Demirtaş ana davası 27 Mayıs’a ertelendi; mahkeme, soruşturma evrakı ile tutuklama belgelerini talep etti

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın ana dava duruşması 27-28 Mayıs tarihlerine ertelendi. Mahkeme heyeti, Demirtaş hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma ile tutuklanmasına dair soruşturma evrakı ve tutuklanma belgelerini talep etti.

Demirtaş’ın tutuksuz yargılandığı ana dava duruşması Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde üçüncü gününde sona erdi. Sincan Cezaevi Kampüsü’nde yapılan duruşmaya, Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde olan Demirtaş sağlık sorunlarını mazeret bildirerek katılmadı.

Demirtaş’ın avukatlarının hazır bulunduğu duruşmayı HDP’li vekiller Habip Eksik, Erol Katırcıoğlu, Celadat Gaydalı ve parti yöneticilerinin yanı sıra Sınır Tanımayan Avukatlar’dan Per Stadig ve Stende Geer de takip etti.

Davanın üçüncü gününde mahkeme heyetinin ara kararları ise şöyle: “Selahattin Demirtaş’ın 9 Ocak tarihinde varsa doktor muayene raporu ve muayene evrakının mahkemeye gönderilmesini, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2014/46757 soruşturması üzerinden dosyamız sanığı Selahattin Demirtaş’ın tutuklu bulunduğu sanık müdafileri tarafından belirtilmiş olmakla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak sanık Selahattin Demirtaş hakkında düzenlenen tutuklama müzekkereleri ile suç tarihlerinin mahkememize bildirilmesine, ayrıca soruşturma ile ilgili herhangi bir gizlilik kararı olup olmadığının sorulmasına karar verildi.”

Demirtaş’a ilgili davadan 2 Eylül 2019’da tahliye kararı verilmişti. Ancak 20 Eylül’de başlatılan 6-8 Ekim olayları soruşturmasıyla yeniden tutuklama kararı çıkmıştı.

Davada neler yaşandı?

Demirtaş’ın 21 avukatının hazır bulunduğu davanın ilk günü 7 Ocak Salı günü görüldü. CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, HDP milletvekilleri Mithat Sancar, Mehmet Rüştü Tiryaki ve Murat Çepni’nin hazır bulunduğu davada, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Hollanda, Belçika, İsviçre ve Danimarka büyükelçiliklerinden isimler, Danimarka’dan üç milletvekili Halime Oğuz, Christian Juhl ve Kim Valentin katılmıştı. Ancak daha önce de olduğu gibi bu isimler mahkeme başında salona alınmamış. Ancak daha sonra avukatların ısrarıyla salona girmelerine izin verilmişti.

Demirtaş, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katıldı.

Medyascope’tan Batu Bozkürkdavanın ilk gününde SincanAdliyesi’ndeydi.

Bozkürk’ün mahkeme salonundan aktardığına göre, Demirtaş’ın avukatlarından Mahsuni Karaman, 2 Eylül’de verilen tahliye kararını eleştirdi ve “Bu karar sizin kararınız değil. Demirtaş ne oldu da 2 Eylül’de tahliye edildi? (…) Bu mahkeme Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) hükümete en hafif tabirle lojistik destek sağlayan kararlar aldı. 20 Eylül’de HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) dosyasına şüpheli olarak eklenerek ikinci kez tutuklanması lojistik desteğin başka aparatı. Burası duruşma salonundan çok 1001 odalı Saray’ın bir odası gibi” dedi.

Demirtaş’ın 21 avukatından biri olan Kemal Akalın ise Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Demirtaş yeniden tutuklandıktan sonra söylediği “Bunları bırakamayız” sözlerini hatırlattı: “Erdoğan, ‘Selahattin Demirtaş’ı bırakamam’ dedi. Bunu dünya duydu ama siz duymamışsınız. Erdoğan yargının yok hükmünde olduğunu ilan etti. Bundan mahcup musunuz, utanç duyuyor musunuz? Bir yandan dışarıda arkadaşlarımız da bekliyor. Eğer dışarıdakileri salona alma kararını dahi veremeyecekseniz yargıçlığı bırakın, onurunuzla bir iş yapın.”

Demirtaş davasını 8 Ocak’taki ikinci gününde Medyascope’tan Özge Çakır takip etti. 

Çakır, Demirtaş’ın çözüm sürecinde yaptığı “Masa, müzakere, diyalog, barış” içerikli konuşması hakkında hazırlanan fezlekeye, “Bu konuşma örgüt propagandasını bırakın örgüt yöneticiliği olabiliyorsa o savcıdan şüphelenmek lazım” diyen Demirtaş, “Kime hizmet ediyor, tam olarak derdi nedir, onu tartışmak lazım” sözleriyle cevap verdiğini aktardı.

Demirtaş savunması sırasında ayrıca savcılık iddianamelerini eleştirdi, “Sadece bu iddianamede değil, cumhurbaşkanına hakaret dosyasında ya da başka mahkemelerde açılmış başbakana hakaret, genel TCK 301’le ilgili dosyaların tamamında konuşmaların tamamı ya çarpıtılmış ya da cımbızlama yapılmış” diye konuştu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus