Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (49): “Sanatımızı çalamazlar”

Geçmişten bugüne ya da bugünden geçmişe bakarken öne çıkan köşeli farklılıklar görüyorsunuz.

Bunlardan biri de medyada gün geçtikçe sanat haberlerinin silikleşmesi… Eskiden gazetelerde sanat sayfaları hatta ekleri vardı.

Sanırım sadece bu farklılık bile medyadaki ve toplumdaki değişimle ilgili önemli ipuçları veriyor.


Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (49): "Sanatımızı çalamazlar"
Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (49): “Sanatımızı çalamazlar”

Avrupa Miras Günleri- Journée européenne du patrimoine”, Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği’nin ortaklaşa düzenlediği, tarihi ve kültürel mekanların halkın ziyaretine ücretsiz açıldığı yıllık bir etkinlik programı.

Genellikle her yıl Eylül ayının üçüncü veya son hafta sonu iki gün boyunca gerçekleştirilir. Avrupa Kültür Sözleşmesi’ne taraf 48 ülkede uygulanır. Amaç vatandaşların mimari, tarihi ve çevresel mirasa erişimini artırmak, kültürel zenginlikler hakkında farkındalık yaratmaktır.

Türkiye Avrupa Konseyi Kurucu üyesi, aynı zamanda Avrupa Kültür Sözleşmesi imzacısı ve AB tam üye adayı… Ama halkın yaşadığı ortamdaki tarihi mekanlarla daha bilinçli bir ilişki kurmasına yönelik bu etkinliği sahnenin önüne nedense pek etkili bir şekilde çıkarmaz.

Ya da bu çerçevedeki çabalar habersiz geçer.

Bu yılki Avrupa Miras Günleri, İstanbul’da Fransız Sarayı’nın 1840’lardan kalma tarihsel binası ve büyülü bahçesinde gerçekleşti. Fransız Başkonsolosluğu ve Beyoğlu Belediyesi ortaklığında harika bir konser düzenlendi.

Habersiz geçti.


6. İstanbul Uluslararası Oda Müziği Festivali6 – 24 Eylül 2026 tarihleri arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen, oda müziğinin zenginliğini ve çeşitliliğini merkezine alan, uluslararası solistleri, Türkiye’den oda müziği topluluklarını ve genç yetenekleri bir araya getiren klasik bir müzik festivali.

Dünyaca ünlü Fransız viyolonsel sanatçısı Prof. Marc Coppey ve genç bir yıldız olarak kabul edilen keman virtüözü oğlu Emmanuel Coppey de bu festivalin konuklarıydı.

Baba-oğul festival öncesinde Fransa Büyükelçiliği’nin İstanbul’daki konutunda da özel bir dinleti gerçekleştirdi.

Medyaya gölgesi bile düşmedi.


Halbuki sanatın yaşamın nasıl göbeğinde olduğunu geçen hafta bir Ortaçağ halısı etrafında yaşananlara bakarak gördük.

Bir dünya vatandaşı olan Edip Öymen, 9 Eylül günü bu devasa sanatsal hareketliliği anlatan uzun bir anlatım gönderdi:

Dünyadaki müze ve Ortaçağ tarihi meraklılarının hasretle beklediği gün bugündü… Bugün Londra’daki British Museum‘da açılan Bayeux Duvar Halısı yarınki Avrupa gazetelerine birinci sayfadan girecek. Bayeux Duvar Halısı, Norman süvarilerinin Anglo-Sakson kalkan duvarına uzun saplamalı silahlarla saldırdığını resmeder.

İlk bir ayın biletleri temmuz ayında satışa çıktığında dijital kuyruk dokuz saat sürmüştü ve sergi, tek bir günde satılan bilet sayısı bakımından British Museum‘un rekorunu şimdiden kırmış durumda.


Halının sahibi Fransa. İngiltere’ye 2 yıllığına ödünç verildi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel MacronKral CharlesKraliçe Camilla ve Başbakan Andy Burnham, Londra’daki Britanya Müzesi’nde düzenlenen Bayeux Goblen Sergisi’ni geçen salı akşamı birlikte gezdiler.


Serginin küratörü Michael Lewis‘in kitabında belirttiği gibi, Bayeux Duvar Halısı aslında bir duvar halısı değil.

Lewis‘in yazdığına göre, ‘daha doğru bir ifadeyle nakış’ olarak tanımlanabilir.

Elbette en iyi nakış-nakkaş yazarlarından biri olan Orhan Pamuk görünce neler yazacak merak ederim. Keten kumaş üzerine, muhtemelen çivit otu, kök boyası ve indigo ile boyanmış 10 farklı renkte yün iplikle işlenmiş. Dokuz paneli ayrı ayrı işlenmiş, daha sonra birleştirilerek kesintisiz bir resim oluşturulmuş. Bu eserde 623 adam, 190 at, 35 köpek, 37 bina (Mont-Saint-Michel dahil) ve 41 gemi yer alıyor…

Tam 70 metre! Muhtemelen, tıpkı destansı bir şiir gibi, bir izleyici kitlesinin önünde canlı bir anlatıcı tarafından yorumlanmak üzere tasarlanmıştı. Son kısmı hasar görmüş ve tamamlanmamış.


“Hikayesini kurgulayan tek bir baş tasarımcı olabilir, ama… Nakışın neredeyse kesin olarak birden fazla kadın tarafından işlendiği düşünülüyor.

Bunun ne kadar sürdüğü belli değil; bir tahmine göre dikiş işlemi iki ila dört yıl sürdü. Ancak, duvar halısında yalnızca üç kadın yer alıyor. Hiçbirinin keyfi yerinde değil: biri kocasının ölüm döşeğinde ağlıyor, diğeri yanan bir binadan kaçıyor ve üçüncüsü bir rahip tarafından saldırıya uğruyor. Bu üçüncü figür, goblen üzerindeki tek adı geçen kadın olan Alfgyva‘dır (anlamı elf hediyesi).

Bilim insanları, onun Winchester Piskoposu ile ilişki yaşadığı iddia edilen Normandiyalı Emma olabileceğini düşünüyor.


Naziler bu duvar halısını bir propaganda aracı olarak gördüler ve Normanların aslında Viking yerleşimcilerinin torunları olduğunu kanıtlamak istediler. Bunu incelemek üzere ‘Bayeaux Özel Görevi’nin başına Viking arkeolojisi profesörü atandı.


Heinrich Himmler, 1944’te iki SS subayını, Louvre’un bodrum katında saklanan Bayeaux duvar halısını ele geçirmekle görevlendirdi. Bletchley Park’taki şifre çözücülerden gelen bir ihbar üzerine harekete geçen bir grup yerel direnişçi, polis memurlarını durdurmayı ve duvar halısını korumayı başardı.”


Bizdeki sanatın öksüzlüğü ve sanatın yaşamdaki yerinden haberdar olanların yaklaşımları… İnsanlığın kuşaktan kuşağa aktarılan yaratıcılığının tadını çıkarabilenler ve bunun hiç farkında olmayan, ne tür bir zenginliği ıska geçtiklerini bilmeyenler.

Biz toplum olarak ne kadar dünyadan ve insanlığın yaratıcı zenginliğinden kopuk olsak da içimizde hala bunun kıymetini bilenler, sessizce de olsa bunu duyurmak için inatla mücadele edenler var.

Onların bu çabalarına bakarak, şimdi kuyu tipi hapishanede yatan komedyen Deniz Göktaş’ın mottosunu sanat için de tekrarlayabiliriz:

“Sanatımızı çalamazlar.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş