Taraf Gazetesi Davası: Mahkeme Başkanı Mehmet Baransu’ya “Ya sen sahte kahramansın ya da darbe planı var” dedi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Balyoz soruşturmasında kumpas kurulduğu iddiaları ile ilgili davanın görülmesine devam edildi. Duruşmaya “devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme” suçundan 4 yıl 4 aydır tutuklu bulunan Mehmet Baransu katıldı. Dava kapsamında Yasemin Çongar, Ahmet Altan, Yıldıray Oğur ve Tuncay Opçin de yargılanıyor. Duruşmaya Altan, Çongar ve Oğur’un avukatlarının yanı sıra, aralarında Ahmet Yavuz’un da bulunduğu, Balyoz davasında yargılanıp beraat eden emekli askerler de katıldı. Seyirci sıralarında da Mehmet Baransu’nun eşi, Ahmet Yavuz’un eşi, İlker Başbuğ’un avukatı İlkay Sezer ve muhabirler vardı.

2 Eylül 2016’da başlayan davada Baransu, savunmasını yapmaya bugün de devam etti. Ev aramasıyla ilgili usulsüzlük yapıldığını anlatan Baransu, “Ben cezaevinde polislerle birlikte kalıyorum ve onlara da böyle arama yapıp yapmadığını sorup şaşırıyorum” dedi. 

Mehmet Baransu “Balyoz davasının aklandığını” söylediği sırada salonda bulunan Balyoz davası mağduru Ahmet Yavuz tepki gösterdi. Bu sırada karşılıklı konuşma sürerken Mahkeme Başkanı, Baransu’ya “Artık toparla” diye uyarıda bulundu. Baransu da “İnşallah bitiririm” dedi. Mahkeme başkanı yargılamanın sürüncemede kaldığıyla ilgili tekrar uyarıda bulundu. Hakkında 114 dava açıldığını söyleyen Baransu ise cezaevinde davaya çalışabilmesi için ayrılan vaktinin azaltıldığını söyledi.

Sahte kahraman”

İddianamede hakkında belgeleri imha ettiğinin yazıldığını söyleyen Baransu, “O zaman ben bu belgeleri savcılığa nasıl teslim ettim?” diye sordu. Baransu, iddianamenin çelişkilerinden bahsederken mahkeme başkanı bu konuyla ilgili suç duyurusunda bulunmasını telkin etti ve şöyle konuştu: “Sen bu belgeleri alıp götürdüğün dönem itibariyle halkın nezdinde kahraman olarak lanse edildin. O dönemlerde darbe girişimi hazırlanmış. Sen burada ya sahte bir kahramansın ya da darbe planı var.”

Ailesinde sayısız şehit olduğunu söyleyen Mehmet Baransu, “Kimsenin haddi değildir bana terörist demek” diye tepki gösterdi. 

“Çocuğum böyle olacak ve ben kumpaslara katılacağım öyle mi”

Baransu, bir süre konuştuktan sonra mahkeme başkanına “En merak ettiğiniz konuya geldim” dedi. Mahkeme başkanı da merakla beklediği belli olacak şekilde kafasını salladı. Baransu, konuya Balyoz haberlerini yapmadan dokuz gün önce çocuğunun doğduğunu söyledi ve şöyle devam etti: “Anne karnındayken doktor bebeğin sağlığından şüphelendi. Kalp damarlarının ters olduğu ortaya çıktı. O kadın (eski eşi) buraya gelecek ve yalanları ortaya çıkacak. ‘Senden intikam alacağım’ demişti ama bu kadar hain olacağını tahmin etmezdim.”

Oğlunun yaşaması için doktorların nasıl mücadele ettiğini anlatan Baransu’nun sesi titredi ve ağladı. Baransu, dava konusu haberleri böyle bir dönemde yaptığını anlattı. Konunun dışına çıktığında mahkeme başkanı Baransu’yu uyararak, konu dahilinde kalmasını söyledi. Baransu, anlatmaya devam ederken mahkeme başkanı öğle arası vereceğini söyledi ve “Bu konulara saygım var ama detayları geçelim. Eşinle ilgili konulara gel” diye uyardı. Baransu da “Çocuğum böyle olacak ve ben kumpaslara katılacağım öyle mi” diye tepki gösterdi. 

“Belgeleri 1. Ordu’dan emekli bir askerden aldım”

Davanın öğleden sonraki ikinci oturumunda oğlunun hastane masrafları nedeniyle Taraf gazetesine gittiğini ve belgeleri veren kişiyle görüştüğünü söyledi. Görsel hafızasının çok kuvvetli olduğunu söyleyen Baransu, belgeleri kendisine getiren kişiyi tarif edemeyeceğini belirtti. Gelen kişinin 1. Ordu’dan emekli bir asker olduğunu söyleyen Baransu, bu kişinin esmer ve 50’li yaşlarda, yüzünde yara olan biri olduğunu aktardı. Elindeki valizi almadığını belirten Baransu, yalnızca CD’leri aldığını söyledi. 

“Belgeleri Yıldıray Oğur, Kurtuluş Tayiz, Markar Esayan ve Ahmet Altan inceledi”

CD içinde ses çözümleri ve sunumlar olduğunu belirten Baransu, haberleştirilirken çocuğunun hastalığı nedeniyle gazetede olmadığını aktardı. Belgeleri Yıldıray Oğur, Kurtuluş Tayiz, Markar Esayan ve Ahmet Altan’ın incelediğini söyleyen Baransu, haberlerin Yıldıray Oğur, Yasemin Çongar ve kendi imzasıyla yayımladığını belirtti. 

CD’leri savcılığa verdim”

Dolmabahçe görüşmelerinin de gazeteye geldiğini aktaran Baransu, bu belgelerin çalındığını söyledi. O dönemlerde gelen belgeleri teyit etmeye çalıştıklarını söyleyen Baransu, “Kimsenin el atmadığı konularda yazıyordum. Cesaretimin bedelini ödüyorum” dedi. 

“Birinci gün 11-12 tane aydın suç duyurusu için adliyeye gitti. Bunun haberini yapmak için adliyeye gittim. Turan Çolakkadı beni görünce CD’leri istedi benden. CD’leri aynı gün teslim ettim ona. Ona anlattım olayı. Tutanak tutuldu” diyen Baransu, haberler yayımlandıktan sonra CD’yi aldığı kişiyle yine görüştüğünü, bu defa bavulu aldığını söyledi. 

Mahkeme başkanı Baransu’ya o dönem katıldığı bir TV programında söylediği sözlerle ilgili olarak haber kaynağını sordu. Baransu da “Kız kardeşimin Hava Kuvvetleri’ndeki eşi, Çetin Doğan ile aynı apartmanda yaşıyordu. İsteseydim Doğan’ın ne yemek yaptığını öğrenirdim” dedi. 

Bavullu fotoğraf

Baransu, bavulu götürmeden önce arşiv kaydı olsun diye gazetede fotoğrafının çekildiğini söyledi. Bavulu Beşiktaş’taki adliyede savcı Mehmet Berk’e teslim ettiğini kaydeden Baransu, içindeki her belge için tutanak tutulduğunu belirtti. Baransu, yarınki duruşmada da savunmasına devam edecek.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus