McKinsey hakkında kamuoyundan bilgi gizleme iddiaları

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

New York Times’ın haberine göre McKinsey şirketi, Porto Riko hükümetine, 123 milyar dolara ulaşan borçlarını hafifletmesi için danışmanlık hizmeti veriyor. Fakat McKinsey aynı zamanda, Porto Riko’da yaklaşık 20 milyon dolar değerinde tahvil sahibi. Bu durum, olabildiğince az harcamaya çalışan müşterisiyle tahvilleri üzerinden maksimum parayı elde etmeye çalışan McKinsey arasında çıkar çatışması sebebi.

McKinsey’le ilişkili şirketler eyaletteki yatırımlarını, Porto Riko’daki federal mahkemeye yaptığı başvurularda gözler önüne serdi. McKinsey adıyla yapılmayan başvurularda yaklaşık 165 bin iflas talebi bulunuyor.

“Devletten ne kadar para alacağına şirket kendisi kadar verecek”

McKinsey şimdiye kadar, eyalet için 10 yıllık bir ekonomik plan oluşturması karşılığında 50 milyon dolar aldı. Plan ayrıca tahvil sahiplerine eyalet hükümetinin ne kadar para ödeyeceğini de belirliyor. McKinsey ise bu tahvil sahiplerinden biri. Los Angeles’daki Kaliforniya Üniversitesi’nden Profesör Lynn M. LoPucki, McKinsey’in “devletten ne kadar para alacağına kendisinin kadar vereceğini” söylüyor.

New York Times’ın şirkete yönelttiği sorulardan sonra firmanın tahvillerinden haberdar olan Porto Riko’daki federal gözetim grubu, üçüncü bir göz olarak bir iş etiği şirketine duruma dair bir rapor hazırlattı. Rapor, McKinsey’in yatırım biriminin danışmanlık yetkilerini aşarak hareket ettiğini ortaya çıkardı.

Tahvil sahiplerinin ne kadar para alacağı gözetim grubunun önündeki en önemli soru. Tahvil sahipleri, olabildiğince çok alabilmek için çeşitli kurnazlıklara başvuruyorlar. McKinsey’in planı ise borçların ödenmesi için ne kadar ayrılacağına da karar veriyor.

Kamuoyundan bilgi saklama iddiaları

ABD’de normal bir iflas vakasında, McKinsey örneğindeki gibi potansiyel bir çıkar çatışmasının -ne kadar ufak olursa olsun- halka, mahkemeye ve Adalet Bakanlığına açıklanması gerekirdi. Böylece iflas süreci sağlama alınır, gizli anlaşmalar ve hilekârlıklar önlenirdi.

Fakat McKinsey, Porto Riko ihalesini kazandığında yaptığı anlaşmada, şirketin bağımsız olarak gözetim grubu veya Porto Riko hükümetinin herhangi bir dalıyla çalışmayacağına dair bir madde eklettirdi. Ne var ki anlaşmada, McKinsey’in kendi yatırımlarının bahsi hiç geçmiyor. Bunun sebebi ise ABD Kongresi’nin, Porto Riko’ya danışmanlık hizmeti veren şirketleri kamuoyuna açıklama yapma yükümlülüğünden muaf tutması. Kongre’nin neden böyle bir karar aldığı ise bilinmiyor.

McKinsey bu yıl iflas vakalarındaki çıkar çatışmalarını kamuoyuna açıklamadığı için soruşturmalara hedef oldu. Geçen mayısta, Jay Alix adındaki bir iş adamı McKinsey’i 13 iflas vakasındaki çıkar çatışmalarını gizlediği için dava etti. Alix’in hukuk ekibi, bu ay yeminli beyanda bulunarak McKinsey’in kamuya açıklama kurallarını ihlallerinin “eşi görülmemiş” olduğunu iddia etti. Hukuk ekibinden bir yetkili şaşkınlığını şöyle dile getirdi: “Şimdiye kadar hiç böyle bir şey görmedik. Bir profesyonelin ihmalden, umursamazlıktan ticari bir ilişki hakkında kamuoyunu aydınlatmadığını gördük. Fakat deneyimlerimize göre, ticari ilişkisini bilerek açıklamayan bir profesyonele ilk kez rastlıyoruz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus