Irkçılık, bürokrasi, belirsizlik: Güney Kıbrıs’ta mülteci olmak

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Avrupa Birliği içinde kişi başına en fazla sığınmacı başvurusu olan ülke. Bu da, iki Batı Afrikalı göçmenin hikayesi.

Gizlilik sebebiyle sığınmacılara takma isimler verildi.

Al Jazeera’den alıntıdır.

Zeynep yabancı, kayalık bir sahile vuran gemideki göçmenlerden biriydi. 2016’da sıcak bir ağustos günüydü, 17 yaşındaki Zeynep’in sahip olduğu tek şey üzerindeki giysileriydi.

Ülkesi Senegal’den binlerce kilometre uzaktaki Kıbrıs’ta olduğundan habersiz, üç gün boyunca sahilde uyudu. Nihayetinde yabancı kişiler ona Larnaka’da başını sokabileceği bir yer verdiler. Zeynep orada bir grup Somalili kadınla tanışınca, nerede olduğunu anladı.

“Kıbrıs diye bir yerin var olduğunu bilmiyordum”

İki buçuk sene sonra bir kafede oturarak şunları söylüyor: “Önceden Kıbrıs diye bir yerin var olduğunu dahi bilmiyordum. Ne zaman 2016’da ne halde olduğumu anımsasam bugünkü halime şükrediyorum.”

Zeynep daha iyi bir yaşam için ülkesi Senegal’i terk etti. Yalınayaktı. Az kalsın ona çarpacakken yardım etmeye karar veren bir şoförle karşılaşana dek yalnız, kayıp ve korku içinde günlerce dolandı.

“Ona hikayemi anlattım sonra bana iyi olmamı istediğini söyledi. Masraflarımı karşıladı ve beni geminin olduğu yere kadar bıraktı.”

Kaçakçıların gemisinde hayat zordu. Zeynep gemideki tek kızdı ve geminin mürettebatı Avrupa’nın tam olarak neresine gittiklerini söylememişlerdi.

“Gemide bir sürü insan vardı. Kolay değildi çünkü mürettebat bizi sürekli aşağılıyor, bize hakaret ediyordu. Gelecek kaygısı zihnimi rahat bırakmıyordu.”

Larnaka’da bir gençlik sığınma merkezinde şimdi yakın arkadaşı olan John ile tanıştı.

İkisi de Senegalliydi, aynı yaştaydılar.

John “Siyasi nedenlerden ötürü kaçtım” diyor, “Hayatımdan endişe ediyordum. Tüm diğer sığınmacılardaki gibi benim de hayatta kalmak için kaçmaktan başka çarem yoktu.”

Aradan üç yıl geçmesine rağmen her ikisinin de sığınma başvuruları hâlâ beklemede.

Malta’da göçmen bir çocuk gemiden limana indirilirken.

Güney Kıbrıs kişi başına düşen başvuru sayısında AB birincisi

Kıbrıs, coğrafi konumundan ötürü Avrupa’ya gitmek isteyen göçmenler için en ulaşılabilir noktalardan.

Hükümetin sağladığı verilere göre altı bin sığınma başvurusu alan bir milyon nüfuslu Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, AB içinde kişi başına düşen en yüksek sığınma başvurusu sayısına sahip.

Fakat Zeynep’in anlattığına göre ülkede sığınma başvurusu süreci için belli bir sistem olmadığını söylüyor: “Bazıları üç ayda işleme alınırken bazıları üç yıldır bekliyor.”

Asyalı ve Afrikalı göçmenlere ayrımcılık

Irkçılık karşıtı KISA sivil toplum örgütünden Doros Polykarpou, Al Jazeera’ye ayrımcılıktan söz ediyor: “Kıbrıs toplumu tarafından -Suriyeli veya Filistinlilerin aksine- gerçek mülteci olarak görülmeyen etnik gruplardan kişilerin başvurularında sorunlar yaşanıyor.”

Hükümet de Suriyelilere sahip çıkılması gerektiğini söylerken aynı şey, Afrikalı ve Asyalı göçmenler için söylenmiyor.

Devlet görevlilerinin göçmenlere ve sığınmacılara yönelik söyleminde düşmanlık ve güvensizlik söz konusu.

İçişleri Bakanı göçmenlerin Kıbrıslılara bir güvenlik tehdidi oluşturduğunu söylerken ülkenin başpiskoposu Noel mesajında mültecilerin Kıbrıs Rumlarına karşı kaçınılmaz bir savaşta Türklerin yanında yer alacağını söyledi.

Polykarpou 2007’deki ekonomik krizden sonra göçmenlere yönelik saldırıların daha da arttığını belirtiyor.

“Siyasetçiler zaman zaman oylarını artırmak için ırkçılığı kullanmayı düşünürlerse bu durumu geriye çevirmek çok zorlaşıyor.”

Zeynep Kıbrıs halkının kendilerine devlet görevlilerinden daha iyi davrandıklarını söylüyor: “Kıbrıs benim için ev gibi. Ben burada yetişkin bir insan oldum.”

Fakat John ve Zeynep, diğer mülteciler gibi, beklemedeki başvurularından ötürü patlama noktasına geliyorlar.

“Her gün geleceğinizi düşünüyorsunuz. Düşünmek sizi yavaş yavaş öldürüyor.”

Kıbrıs yasalarına göre mültecilerin sığınma başvurusu yaptıktan bir ay sonra iş aramaya başlamaları ya da iş ofisine başvurmaları bekleniyor.

Tarım veya atık yönetimi gibi sektörlerde kolay bulunabilir işlerin ekonomik getirisi düşük. 18’ini bitirdiklerinde Zeynep ve John gençlik barınma merkezini terk ederek alternatif bir yer bulmak zorunda kaldılar. Lefkoşa’da iki odalı bir dairenin ortalama kirası ise 700 euro.

Hükümete bağlı Toplumsal Refah Dairesi bir kişi için 100, büyüklüğüne bakmadan aileler için ise 230 euro kira yardımı yapıyor. Fakat mültecilerin dediğine göre bu yardımlar bazen geç geliyor, bazen ise hiç gelmiyor.

“Üç aydır kira yardımı almayan kızlar tanıyorum. Hayatta kalmak için tek yolları fuhuş.”

İkisi de refah dairesinin “en kötüsü” olduğunu söylüyor. John “Gözleri önünde yalvarıp yakarıyorsunuz ama görmüyorlar” derken Zeynep ise “Bazen refah ofisinde üstünüze başınıza bakıp saç şeklinizi değiştirmenizi istiyorlar” diye yakınıyor.

John “Bir insanın başına gelebilecek en kötü şey sığınmacı olmak, hele de Kıbrıs’ta” diyor.

“İstediğimiz için burada değiliz”

Lise eğitimlerinin tamamlamak için Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği yardımıyla burs alan ikiliden Zeynep, “Mültecilere, sığınmacılara göçmenlere, burada tanıştığım insanlara yardım etmek için uluslararası ilişkiler okumak istiyorum” diyerek hayallerinden bahsediyor.

“İnsanların bizim istediğimiz için değil koşullar yüzünden burada olduğumuzu anlamasını istiyoruz. Çok sayıda sığınmacı devlete bağımlı olmaktansa çalışmayı tercih ederdi.”

Zeynep ve John yaz gelmeden başvurularının kabul edilmesini umut ediyorlar. Dünyayı dolaşıp mülteciler hakkında duyarlık yaratmak istiyorlar.

“Hayallerimiz var. Yarın daha güzel olacak.”

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar