Avukat Sinan Tanrıkulu, meslektaşı Müzeyyen Boylu cinayetini anlattı: Soruşturma tamamlandı, ilk duruşma 9 Eylül’de

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Diyarbakır’da 19 Mayıs 2019 tarihinde boşanmak istediği doktor eşi tarafından öldürülen Avukat Müzeyyen Boylu cinayetinin soruşturma aşaması tamamlandı. İlk duruşma 9 Eylül 2019 tarihinde Diyarbakır 20. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. 

Diyarbakır Barosu avukatlarından Müzeyyen Boylu, boşanmaya çalıştığı doktor kocası tarafından çocuklarının yıl sonu gösterisini izlemeye gittiğinde 12 kurşunla öldürüldü. Şiddetli geçimsizlik sebebiyle 2018’in Şubat ayından beri eşinden boşanmaya çalışan Boylu, daha önce de katil Mesut Issı tarafından tehdit edilmiş, koruma talep etmiş ancak kendisine sadece 15 günlük koruma verilmişti.

Müzeyyen Boylu cinayetinin soruşturma aşaması tamamlandı. Tutuklu olan katil Mesut Issı, “eşini kasten öldürme, canavarca öldürme, eziyet çektirerek öldürme” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanacak. İlk duruşma 9 Eylül’de Diyarbakır 20. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

Müzeyyen Boylu, 12 kurşun isabet etmesiyle yaşamını yitirdi. Boylu ve ailesinin avukatı Sinan Tanrıkulu, bu kurşun deliklerinin öldürücü yerlere isabet ettiğini, baş ve göğüs kısmına denk geldiğini belirtti. Tanrıkulu soruşturma aşamasını şöyle anlattı:

 “Mesut Issı, soruşturma aşamasında emniyetteyken susma hakkını kullandı, savcılık aşamasında ise Müzeyyen Boylu’nun kendisini aldattığını ve olay günü de kendisine hakaret içeren sözler söylediğini, bunun üzerine öfkelenerek silahla öldürdüğünü iddia etti. Eşini kasten öldürmek, canavarca hislerle öldürmek, eziyet çektirerek öldürmek suçlamalarından tutuklandı ve iddianame de bu suçlamalardan hareketle hazırlandı. İlk duruşma 9 Eylül 2019’da Diyarbakır 20. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.” 

Avukat Sinan Tanrıkulu’na göre, olayın tarafları arasında sınıfsal ve kültürel farklar olmamasına rağmen işlenen bu cinayet, kadına yönelik şiddetin sebepleri konusunda yeniden düşünmeyi gerektiriyor:

“Aslında toplumu ve kamuoyunu çok ciddi sarsan bir vaka. Özellikle sınıf farkının olmaması, birisi doktor birisi de avukat ve toplum içindeki elit mesleklerden bunlar. Türkiye’de kadına yönelik şiddetin toplumsal gerçekliği var ve bunun sebebi olarak hep ekonomik yoksulluk, kültürel farklılıklar, farklı kişisel özellikler düşünülür. Ama bu vaka ekonomik yoksulluk ya da yoğun bir kültürel farklılıktan kaynaklanmadığını, kadına yönelik şiddetin temel sebebinin bu olmadığını gözler önüne serdi ve toplumu ciddi bir şekilde sarstı.”

Söyleşinin tamamı için:

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus