ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun Kuzey Kore ziyaretini engelleyen esrarengiz mektup

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

12 Haziran’da Singapur’da gerçekleştirilen Trump-Kim zirvesi pek çok uzman için Kuzey Kore meselesinde yeni bir sayfa demekti. Her ne kadar iki ülke de bu anlaşmada elini açık etmekten geri durmuş olsa ve somut bir süreç ortaya konmamış olsa da nükleer tehditler ve askerî operasyonlar yerine sorunun diplomasi ile çözülmesi konusunda ortaya konan irade takdir toplamıştı. Yine de bu iradenin ne kadar güçlü olduğunu tartışmaya açacak çok sayıda değişken mevcut. Örneğin Kim’in, Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan arındırılıp arındırılmayacağına ilişkin gazetecilerin ısrarlı sorularına medya önünde herhangi bir cevap vermemiş olması kafaları karıştırmıştı. Hem Trump’ın, hem de ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun, sürecin ”zorlu” olacağını ve “tek bir görüşmede bitmeyeceğini” sürekli dile getirmeleri de sürecin sancılı geçeceğini gösteriyordu.
Yaklaşık 1 ay önce ise Güney Pyongyang’daki Sanumdong bölgesinden gelen uydu görüntüleri yeni bir tartışmaya neden olmuş ve Kuzey Kore’nin nükleer silahlanma çabalarına devam ettiği iddia edilmişti. Pompeo ise bu çabaların bir kısmının bilindiğini söylemişti. Yine de iki ülke arasındaki diplomatik temaslar askıya alınmadı.

Beklenmedik iptal

Geçen Perşembe, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Kuzey Kore başkenti Pyongyang’a dördüncü seyahatini gerçekleştireceğini açıklamıştı. Cuma günü ise tam Mike Pompeo yola çıkmak üzereyken Trump bir tweet atarak seyahatin iptal olduğunu duyurdu. Bu iptalin arkasında yatan sebep ise üst düzeydeki bir Kuzey Koreli yetkilinin Başkan Trump ve bakan Pompeo’ya gönderdiği ve seyahatin verimli olmayacağını belirten gizli bir mektup.
Bu mektubu dünkü köşesine taşıyan Washington Post yazarı Josh Rogin iki üst düzey yetkilinin onayladığı bilgiye göre Pompeo’ya bu mektubun Kuzey Kore İşçi Partisi Merkez Komitesi başkanvekili Kim Yong Chol tarafından iletildiğini yazdı. Rogin’in yazdıklarına göre, Pompeo gelen bu son derece önemli mektubu Cuma sabahı Beyaz Saray’a ve Trump’a iletti. Mesajın içeriği net değil ancak Pompeo’nun Kuzey Kore’deki çalışma arkadaşlarına özel elçisi olarak belirlediği Stephen Biegun’u tanıtacağı ziyaretin iptal olmasına yol açacak kadar çatışmacı bir dille yazılmış olma ihtimali yüksek.
Trump resmi Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’dan şu anda Kuzey Kore’ye gitmemesini istedim. Çünkü Kore Yarımadası’nın nükleer silahlarından arındırılmasına ilişkin yeterince yol almadığımızı hissediyorum” demişti.
Cuma günkü tweetlerinde Trump Kuzey Kore ile işbirliğindeki sorunlar yaşanmasından dolayı Çin hükümetinin de sorumlu olduğunu yazıyordu: “Çin’e karşı sertleşen ticari tavrımız nedeniyle, nükleer silahlardan arındırma sürecinde eskisi kadar yardım etmediklerine inanıyorum.”
Bunun yanı sıra yakın zamanda Trump ile Kuzey Kore devlet başkanı Kim arasında yoğun bir mektup trafiği yaşandığını da belirtiliyor.

Bundan sonra olabilecekler

Trump’ın 12 Haziran’da Singapur’da başlayan diplomasi trafiğini tamamen terk etmesi beklenmiyor. Trump’ın yine Cuma günü bu konularla ilgili attığı diğer tweetler de bunu doğrular nitelikte: “Bakan Pompeo yakın gelecekte muhtemelen de Çin’le ticari ilişkilerimiz düzeldiğinde Kuzey Kore’ye gitmeyi umuyor. Bu arada Kuzey Kore lideri Kim’e en içten selam ve saygılarımı iletiyorum. Kendisiyle yakın zamanda görüşmeyi umuyorum.”
Yine de Kim taleplerine cevap verene kadar Trump’ın, Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un da aralarında bulunduğu ve Kuzey Kore’ye daha çok baskı ve yaptırım uygulanmasını talep eden ekip ile birlikte pozisyon alması olası görünüyor. Yine üst düzey bir yetkilinin ifadesine göre Kuzey Kore istenen adımları atmadığı müddetçe Bolton Trump’a şöyle diyebilir: “Hata yaptığını kabul etmene gerek yok. Ancak sözlerini tutmaları için onlara baskı uygulamayı arttırmalıyız.” Bolton verilecek her türlü tavizin Kuzey Kore tarafından bir zayıflık ve güçsüzlük olarak algılanacağı kanısında.
İki tarafın da birbirlerinden çok temel iki talebi mevcut: Kuzey Kore, ABD’nin Kore ile yaşadığı savaşın bittiğini; ABD ise Kuzey Kore’nin nükleer füze programlarından tamamen vazgeçtiğini resmen ilan etmesini istiyor. İki ülke de birbirlerini tek taraflı isteklerde bulunmakla suçluyor.

İki Kore arasında yumuşama

Trump yönetimini endişelendiren bir başka husus ise Güney Kore’nin, ABD olmadan Kuzey Kore ile içine girdikleri yumuşama (détente) sürecini sürdürmeleri. Güney Kore Başkanı Moon’un önümüzdeki ay Pyongyang’a gitmesi ve burada temsilcilik ofisi açması bekleniyor.
Pentagon ve Ulusal Güvenlik Konseyi bu konuda sessiz kalmayı tercih ederken bazı resmî yetkililer bütün bu diplomasi çabalarının sorunu çözme ihtimalinin düşük olduğunu çünkü Kim’in nükleer silahlardan vazgeçme konusunda istekli olmadığını belirtiyorlar.
Kuzey Kore nükleer görüşmelerinde geçmişte görev yapmış Joel Wit ise görüşmelerde Trump yerine Pompeo ve Biegun’un daha aktif olması halinde bir sonuca ulaşılabileceğini düşünüyor. Eğer bu iki isim Trump’ı ilerleme kaydedeceklerine dair ikna edemezse Trump çok daha katı önlemler alabilir ve bu sadece Kuzey Kore ile değil, Güney Kore ile olan ilişkilerinde de tansiyonu yükseltebilir. Yine de kısa vadede ne olacağını Kim’in vereceği cevap ve atacağı adımlar belirleyecek gibi görünüyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus