25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü: “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz”

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 17 Aralık 1999 tarihinde 25 Kasım’ı “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” ilan etti. O günden beri kadınlar sokaklarda erkek şiddetine karşı ses çıkarıyor. Medyascope, kadınlarla, 25 Kasım’da neden sokakta olduklarını, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun önemini ve erkek şiddetine maruz kalınan alanları konuştu. 

Kamera-kurgu: Hazar Dost

Dominik Cumhuriyeti, darbeci asker Rafael Leonidas Trujillo tarafından yönetiliyordu. Maria Mirabel, Minerva Mirabel ve Patria Mirabel, Trujillo’nun diktatörlük yönetimine karşı mücadele veren üç kız kardeşti. Mirabel kardeşler ve eşleri, Trujillo tarafından “terörist” olarak ilan edildi ve tutuklandı. Eşlerini hapishaneye ziyarete giden Mirabel kardeşlerin aracı, dönüş yolunda durduruldu ve üç kız kardeş cinsel saldırıya uğradı, sopa ile dövülerek öldürüldü. Cansız bedenleri ise bir uçurumun dibinde bulundu. Mirabel kardeşler, 25 Kasım 1960 tarihinde öldürüldü. Bu yüzden 25 Kasım, kadınların sokaklarda “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz” dediği gün oldu. 

Türkiye’de ise kadınlar, dünyanın her yerinde olduğu gibi her yıl 25 Kasım’da sokakta. Ancak 25 Kasım 2018’de Taksim’de güvenlik güçlerinin müdahalesi sebebiyle yürüyemediler. Bu yıl da Beyoğlu Kaymakamlığı kadınların eyleminin yasakladığını duyurdu

“25.11.2019 günü saat 19:00’da idaremizce Tünel Meydanı’nda ‘Kadına yönelik şiddete, cinayete, tacize, tecavüze, cinsel istismara karşı isyanımızı büyütüyoruz 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Gününde buluşuyoruz” sloganı ile (Twitter) sosyal medya hesapları üzerinden çağrılar yapıldığı tespit edilmiştir. Sözkonusu toplantı ve gösteri yürüyüşünün Beyoğlu Kaymakamlığı’nın 24/11/2019 tarih ve 34255955.17381.2019/2804 sayılı Kararı ile yasaklandığı kamuoyuna duyurulur.”

Mirabel kardeşler, Dominik Cumhuriyeti’nde 25 Kasım 1960 tarihinde öldürüldü. Bu yüzden 25 Kasım, kadınların sokaklarda “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz” dediği gün oldu. 

Ancak Beyoğlu Kaymakamlığı 25 Kasım günü yeni bir açıklama yaparak kadınların Tünel Meydanı’ndan İstanbul Barosu’na kadar yürümelerine izin verildiğini duyurdu. Her ne kadar kaymakamlığın web sitesinde yasağın kaldırdığı duyurulmasa da kadınlar sosyal medya hesaplarından durumu paylaştı: 

“Yapılan görüşmeler sonucu 25 Kasım yasağı kalktı! 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde birlikte yürümek için saat 19.00’da Tünel Meydanı’nda buluşuyoruz, Haydi gel, gel!” 

Son iki yılda 849 kadın erkekler tarafından öldürüldü

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre, son iki yılda 849 kadın, erkekler tarafından öldürüldü. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Fidan Ataselim, 2018 yılında 340 kadının, 2019’un ilk on ayında ise 390 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü söyledi. Ataselim, kadınlar yaşasın diye yıllardır mücadele yürüttüklerini ancak kadınlara dönük saldırıların son dönemde giderek arttığını belirtti. Ataselim, “6284 Kadınları Şiddetten Koruma Kanunu ve İstanbul Sözleşmesi uygulandığında cinayetlerin durması mümkün” dedi. 

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı İstanbul-Sözleşmesi-İnfografik-469x750.jpg

İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Kanun nedir?  

Kamuoyunda kısaca İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi, kadına yönelik şiddet konusunda bağlayıcılığa sahip ilk uluslararası sözleşmedir. Türkiye, 11 Mayıs 2011 tarihinde imzalanan ve 1 Ağustos 2014’te yürürlüğe giren sözleşmeye ilk imza atan ülkeler arasında. Avukat Meriç Eyüboğlu, İstanbul Sözleşmesi’nin Türkiye’de propaganda amacıyla çok sık konuşulduğunu ancak iç hukukta neredeyse hiç uygulanmadığını belirtti. Eyüboğlu “İçerik itibarıyla, uygulanılırsa bizi nefeslendirecek bir sözleşme. Kuşkusuz eksiksiz olan yanları da var ama var olanların içinde en kapsamlısı” dedi. 

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınlar, çocuklar, aile bireyleri ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi ile şiddet uygulayan veya uygulama ihtimali olan kişiler hakkında şiddetin önlenmesine yönelik tedbirler ile bu tedbirlerin alınması ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasları kapsıyor. Fidan Ataselim, bu yasa sayesinde şiddet uygulayan kişiyle ilgili olarak kadının beyanı üzerinden soruşturma açıldığını söyledi. Fidan, “Bu yasanın çıkması için çok uğraştık ve şimdi bütün kadınlara söylüyoruz; yasanın uygulanması için kamuoyu yaratarak bu hakkımızı almak için elimizden geleni sonuna kadar yapmalıyız” diye konuştu. Ataselim sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu ülkede kadınlar erkek şiddetiyle öldürülüyor. En önemli şey kadınların başta yaşam hakkı için somut adım atmaktır. Kadınlar dilediği gibi yaşamak, özgür olmak, çalışmak, okumak istedikleri için öldürülüyor. Bunun için için her yerde toplumsal cinsiyet eşitliğinin kritik olduğunu anlatmamız şart.”


Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar