Gezi davasının ilk duruşması 24 Haziran’da: İşte iddianameden dikkat çeken ayrıntılar

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Aralarında bir yılı aşkın süredir cezaevinde bulunan iş insanı Osman Kavala’nın da bulunduğu 16 kişi hakkında Gezi Parkı eylemlerine ilişkin yürütülen soruşturmanın iddianamesi, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İlk duruşma 24 Haziran’da yapılacak. 

657 sayfalık iddianame 16 ayda hazırlanabildi. İddianamede Kavala dahil 16 isim için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenirken, 746 kişi de müşteki olarak yer alıyor.

İddianamede suçlanan diğer isimlerse şöyle:

Ali Hakan Altınay, Ayşe Mücella Yapıcı, Ayşe Pınar Alabora, Can Dündar, Çiğdem Mater Utku, Gökçe Yılmaz, Handan Meltem Arıkan, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu, İnanç Ekmekçi, Memet Ali Alabora, Mine Özerden, Şerafettin Can Atalay, Tayfun Kahraman, Yiğit Aksakoğlu ve Yiğit Ali Ekmekci.

Savcı, sanıkların “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs ettiklerini, Gezi Parkı olarak anılan kalkışmayı 2011 yılından itibaren yönlendirme ve başlatmaya çalıştıklarını” iddia ediyor.

İddianamede adı geçen sanıklardan Osman Kavala 18 Ekim 2017’de gözaltına alınmış, 1 Kasım 2017’de de tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Yine sanıklardan Yiğit Aksakoğlu da Osman Kavala’nın yönetim kurulu başkanı olduğu Anadolu Kültür A.Ş.’ye yapılan operasyonun ardından 18 Kasım 2018’de tutuklanmıştı.

İddianamede öne çıkan başlıklar şunlar:

Polis şiddetiyle ölenlere yer verilmedi

İddianamede, Gezi Parkı eylemleri sırasında 280 işyeri, 259 özel araç, 103 polis aracı, bir konut, bir polis merkezi, beş kamu binası, bir CHP teşkilat binası, 11 AKP teşkilat binasında hasar meydana geldiği belirtildi. Bunlara ek olarak, çok sayıda MOBESE kamerası, sinyalizasyon sistemi, aydınlatma direği, otobüs durağı, reklam panosu, trafik levhası, park ve peyzaj düzenlemesi, çöp konteyneri ile polis noktasında önemli zararların meydana geldiği anlatıldı. Buna karşın Gezi Parkı eylemleri sırasında polis şiddeti nedeniyle yaşamını yitiren ve yaralanan kişilere yer verilmedi.

Arap Baharı iddiası

İddianamede, Gezi Parkı eylemlerinin hükümete yönelen kalkışma hareketine dönüştürülme süreci ve planında ilk adımın Ekim 2011’de New York’taki Wall Street eylemlerinin başladığı dönemde atıldığı savunuldu. Savcı Yakup Ali Kahveci, o dönemde “Ayaklan İstanbul/Occupy İstanbul” isimli Facebook sayfasının oluşturulduğu ve sayfa üyelerine bu tarihten itibaren çeşitli aralıklarla eylem çağrılarının yapıldığı belirtildi. Memet Ali Alabora, Pınar Öğün ve Handan Meltem Arıkan’ın Arap Baharı’nın eninde sonunda Türkiye’de de olmasını arzu ettiklerini dile getirdikleri iddia edildi.

27 Mayıs benzetmesi

Savcı, Gezi Parkı eylemlerinin başladığı süreçte yaşanan gelişmeleri 27 Mayıs 1960 darbesi öncesinde yaşanan gelişmelere benzetti ve “Halkın oylarıyla işbaşına gelmiş olan hükümet tıpkı 27 Mayıs darbesi öncesinde olduğu gibi sokak hareketleriyle baskı altına alınmak ve devrilmek istenmiştir” dedi. Savcı, “kalkışma” diye tanımladığı Gezi Parkı eylemlerinin asıl sebebinin AKP’nin izlediği iç ve dış politikalar ve Türkiye’de inşa edilmeye çalışılan büyük altyapı atılımları ve projeleri olduğunu savundu.

FETÖ’den ihraç edilen polisler itirafçı yapıldı

İddianamenin sonunda, soruşturmanın FETÖ’den ihraç edilen firari savcı Muammer Akkaş tarafından başlatılmış olmasıyla ilgili bir açıklamaya yer verildi. Açıklamada, soruşturma sonunda ve 2016 sonrasında soruşturmaya konu tüm delillerin ve özellikle de telefon tapelerinin tamamının yeniden değerlendirildiği, FETÖ üyelerinin dosya üzerindeki tüm etkilerinin ortadan kaldırıldığı belirtildi.

İddianamede “FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Bağlantısı” başlığı altında ByLock kullanıcısı olduğu tespit edilen veya darbe girişimine katılan polislerin itirafçı tanık olarak verdikleri ifadeler yer aldı.

Bu kişilerden İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Eski Müdürü Yunus Dolar’ın ifadesinde, Gezi Parkı eylemlerinde Osman Kavala’nın müzakereciler aracında olduğu bilgisine yer verildi. Dolar’ın yanı sıra darbe girişiminin ardından meslekten uzaklaştırılan Güvenlik Şube Müdür Yardımcısı Hasan Gül de itirafçılar arasında yer aldı.

“Şiddetsiz eylemler” suç olarak nitelendirildi

İddianamede, Gezi Parkı eylemleri sırasında başvurulan şiddetsiz eylemlere de yer verildi. Renkli kıyafetler giymek, yeryüzü iftarları, protesto için soyunmak, duvar yazıları, tencere ve tavalarla ses çıkarmak, polis memurlarıyla alay etmek, polislere çiçek dağıtmak, eylemlerde yaşamını yitirenlerin cenaze törenleri, DİSK ve KESK’in grevi, Roger Waters’ın The Wall konseri bu eylemlere örnek olarak gösterildi.

İddianamede, Kavala’nın 2012’de Belçika, Almanya ve ABD’ye gittiği, Türkiye’ye dönüşünde Memet Ali Alabora, Pınar Öğün, Defne Anter ve yazar Handan Meltem Arıkan’ın Mi Minör oyununun provalarına başladığı anlatıldı.

Savcılık, Kavala’nın bu olaylarda organizatör ve finansör olduğunu, Alabora’nın da aralarında bulunduğu kişileri yönlendirdiğini savundu ve bu tiyatro oyunuyla Gezi Parkı eylemlerinin provasının yapıldığını öne sürdü. Öte yandan Kavala’nın, belgesel, film çekimi, sergi hazırlanması, Avrupalı milletvekilleriyle görüşmesi, biber gazının Türkiye’ye ihracının yasaklaması için çalışmalar yapması, medya kuruluşu kurulması gibi faaliyetlerle finans desteği sağladığı savunuldu.

Taksim Dayanışması’na “etki ajanlığı” suçlaması

İddianamede, Taksim Dayanışması’nın olayları organize ettiği, “birtakım kışkırtıcı faaliyet ve etkinlik içerisinde yer aldığı”, bu şekilde halkı suç işlemeye teşvik ve tahrik ettiği savunuldu. Dayanışma üyelerinin olayların büyümesinde aktif rol aldığını iddia eden Savcılık, bu şekilde “etki ajanlığı” yapıldığını öne sürdü.

Taksim Dayanışması üyesi 26 kişi daha önce Gezi eylemleri sebebiyle yargılanmış ve Nisan 2015’te beraat etmişti.

Telefon görüşmeleri

İddianamede, sanıkların yazarlar Ahmet İnsel, Filiz Koçali, Ethem Sarısülük’ün avukatı Kazım Bayraktar, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direktörü Andrew Gardner, Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhçu ve CHP eski Milletvekili Umut Oran ile telefon görüşmeleri de yer aldı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus