İtalyan fotoğrafçı Iacolutti’nin gözünden Meksikalı Müslümanlar

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

National Geographic Dergisi’nden İtalyan fotoğrafçı Giulia Iacolutti, Meksika seyahatinde İslam hakkında terörizm ve korku konulu araştırmalar yapmak istiyordu. Ancak hiçbirine ulaşamadı.

2014 yılında bir profesör Iacolutti’yi, Mexico City’de büyümekte olan bir Müslüman topluğunun camisinin imamıyla tanıştırdı. Iacolutti, bir yıl boyunca bu topluluğun evlerine gitti, ritüellerine katıldı ve “Jannah” adını verdikleri, İslamda “Cennet Bahçesi” anlamına gelen bayramlarına katıldı.

Screen Shot 2017-11-20 at 16.34.37

İslam, geçtiğimiz on yıl içinde Lübnan ve Suriye’den gelen göçmen ve mülteciler ile, hatta 90’lı yılların başında Zapatista Devrimcileri’ni İslam’a davet etmek için gelen İspanyol Sufileri ile Meksika’ya geldi. Şu an ülkede yaklaşık 5,270 Müslüman bulunuyor, geçtiğimiz 15 senede bu rakam üçe katlanmış. Arap bir hoca, insanlara Kur’an okumayı öğretiyor ve bir burs sayesinde Medine’ye gidip dini eğitim olanağı sunuyor.

Screen Shot 2017-11-20 at 16.38.50

Iacolutti, büyük çoğunluğu Katolik olan Meksika’da, bir inanç sisteminin belirli bir dini izlemekten daha önemli olduğunu keşfetmiş. Kızlarının İslam’a geçmesini istemeyen anneler ile röportaj yapan Iacolutti, annelerin kızlarının daha dindar bir yaşamı tercih etmelerinden dolayı da memnun olduklarını söylüyor. “Meksika’da Avrupa’ya kıyasla İslam’a geçmek daha iyi” diyor. “Teröristleri düşünmüyorlar.”

Iacolutti, “yeni Meksikalı Müslümanlar kimlik oluşturmak istiyorlar” diyor. “İslam hakkında güzel olan şey ise günlük yaşamınıza pratik eylemler getirmesi; her gün beş defa dua etmek zorundasınız. Domuz yiyemezsiniz ve alkol kullanamazsınız.”

Toplulukta bir yıl yaşadıktan sonra Iacolutti, Güney Chipas bölgesinde yaşayan imamlardan kırsal bölgelerde yaşayan Müslüman topluluklar hakkında bilgi almaya başladı. Geleneksel uygulamalarıyla İslam’ı birleştiren bu 400 kişilik topluluk, Mexico City’nın diğer bölgelerine göre daha farklı.

Screen Shot 2017-11-20 at 16.39.21

Pek çok yerli kadın geleneksel olarak da böyle eşarplar kullandıklarından, iç içe geçmiş durumdalar. “Ben dilimi konuşmak istiyorum, geleneksel kıyafetlerimi giymek istiyorum, ancak Allah’a inanmak istiyorum” diyorlar.

Ancak uzaklık, dini ritüellerin yerine getirilmesini zorlaştırıyor. Chipas ülkenin fakir bölgelerinden biri ve İslami usüllere göre hazırlanmış “helal” et bulmak oldukça zor. Iacolutti, bir kurban bayramı gününde, topluluğun iki inek kurban ettiğini ve kesilen etlerden bölgede bulunan Hıristiyan komşularına da ikram ettiklerini izlemiş. “İslam için uygun olan, senden daha fakir birine yardım etmendir.” “ Başka bir tanrıya inanmanız önemli değildir, aynı yemeği paylaşabiliriz”.

Screen Shot 2017-11-20 at 16.39.08

Iacolutti, bir ateist olmasına rağmen kimsenin onu bu konuda zorlamadığını ya da dönüştürmeye çalışmadığını söylemiş. Bir zamanlar Mexico City’de bir kadınla yaptığı röportaj sırasında bir inanca özlem duyarak “çok zengin bir yaşantın olmalı çünkü inanıyorsun” demiş. “Ben inanmıyorum ve görüyorum ki senin hayatın benimkinden daha iyi”

Kadın ise azarlayarak, “sen fotoğraf çekiyorsun. Senin tanrın fotoğraf, güzellik ve bilgi. Sen buna inanıyorsun. Ben Allah’a inanıyorum”.

Screen Shot 2017-11-20 at 16.38.15

Screen Shot 2017-11-20 at 16.37.42Screen Shot 2017-11-20 at 16.37.58Screen Shot 2017-11-20 at 16.38.29

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus