Gezi Davası’nın üçüncü duruşmasından izlenimler: Gazetecilerin yayın yapması engellendi, çizerler salondan çıkarıldı, Osman Kavala’nın tahliye talebi reddedildi

Gezi Davası’nın üçüncü duruşmasında tek tutuklu sanık, iş insanı Osman Kavala’nın tutukluluğunun devamına karar verildi. Dava, 24-25 Aralık’a ertelendi. Duruşmayı Medyascope için Dilek Şen ve Gamze Elvan takip etti. İşte izlenimleri:

Gezi Davası’nın üçüncü duruşması dün Silivri’de görüldü. Davaya ilgi, kötü hava koşullarına karşın yoğundu. Davayı izlemek için hak savunucuları, sivil toplum temsilcileri, gazeteciler, yazarlar ve yurttaşlar Silivri Cezaevi Yerleşkesi girişinde kimlik kontrolünden geçirildi.

Adnan Oktar Suç Örgütü Davası’nın da devam ettiği İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nin duruşma salonunda görülen dava nedeniyle güvenlik önlemlerinin arttırıldığı görüldü. 17 Eylül’den bu yana görülen Adnan Oktar Suç Örgütü Davası için basına ayrılan bölümde düne dek yayın yapılabiliyordu. Ancak dün jandarma, gazetecilerin, cezaevinin bir kilometre uzağında yayın yapabileceğini söyledi.

Gezi Davası’nın üçüncü duruşmasını CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Ali Şeker, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, HDP milletvekilleri Garo Paylan, Hüda Kaya ve Oya Ersoy’un yanı sıra çok sayıda uluslararası sivil toplum kuruluşu ve büyükelçilik temsilcisi izledi.

Tanıkların dinlenmesinin beklendiği duruşma 09:30’u biraz geçe başladı; ancak tanık Ercan Orhan Aydın’ın ifadesi, SEGBİS bağlantısındaki teknik arıza nedeniyle alınamadı. Sorunun giderilmesi için yarım saat uğraşıldı, sorun çözülemeyince duruşmaya ara verildi.

Aranın ardından devam eden duruşmada, hakkında “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini engellemeye teşebbüs” suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet istemiyle yargılanan sanıklar Osman Kavala, Çiğdem Mater, Yiğit Aksakoğlu, Mücella Yapıcı, Tayfun Kahraman, Can Atalay, Mine Özerden, Ali Hakan Altınay, Yiğit Ali Ekmekçi hazır bulundu.

Duruşma salonunda kayıt ve görüntü almak yasak olduğu için, özellikle ifade özgürlüğü davalarında salondan çizimler aktaran çizerler, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yasak olmadığı halde salondan çıkarıldı. Çizerler Tarık Tolunay ve Murat Başol’un Kavala çizimleri yarım kaldı.

Daha sonra mahkeme başkanı, telefon konuşmalarından alınmış tapeler üzerinden sanıklara sorular yöneltti. Bu sorularda, Gezi Direnişi pek çok kere “vandallık” olarak nitelendi.

700 günü aşkın süredir Silivri Cezaevi’nde tutuklu olan Osman Kavala, Gezi Direnişi’ne maddi destek sağlamadığını vurgulayarak “Gezi konusundaki ilk temasım, Gezi olayları başladıktan sonra Haziran 2013’teki bir telefon görüşmesinde oldu. Olayları değerlendirdiğimiz bir konuşmaydı. Gezi olayları başlamadan önceki faaliyetlerle hiçbir alakam yoktu” dedi.

Kavala, mahkeme başkanının “Memet Ali Alabora’nın ‘Mesele sadece üç beş ağaç değil, sen hâlâ anlamadın mı’ diye tweeti var. Sizin, buna karşı ‘Bizim derdimiz sadece Gezi Parkı’dır. Çevre duyarlılığıyla hareket ettik. Bu beyanlara katılmıyoruz’ diye yazılı, ispatlayabileceğiniz bir beyanınız oldu mu” sorusuna “İspat, iddia makamının yükümlülüğü” diye yanıt verdi.

Osman Kavala, ayrıca Gezi Direnişi’ne, ofisine çok yakın olan Gezi Parkı’na bir masa, bir hoparlör ve 25-30 poğaça göndermek dışında hiçbir katkısı olmadığını söyledi.

Mahkeme başkanının sorularından biri de “Gazın yasaklanması yönünde çalışma yapılması, çevre duyarlılığını aşan bir şey değil mi” idi. Kavala, soruyu “Polisin aşırı gücü…” diye yanıtlayacakken, mahkeme başkanı araya girip “Polis, aşırı güç mü kullandı orada?” dedi.

Kavala: “Çabamız barışçıl gösterilerde aşırı gücün kullanılmamasına yönelikti”

Kavala, bu soruyu, “Aşırı biber gazı kullanımı tescillenmiş durumda, yaralanmalar oldu. Biber gazının aşırı kullanımı raporlandı. Bizim çabamız barışçıl gösterilerde aşırı gücün kullanılmaması ve kullanılanların da Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun şekilde engellenmesine yönelikti” diye yanıtladı.

Mahkeme başkanı, Kavala’ya “Sizin telefonunuzda bölünmüş Türkiye haritası neden var?” diye bir soru sordu. Kavala da “bölünmüş” denen haritanın “Türkiye’de arı ırklarının nerelerde olduğuna dair bir harita” olduğuna dikkat çekti:

“Bölgelerin endemik bitki ve hayvanları ilgimi çekiyor. Ben TEMA Vakfı üyesiyim. Bir toplantıdaki kayıtlardan almıştım o haritayı. Cep telefonumda çeşitli fotoğraflar var. Gezi olayları sırasında da ilginç bulduğum kareleri çektim.”

Mahkeme başkanının soruları bitince Kavala şöyle dedi: “Benim sorgum emniyette yapıldı. Bu sorulardan hiçbiri bana yöneltilmedi. Mahkemede de yönetilmedi. Bu sorular bana sorulmadan, bununla ilgili benden açıklama alınmadan hakkımda iddianame hazırlandı. Ben ilk defa bu sorulara cevap veriyorum. İddianame hazırlanmadan bu soruların bana sorulması gerekirdi.” Mahkeme başkanı da “Ama iddianame size tebliğ edildi, değil mi? Ne var yani bunda?” diye sordu.

Son olarak Osman Kavala tahliyesini talep etti:

“23 aydır tutuklu bulunmama neden olan suçlamalar, mantığa aykırı kanaat ve varsayıma dayanıyor. İddianamede, Gezi olaylarını finanse ettiğime dair hiçbir bulguya rastlanmıyor. Gezi olaylarını hükümete karşı bir kalkışma olarak gördüğüme dair hiçbir bulgu yer almıyor.”

Yapıcı: “Bana Taksim Dayanışması’nın sorabilirsiniz, ama Gezi’yi soramazsınız”

Duruşmaya verilen aranın ardından Mücella Yapıcı ifade verdi. “Gezi bir itirazdır, demokratik ve barışçıl bir davranıştır” diyen Yapıcı, şöyle devam etti: “Gezi örgütlenemez, böyle bir şeyi örgütleyebilir miyim? Haddim değil. Bana Taksim Dayanışması’nı sorabilirsiniz, ama Gezi’yi soramazsınız.”

Sanıklar Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Yiğit Aksakoğlu, Ali Hakan Altınay ve Çiğdem Mater Utku’nun ifadelerinin alınmasının ardından avukatlar söz aldı.

Avukat Aytöre: “Kavala’nın bu iddianameye nasıl monte edildiğini incelemek lazım”

Yiğit Aksakoğlu’nun avukatı Turgut Kazan, mahkeme başkanına “Sorularınızla suçlamaların neye dayandığı da hem sizlerce hem de izleyicilerce aydınlanmış oldu. Sorular, iletişim tespitlerine dayalı. Bu soruları, cevaplamak asla yasak delili yasak delil olmaktan çıkarmaz” dedi. Osman Kavala’nın avukatı Deniz Tolga Aytöre de, iddianamedeki delillerin hukuka aykırı toplandığına vurgu yapıp, “Şu anda delil üretmekten yargılanan Muammer Akkaş ve Süleyman Karaçöl’ün imzaları var bu iddianamede. Bu şekilde delil toplamak tipik bir FETÖ faaliyeti. Osman Kavala’nın bu iddianameye nasıl monte edildiğini incelemek lazım” diye konuştu.

Avukatların beyanlarının ardından mütalaasını açıklayan savcı, Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamını istedi. Mahkeme heyeti de Kavala’nın tutukluluğunun devamına karar verdi. Bir sonraki duruşma, 24-25 Aralık’ta.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar