur Rençber’in sorularını yanıtladı.
Aktivist ve yazar Beren Azizi, LGBTİ+ derneklerini de kapsayan “Ailem Güvende” operasyonunu değerlendirdi. Operasyonun neden yapıldığını anlamak için devlet yetkililerinin açıklamalarına bakılması gerektiğini belirten Azizi, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in operasyona yönelik açıklamasına dikkat çekti. Tartışmanın “Bu nasıl bir insandır?” veya “Bu grubun yaşam biçimi makbul müdür?” sorularına kaymasının ciddi bir tehlike oluşturduğunu söyleyen Azizi, bu durumun hukuk devleti ilkesine ters düştüğünü belirtti:
“Bu operasyonlar kim nasıl yaşamalı sorusunun cevabını vermek için yapılıyor bence. Adalet için, güven için yapılmıyor ve toplum da bunu fark etti. Patriyarkal, ahlakçı, kadın düşmanı düzenin maalesef ki devlet eliyle yeniden tahkim edilmesi bu.”
LGBTİ+ hareketini bundan sonra nasıl bir süreç bekliyor?

Azizi, bu operasyonların LGBTİ+’lara yönelik daha geniş ve kapsamlı baskı politikalarının bir parçası olduğunu düşündüğünü söyledi. LGBTİ+ ve feminist hareketin yıllardır aile, şiddet, cinsellik ve toplumsal cinsiyet üzerine alternatif bir toplumsal bilgi ürettiğini belirten Azizi, bu açıklamaların devletin muhafazakâr anlatısına rakip açıklamalar geliştirdiğini söyledi. Uygulanan sansür ve kriminalizasyonun yalnızca dernekleri ve aktivistleri hedef almadığını, sivil alanı da daralttığını vurgulayan Azizi, “Burada yalnızca bence bazı derneklerin kapısına polisin gitmesinden daha geniş bir mesele var. O da devletin aile ve cinsellik konusundaki açıklamalarının şiddeti durdurmaması, hatta teşvik etmesi, kolaylaştırması. Türkiye bununla gurur duyabilir, çünkü Türkiye bu açıklamayı üretebilecek kapasiteye sahip demek ki” diye konuştu.
Muhalefet homofobiye asimile mi oldu?
Beren Azizi, LGBTİ+ hareketi açısından en büyük risklerden birinin yapılan operasyonlar ve gözaltıların yanında muhalefetin iktidarın çizdiği sınırlar içerisinde konuşmaya başlaması olduğunu söyledi. Muhalefetin “LGBTİ+’ları savunmanın zamanı değil”, “toplum hazır değil” gibi ifadeler kullanmaya başlamasının iktidarın hedeflediği siyasal sınırların kabul edilmesi anlamına gelebileceğini belirten Azizi, böyle bir durumda baskının devletin güvenlik güçleriyle sınırlı kalmayacağını vurguladı.
Azizi’ye göre mesele yalnızca LGBTİ+’ların haklarını savunmak değil devletin yurttaşları yaptıkları fiillere göre mi, yoksa nasıl insanlar olduklarına ve iktidarın ahlak anlayışına uyup uymadıklarına göre mi değerlendireceği.








