Dünyadan örneklerle kayıplar ve zorla kaybetmeler

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Geçtiğimiz hafta İstanbul’da, zorla kaybetmeler üzerine çalışan sivil toplum kuruluşu Hakikat, Adalet ve Hafıza Merkezi, kapalı bir toplantı düzenledi.

Ortadoğu ve Kafkaslarda, zorla kaybetmeler ve kayıplar üzerine çalışan sivil toplum kuruluşlarının davetli olduğu toplantıya, İran, Mısır, Suriye, Lübnan, Cezayir, Rusya, Gürcistan ve Ermenistan’daki ihlallerle ilgili çalışan hak savunucuları katıldı. Türkiye’den de Hafıza Merkezi’nin yanı sıra, uzun yıllardır zorla kaybetmeler ilgili çalışan İnsan Hakları Derneği’nin ve kayıp yakınlarının kurduğu YAKAY-DER’in temsilcileri toplantıya katıldı.

Toplantıda, katılımcılar, kendi ülkelerindeki zorla kaybetme ve kayıp vakalarının toplumsal, siyasi ve tarihsel arka planlarına ilişkin sunumlar yaptı ve bu konuda ortak bir çalışma yapmanın imkanlarını tartıştı.

Zorla kaybetmelerle ilgili birçok ayrıntılı rapor hazırlayan Hafıza Merkezi’nin verilerine göre, Türkiye’de, 1352 kişi zorla kaybedilmiş. Bu kişilerin 472’si hakkında, şüpheliler, sorumlular ve hukuki sürecin de içinde bulunduğu ayrıntılı bilgilere, Hafıza Merkezi’nin veri tabanından ulaşabilirsiniz.

Her Cumartesi, Galatasaray Meydanı’nda, yakınlarının akıbetini sormak için toplanan Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın eylemlerinin arşivini de Bianet’in internet sayfasından bulabilirsiniz.

Farklı ülkelerden gelmiş hak savunucularıyla yaptığımız röportajlarda, bu ülkelerdeki zorla kaybetme ve kayıp vakalarının hangi dönemlerde gerçekleştiğini, kimleri hedef aldığını ve kurumlarının yaptığı çalışmaları ve karşılaştığı zorlukları konuştuk.

Toplantıya, zorla kaybetme vakaları için uluslararası mekanizmaları daha etkin bir şekilde kullanma yollarını anlatmak için katılan, Birleşmiş Milletler Zorla Kaybetmeler Çalışma Grubu’nun eski başkanı ve Güney Afrika Üniversitesi öğretim üyesi Jeremy Sarkin, zorla kaybetmenin ne olduğunu, kayıplardan farkını ve çalışma grubunun ne yaptığını şöyle anlattı:

Toplantıya, Lübnan İç Savaşı sırasında kaybolanların akıbetlerinin aydınlatılması için çalışan ACT for the Disappeared’i (Kayıplar için Hareket) temsilen gelen Justine di Mayo’ya göre, Lübnan’da kayıplarla ilgili çalışma yapmanın en büyük zorluğu, hem siyasi iradenin hem de toplumun bu konuyla ilgili bir şeyler yapma isteksizliğiyle mücadele etmek. Di Mayo, yaptığımız röportajda, Lübnan’daki toplu mezarların tespit edilmesi ve korunmasının önemini de vurguladı:

Londra merkezli Justice for Iran (İran için Adalet) kurumu için çalışan avukat Shadi Sadr, İran’da 80’lerde, çoğunluğu Halkın Mücahitleri örgütünün üyesi olan, siyasi tutukluların zorla kaybedilmesini, kayıplarla ilgili yaptıkları çalışmaları ve İran’daki sivil toplum kuruluşlarının karşılaştığı zorlukları anlattı:

Egyptian Commission for Rights and Freedoms’dan (Mısır Haklar ve Özgürlükler Komisyonu) Riham Wahba, Mısır’da zorla kaybetmelerin 2013 yılında Muhammed Mursi’nin devrilmesi ardından Genelkurmay Başkanı Abdülfettah el-Sisi’nin Cumhurbaşkanı olmasıyla başladığını ve şu ana kadar belgeledikleri 912 kayıp davası olduğunu söyledi. Wahba’ya göre zorla kaybetmeler ilk başta Müslüman Kardeşler’i hedef alsa da şu anda Mısır’da herhangi biri zorla kaybedilebilir:

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus