Hormon ilaçları trans bireyler için temel ihtiyaç: “İlacı alamayanların fiziksel ve ruhsal sağlığı bozuluyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cinsiyet uyum sürecinde hormon ilaçlarına erişim, Türkiye’deki trans bireylerin en önemli sorunlarının başında geliyor. 19 yaşındaki üniversite öğrencisi İris de onlardan biri. İris’in cinsiyet uyum süreci takibine Cerrahpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde resmi olarak devam ediliyor. Ancak İris, devletin hormon ilaçlarını karşılamamasına tepkili. Medyascope’tan Edanur Tanış İris’le, yaşadıklarını ve transfobiyi konuştu.

Cinsiyet uyum sürecine başlamadan önce 6-12 ay arasında psikiyatr gözetiminde olmak gerekiyor. Bu ilk aşamanın ardından, psikiyatrın uygun görmesi halinde heyet raporu alınabiliyor. Bu raporla mahkemeye başvurulup ameliyat izini alınıyor. Mahkeme iznini sürecin başında almak da mümkün.

Ama İris bu süreci biraz farklı yaşadı. İris, psikiyatri gözlem sürecine girmek istemedi ve hormon ilaçlarını doktora danışmadan almaya başladı. Üç ayın sonunda psikiyatra gitmeye karar verdi. İris, psikiyatri gözleminin ne kadar gerekli olduğunu sorguluyor ancak sürece kendi kendine başlamasının sağlıklı olmadığının da farkında.

“Hormon kullanamadığı için intihar eden trans bireyler var”

İris, hormon ilaçlarını devletin karşılamadığını söyledi:

“Cinsiyet uyum sürecim resmi olarak devlet hastanesinde takip edilmesine rağmen devlet ilaçlarımı karşılamıyor, ayda yaklaşık 200 lira kadar hormon ilaçlarıma harcıyorum. Bu benim için büyük bir gider.”

İris’in sosyal medyadaki bu çıkışına destek verenler kadar tepki gösterenler de oldu. Ancak İris, bu ilaçların trans bireyler için hayati önemde olduğunun bilinmesinde ısrarcı:

“Hormonlarım temel ihtiyaçlarım. Hormon kullanamadığı için psikolojisi bozulan, intihar eden bir sürü trans birey var. Hormon meselesi insanların zannettiği kadar önemsiz bir mesele değil.”

Lazer epilasyon trans kadınlar için tıbbi bir ihtiyaç

İris’in dikkat çektiği bir başka konu da lazer epilasyon. İris, bu işlemin trans kadınlar için estetik değil, tıbbi bir ihtiyaç olduğunu vurguladı; bu işlemin hem pahalı olduğunu hem de yapılan yerlerde ayrımcılıkla karşılaşıldığını anlattı:

”Lazer epilasyon merkezlerinde trans kadınların genital bölgesine erkek epilasyon uzmanları işlem uyguluyor. Bu bir ayrımcılık. Ben kadınsam tüm bedenimle kadınım. Beni kadın olarak görüp bedenimin genital kısmını erkek olarak görmelerini doğru bulmuyorum.”

“Güzellik trans olmayan kadınların tekelinde olan bir şey mi?”

İris, arkadaş çevresinde örtülü transfobiye maruz bırakıldığını da söyledi:

“Trans olmayan kadınlar bana, ’Benden bile güzelsin’ diyebiliyor. Neden ‘senden bile’ güzelim? Güzellik trans olmayan kadınların tekelinde olan bir şey mi? Böyle bir iltifat etme şekli olamaz, olmamalı.”

“Üniversiteler transfobiden arınmış mekanlar değil”

İris, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlaması Bölümü üçüncü sınıf öğrencisi. Bu okulda okumanın avantajlarını görse de üniversitelerin transfobiden arınmış mekanlar olmadığı görüşünde. Öğrenci olmanın başlı başına zor bir şey olduğunu belirten İris, trans bir öğrenci olmanın fazladan zorluk getirdiğini söyledi. İsmini paylaşmak istemediği bir akademisyenin kendisine herkesin önünde ısrarla “bey” diye hitap ettiğini anlatan İris yine de, kendisine destek olan akademisyenlerin olduğunun da altını çizdi.

“Polis kontrollerinde sözlü tacize uğruyorum, kimlikteki ismim dayatılıyor”

İris Medyascope’a, kadın düşmanlığı ve transfobiyle günlük hayatında sık sık karşılaştığını anlattı. Polis kontrolleri onu en çok rahatsız eden durumların başında geliyor. İris, trans kadın olduğu için özellikle polis tarafından çevrildiğini anlattı ve bu kontroller sırasında sözlü tacize uğradığını söyledi. Polislerin ona seçtiği isimle değil de kimlikteki adıyla hitap etmeleri de onu rahatsız eden bir durum. İris, “Kimlik ismimi kullanamazsın ve bunu göz ardı edemezsin. Bunu önemsemen gerekiyor” dedi.

“Tüm olumsuzluklara rağmen moda sektöründe trans kadınlar daha görünür”

Modellik yapan İris, trans kadınların moda sektöründe artık geçmişe göre daha fazla görünür olmaya başladığını düşünüyor:

“Modacılar trans kadınları genelde cinsiyetsiz giydirmek istiyorlar. Feminen kıyafetler içinde trans kadınları neden daha fazla görmüyoruz, sektörün içine girdikten sonra bunu sorgulamaya başladım. Eğer trans olmayan bir kadını feminen giydirip, özellikle beni cinsiyetsiz giydiriyorsanız bu bir ayrımcılıktır. Trans kadınlar hayatın her yerindeler. Hep vardık, var olmaya da devam edeceğiz. Bizi kovdukları, çıkartmak istedikleri hayatın her noktasına teker teker giriyoruz. Alışın buradayız.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus