“DGM’ler daha demokratikti, onları arar hale geldik” – Diyarbakır Barosu Başkanı Cihan Aydın ile söyleşi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Diyarbakır Barosu Başkanı Cihan Aydın yargılamalarda, doksanlı yıllar ve bugün karşılaştırıldığında, Devlet Güvenlik Mahkemelerini (DGM) arar duruma geldiklerini söyledi. Aydın, kayyum atanmalarının hukuk ile izah edilemediğini de ifade ederek, “Kayyum atama çalışmaları seçimden önce hazırlığı yapılmış bir uygulama, sanırım devam edecektir”dedi. Aydın ile Medyascope’tan Ferit Aslan konuştu.

Türkiye’nin en temel sorunlarından birinin ifade özgürlüğü ile Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası olduğunu söyleyen Aydın, yargı paketleri ile sorunların çözülemeyeceğini anlattı. Aydın, kayyumların hukuk ile izah edilmesinin mümkün olmadığını vurguladı:

“KHK yasal düzenleme haline getirildi ve belediye yasasına eklendi. Kayyum meselesi her ne kadar yasaya işlenmiş olsa da KHK ürünüdür. KHK’lerin hukuksal statüsü öteden beri son derece tartışmalıdır. Anayasa Mahkemesi’nin 1991 yılında verdiği bir karar var. Bu karara göre, KHK’ler OHAL kalktıktan sonra buna dayanarak hiçbir şekilde işlem tesis edilemez. Ancak, içinde bulunduğumuz koşullar doksanlı yılları aratır bir durumda. Bu konuda gerek ilk derece mahkemelerin gerek Anayasa Mahkemesi’nin tutumu son derece belirsiz, hatta çoğu zaman KHK’lerden uzak durmayı tercih eden ve bunların uluslararası hukuka uygunluğu konusunda uzak duran bir tutumları var.”

“Kayyumlar devam edecek”

Aydın’a göre, kayyumlar devam edecek:

“Bu planlanmış bir hukuksal süreç ama hukukun tüm temel ilkelerini altüst eden bir uygulama var. Başından beri planlanan bir süreç ve belediye başkanları da bu işin kurbanı. Seçimlerden önceden hazırlık başlanmış ve belediyelere kayyum atanacağının hazırlıkları yapılmış. Deliller üretilmiş ve soruşturma dosyaları hazırlanmış.”

“DGM’ler daha demokratikti”

Cihan Aydın, mevcut uygulamalar sebebiyle DGM‘leri arar hale geldiklerini de söyledi:

“DGM’ler bugünkü mahkemelerden çok daha demokratik, çok daha hukukun üstünlüğünü esas alan, temel hak ve özgürlüklere saygılı olan yapılardı. O dönem yargı yapılanmasına baktığımızda kesinlikle yargı tarafsızlığı, bağımsızlığı meselesinde o dönemin çok daha ileri olduğunu söyleyebilirim. Tarafsızlık ve bağımsızlık şu an için Türkiye yargısı için çok uzak bir tartışma. Dolayısıyla bu bazı yargı paketleri ile çözülebilecek bir durum değil.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus