Bir haber için saatlerce yolculuk yapmak, özel haberlerin kaynak gösterilmeden kullanılması, ekonomik zorluklar ve baskılar… Peki yerel basının sorunları neler? Okur desteği yerel gazetecilik için ne kadar önemli? 5 yıldır Fethiye’de gazetecilik yapan Gündem Fethiye ekibiyle buluştuk. Bağımsız ve yerel bir haber merkezini ayakta tutmanın zorluklarını Gündem Fethiye Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Burak Necip Başar ile konuştuk.
Fethiye’de 5 yıldır yerel gazetecilik yapan Gündem Fethiye, kentin sorunlarından çevre mücadelelerine, yerel yönetimlerden gündelik hayata kadar birçok konuyu takip ediyor. Okurlarıyla kurduğu bağı büyüten ekip, yerelden bağımsız gazeteciliği sürdürmenin yollarını arıyor.
Gündem Fethiye’yi henüz tanımayan okurlarımız için önce ekibin hikâyesinden kısaca bahsedelim. Gündem Fethiye’nin yolculuğu, 9 Mayıs 2021’de Burak Necip Başar, Kadir Üçoğlu ve Mert Çakmak’ın açtığı bir Facebook sayfasıyla başladı. Birkaç ay sonra haber sitesi kuruldu. 2022’de Hülya Çetinkaya’nın da katılmasıyla ekip büyümeye başladı. Daha sonra bu ekibe Songül Karadeniz ve Duru Şevval Ayyüce’de katıldı.
Geçtiğimiz hafta Ecem ile birlikte Gündem Fethiye ekibiyle buluşmak için Fethiye’ye gittik. Ekiple bir araya geldiğimiz buluşmada bağımsız gazetecilik deneyimlerimizi karşılıklı olarak paylaştık. Fethiye’de geçirdiğimiz süre boyunca onların haber üretim süreçlerini ve yerel basının karşı karşıya olduğu sorunları daha yakından dinleme fırsatı bulduk.

Anlattıkları, yerel gazeteciliğin çoğu zaman okurun gördüğü haberden çok daha fazlasını gerektirdiğini gösteriyor: Saatler süren yolculuklar, ekonomik zorluklar, baskılar ve bazen yayımlanamayan bir haber için günlerce süren araştırmalar… Ekip, tüm bu emeğin sürdürülebilir hale gelmesinde okur desteğinin giderek daha önemli bir yer tutacağını düşünüyor.
Mayıs 2025’te başlayan siber saldırı, ekibin karşılaştığı en ciddi sorunlardan biri oldu. Gündem Fethiye, saldırının ardından internet sitesinin önceki okunma rakamlarına hâlâ ulaşamadığını söylüyor.
Ekip, yaptıkları haberler nedeniyle zaman zaman baskı ve tepkilerle de karşılaştıklarını anlattı. Son olarak Hülya Çetinkaya’nın Deştin Çimento Fabrikası’nın bilirkişi raporuyla ilgili araştırma haberinin ardından, Çetinkaya’yı hedef alan bir karalama kampanyası başlatıldı.
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Burak Necip Başar ile Gündem Fethiye’nin 5 yıllık yolculuğunu, yerelde gazetecilik yapmanın avantajlarını ve zorluklarını, bir haberin arkasındaki görünmeyen emeği, okur desteğini ve ekibin gelecek planlarını konuştuk.
Ekipte şu anda kaç kişisiniz? Kimler var, nasıl bir iş bölümü yapıyorsunuz?
Şu an altı kişilik bir ekibiz. Bir arkadaşımız idari ve finansal işlerden sorumlu, bir arkadaşımız ise reklam sorumlumuz. Benim de dahil olduğum 4 kişi ise editör ve muhabir olarak görev yapıyor. Tabii ki küçük bir ekip olduğumuz için bir kişinin birçok alanda çalışması gereken durumlar oluyor. Bu arada genç bir ekibiz, yaş ortalamamız 28.

“Teyitsiz ‘haber paylaşımlarının’ sayısı her geçen gün artıyor”
Gündem Fethiye 5 yılı geride bıraktı. İlk başladığınız dönemle bugünü karşılaştırdığınızda Fethiye’de yerel gazetecilik nasıl değişti? Yola çıkarken koyduğunuz hedeflerin ne kadarına ulaşabildiniz?
Yola çıkarken hedefimiz yerelde hak odaklı gazetecilik yapabilmekti. Bunu şu an gerçekleştiriyoruz ancak her zaman daha iyisini yapabileceğimizi biliyoruz ve bunun için çabalamaya devam ediyoruz. Ayrıca haberin kaynağından yani yerelden ulusala bir yol izlemesi gerektiğini düşünüyoruz.
Bu süreçte hedeflerimizden birisi ulusal medyaya haberleri ulaştırabilmekti, bu konuda da hedeflerimizi gerçekleştiriyoruz ancak bunu da geliştirmeye açık bir nokta olarak görüyoruz. İstanbul’dan Fethiye’ye yerel gazetecilik yapmak adına geldiğimizde Fethiye’de ve Muğla’da; nitelik olarak zayıf, eski pratiklerini sürdüren, toplumsal etki gözetmeyen, etik ilkelerden yoksun bir gazetecilik iklimi vardı.
Bazı örnekleri dışarıda bırakarak hâlâ daha bu durumun devam ettiğini söylemek mümkün. Buna ek olarak ‘sosyal medya haberciliği’nin artması burada niteliği zayıf birçok sosyal medya haber yayıncısının türemesine neden oldu. Şu an teyitsiz, etik ilkelerden uzak, haberin temel ilkelerini taşımayan ‘haber paylaşımları’nın sayısı her geçen gün artıyor.

Fethiye gibi herkesin birbirini bir şekilde tanıdığı bir yerde gazetecilik yapmanın avantajları ve dezavantajları neler?
Öncelikle haber kaynağına erişimimizi oldukça kolaylaştırıyor. Bu sahada olduğumuzda gazetecilik faaliyetlerimizi yürütürken bize kolaylık sağlıyor. Bunun yanı sıra haber kaynağı ve gazeteci arasında kurulması gereken profesyonel ilişkiye zarar vermemek adına fazlaca çaba göstermemiz gerekiyor.
Ayrıca, herkesin birbirini tanıdığı küçük bir bölgede gazetecilik yapmak bazı güvenlik sorunlarına da sebebiyet verebilir.
“Yerel basının en büyük sorunu niteliksizlik”
5 yıllık deneyiminizden baktığınızda bugün yerel basının en önemli sorunları neler? Sizin bu süreçte karşılaştığınız en büyük zorluk ne oldu?
Yerel basının en büyük sorunu niteliksizlik. Haberin temel unsurlarını ayırt etmekten yoksun bir yerel medya çoğunluğu var. Bunu tabii ki şiddet dili, niteliksiz haberler, etik dışı haber ve davranışlar takip ediyor.
Yine bazı gazete ve kişileri dışarıda bırakarak söylemek lazım: Yerel medya şu anda halkın haber alma hakkını yerine getirmekten ziyade yerelde siyasi hesapların, sermaye bağımlılığının pençesi altında.
Basın İlan Kurumu’nun şartları, reklam gelirlerinin düşük olması elbette yerelde bağımsız bir gazetenin finansal olarak var olmasını güçleştiriyor.
“Hiçbir siyasi parti, yerel yönetim ve sermaye ile organik bağlar kurmuyoruz”
Bizim bağımsız bir yerel gazete olarak karşımızdaki en büyük sorun finansal sürdürülebilirlik çünkü yerel basın pratiğini sermayeye, siyasilere, yerel yönetimlere bağlı olarak yaşamak olarak gerçekleştirmiş. Biz bunun dışında bağımsız bir yerel gazete olarak var oluyoruz. Hiçbir siyasi parti, yerel yönetim ve sermaye ile organik bağlar kurmuyoruz.
“Okur geliri, şu anda bağımsız gazeteciliği sürdürebilmek için en iyi seçenek”
Bağımsız bir yerel medya kuruluşunu ekonomik olarak ayakta tutmak kolay değil. Gündem Fethiye’nin sürdürülebilirliği için nasıl bir model oluşturmaya çalışıyorsunuz? Okur desteği yerel ve bağımsız gazetecilik için ne kadar önemli?
Yerelde bağımsız bir yerel gazeteyi sürdürmek için gelirlerimizi çeşitlendirmemiz gerektiğinin farkındayız. Bu sebeple hibeler, okur geliri, yerel reklamlar gibi alanlarda gelirlerimizi çeşitlendiriyoruz. Bunun yanı sıra gazetelerin sürdürülebilirliğini kamu kaynaklarıyla sağlamak amacıyla kurulan Basın İlan Kurumu’nu da hedeflerimizin dışında tutmuyoruz çünkü biliyoruz ki ilgili kurumun dağıttığı kamu kaynaklarını en çok hak edenler kamu yararına faaliyet gösteren gazeteler.
Okur geliri, şu anda bağımsız gazeteciliği sürdürebilmek için en iyi seçenek. Bu bizim gibi yerel bir gazete için de aynı şekilde geçerli. Okurları tarafından finanse edilen bir gazete olmayı hedefliyoruz. Şu anda bu modelin özellikle Türkiye’de daha genç olması sebebiyle hedeflenen düzeyde olmadığımızı düşünüyorum ancak gelecekte Gündem Fethiye’nin başlıca gelir kaynağının okur desteği olacağını öngörüyorum.
Gündem Fethiye’ye okur desteğiyle katkıda bulunmak isteyenler, abonelik sayfası üzerinden destekleyebilir.
“Haberin kaynağına ulaşırken bazı günler 7-8 saatimizi yolda geçiriyoruz”
Okurlar bir haberi belki birkaç dakikada okuyor ama o haberin arkasında saatler, bazen günler süren bir emek var. Gündem Fethiye’de bir haber fikri ortaya çıktığı andan yayımlandığı ana kadar neler yaşanıyor? Sahaya gitmek, kaynaklara ulaşmak, çekim yapmak… Bir haberin size zaman, emek ve maddi olarak nasıl bir karşılığı var?
Evet, bazen bir haber için günlerce ekipçe uğraşmamız gerekiyor. Öte yandan Muğla geniş bir coğrafya, bazen Datça’ya bazen Milas’a gitmemiz gerekiyor. Haberin kaynağına ulaşırken bazı günler 7-8 saatimizi yolda geçiriyoruz.
Sanırım üretim sürecimizi bir örnekle anlatmak daha kolay olacak. Sıradan bir basın açıklaması haberinden örnek vereceğim. Örneğin 13.00’te Datça’da gerçekleştirilecek olan bir basın açıklaması için iki kişi araçla Fethiye’den 9.00’da yola çıkmamız gerekiyor. 13.00’te başlayan çekimleri 15.00’e kadar Fethiye’ye haber masasına göndermiş oluyoruz.

Burada editörler haberin hazırlanma sürecine başlıyor. Haber masasında da en az iki kişi bu haberin hazırlanması ve yayınlanması sürecini yürütüyor.
Sahadaki ekip 19.00’da ancak Fethiye’ye geri dönmüş oluyor. Haber de aşağı yukarı bu saatlerde internet sitemiz ve sosyal medya hesaplarımızda yayınlanmış oluyor.
Bu haber için sahaya giden iki kişi 7 saatini yolda geçirdi ve bir mesai gününü bu haber için ayırdı. Haber masasına bakarsak burada da 2 editör haberi yayına hazır hale getirmek için saatlerini ayırıyor.
Yani Gündem Fethiye’de yayınlanan bir basın açıklaması haberi için dört gazeteci aktif bir şekilde çalışıyor.
Emeğimize ek olarak elbette akaryakıt ve araç kiralama masraflarıyla bu yolculuğun mali yükü de söz konusu.
Haber masasında hazırlanan haberlerde ise bazı haberlerin teyit süreçleri, araştırma süreçleri günler sürüyor. Bazen de bir haber teyitlenemediği için yayınlanamıyor. Bu süreçte haber için çalışan ekip arkadaşımızın da emeği söz konusu.
“Bazı medya kuruluşları haberlerimizde bizi kaynak göstererek hakkımızı teslim etmekten imtina ediyor”
Bir haber için sahada ciddi emek veriyorsunuz, ardından o haber başka mecralarda kaynak gösterilmeden yayımlanabiliyor. Bununla ne sıklıkta karşılaşıyorsunuz?
Maalesef ki her zaman karşılaşıyoruz. Alternatif olarak adlandırdığımız ulusal medyada da karşılaştığımız bu soruna ilişkin çeşitli davalarımız da şu an sürüyor. Daha önce bahsettiğim gibi bizim hedeflerimizden birisi haberin yerelden ulusala bir yol izlemesi. Bu yüzden herhangi bir ulusal gazete veya televizyonun haberlerimizi kaynak göstererek kullanmasında bizim için bir sorun yok. Hatta ve hatta amacımız bu olduğu için bizim için önemli. Ancak bazı medya kuruluşları haberlerimizde bizi kaynak göstererek hakkımızı teslim etmekten imtina ediyor.
Araştırma haberinin ardından başlayan karalama kampanyası
Yaptığınız haberler nedeniyle baskı veya tepkiyle karşılaştığınız oldu mu?
Son yaşadığımız olay bu baskının en yüksekten yapıldığı anlardan birisi. Ekibimizden Hülya Çetinkaya, Deştin Çimento Fabrikası’nın bilirkişi raporu ile ilgili önemli bir araştırma haberine imza attı. Haber sonrası suç duyurularında bulunuldu, soru önergeleri verildi. Bu yaşananlar sonrası ilgili şirketin sahibi olduğu bazı sosyal medya hesapları, Hülya ile ilgili bir karalama kampanyası başlattı. Asılsız bir şekilde Hülya’nın polise ‘katil’ dediğini iddia ettiler ve terör ile bağlantısı olduğunu iddia ettiler. Bu karalama kampanyasının yayılması için şu an Meta üzerinden on binlerce lira reklam verdiler. Biz de şu an hukuki süreci başlatıyoruz. Bunun dışında olağan olarak zaten haberlerimiz sonrası çeşitli yöntemlerle baskılara maruz kalıyoruz.

Yaptığınız haberlerin ardından somut bir değişim yaşandığı oldu mu? “Bu haberi iyi ki yapmışız” dediğiniz bir örnek var mı?
Soruya yanıt vermeden önce doğrudan bu konuyla ilgili olduğunu düşündüğüm bir çalışmamızdan bahsetmek istiyorum. Bu yıl düzenlediğimiz ikinci yüz yüze okur buluşmamızda, ilk “etki raporu”muzu yayınladık. Bu raporu artık yılda bir defa, Gündem Fethiye’nin de kuruluş tarihi olan 9 Mayıs’ta yayınlamaya devam edeceğiz. Bu raporda aslında bu sorunun yanıtı olan bir özet sunuyoruz okuyucularımıza.

Ama bir örnek söyleyecek olursam, Karataş Plajı haberimizden bahsedebilirim. Karataş Plajı, caretta carettaların yuvalama alanı ve 1. derece arkelojik sit alanı olan bir bölgeyken zamanla ve kümülatif etkisi değerlendirilmeden devasa bir “oteller bölgesi”ne dönüştürüldü.
“Muğla’da Gündem Fethiye dışında tek bir haber sitesinde bu konuda haber yapılmadı”
Son olarak da eski AK Parti milletvekilinin şirketinin oradaki üçüncü oteli için ciddi bir ekolojik tahribat gerçekleştirildi: Kıyılar halka kapatıldı, imar planlarına aykırı uygulamalar yapıldı. Bu haberin bizim için önemi, şirket sahibinin nüfuzundan dolayı Muğla’da Gündem Fethiye dışında tek bir haber sitesinde bu konuda haber yapılmadı. Fakat bizim ısrarlı takibimiz (ve Medyascope’a da teşekkür etmek gerekir bu noktada ) yurttaşların ve STK’ların meselenin peşini bırakmayışı konunun ulusala taşınmasında etkili oldu.
Yaratılan tahribatın tümü engellenmedi fakat şirkete birden çok para cezası yazıldı. O dönem Çevre Şehircilik İklim Değişikliği Müdürü olan Ömer Bolat’a ve iki kamu görevlisine görevi kötüye kullanma soruşturması açıldı.
Bundan 5 yıl sonra Gündem Fethiye’yi nerede görmek istiyorsunuz?
Bundan 5 yıl sonra Gündem Fethiye’nin kurumsal ve finansal olarak ayakları yere sağlam basan bir yerel medya örneği olmasını hedefliyoruz.
Gündem Fethiye’ye ilişkin nihai hedefimiz; bağımsızlığıyla, etik ilkeleriyle yoluna devam eden köklü bir yerel medya olması.
Bu sürece kadar bunun ilk adımlarını güzel bir şekilde attık. Önümüzdeki 5 yılda da bu yolda sağlam ilerleyen bir Gündem Fethiye oluşturmak istiyoruz.






