İstanbul’da “Krizin Bedelini Ödemeyeceğiz” mitingi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin öncülüğünde Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda “Yoksullaşmaya, İşsizliğe, Güvencesizliğe Karşı Birlikte Mücadeleye” başlıklı miting düzenlendi. 

Bakırköy İncirli Caddesi üzerinde kortejler oluşturarak meydana yürüyen sendika ve oda üyeleri “Yaşasın sınıf dayanışması”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek”, “Asgari değil insani ücret” sloganları attı.

Miting saygı duruşuyla başladı. Mitingin ilk konuşması KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen tarafından yapıldı. 

Enflasyondan işsizliğe, yoksullaşmadan ekonomik durgunluğa kadar kapsamlı bir ekonomik krizle karşı karşıya kalındığını söyleyen Gezen “Ülkeyi yönetenler ‘En kötüsü geride kaldı, Ekonomi tıkırında, her şey yolunda’ nutukları atmaya devam ediyor. Ancak halkın yüzde 99’u olarak bizim için yaşadığımız gerçek değişmedi” diye konuştu.

Aysun Gezen’in ardından sahneye KHK ile ihraç edilen kamu emekçileri çağrıldı. Onlar adına Nuray Şimşek konuştu. Şimşek, “Bugüne kadar hiçbir diktatör karşında eğilmeyen başlarımız hâlâ dimdik. Gözaltılarınız, tutuklamalarınız, hakkımızda açtığınız davalar, bizi yıldıramıyor. Biz bugünü de istiyoruz geleceğimizi de. Özgürlüğümüz ve onurumuz için direnmeye davam ediyoruz” dedi.

Krize Karşı Omuz Omuza deklarasyonu ile kendisini ifade eden 70’ten fazla kurum adına yapılan açıklamayı Flormar direnişçilerinden Nurhan Güler ile Dev Yapı-İş Sendikası Genel Başkanı Özgür Karabulut birlikte okudu.

“Krizin faturasını emekçiler değil, patronlar ödesin” çağrısı yapılan açıklamada şöyle denildi:

“Krizin sorumlusu emek sömürüsünün derinleşmesi için elinden geleni yapan, ‘Avrupa’nın Çin’i olacağız’ diyerek ülkeyi sermaye için ucuz, güvencesiz emek cenneti haline getirenlerdi. Grevleri yasaklayan, sendikal örgütlenmeyi engelleyen, kıdem tazminatına göz diken, bir yandan da patronların vergi borçlarını silip, teşvik paketleriyle zenginliklerine zenginlik katan iktidardır. Yaşadığımız krizin sorumlusu ülkenin geleceğini betona gömen, köprüler, otoyollar, şehir hastaneleri gibi halk yararını hiçe sayan projelerle şirketlere garantiler vererek devletin kasasını boşaltan, yer altı ve yer üstü varlıklarımızı sermayenin yağmasına açan, bütçeden en büyük payı Milli Savunma Bakanlığı’na vererek savaş politikalarında ısrar eden iktidardır. Kamuya ait ne varsa özelleştiren, eğitim, sağlık, barınma, ulaşım gibi en temel kamusal hakları erişilemez kılan, son olarak şeker fabrikalarını da satan, tarımsal üretim altyapısını tahrip eden; ülkemizi buğdaydan, mercimeğe, etten, samana dışa bağımlı hale getiren iktidardır bu krizin sorumlusu.”

Miting, Bandista konserinin ardından sona erdi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus