Kürtaj olan kadınlar anlatıyor (3): “Korunmanın bütün sorumluluğu neden bana ait?”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Aslı (*) 30’larının sonunda, kendi ayakları üzerinde duran genç bir kadın. İyi bir işi var, güzel bir semtte oturuyor, fena gitmeyen bir ilişkisi var. Fakat bir gün Aslı âdetinin geciktiğini fark ediyor. Bunun yanında bedeninde de değişimler gözlemliyor. Aslı o günleri şöyle anlatıyor: “Ben herhalde beşinci haftada fark ettim. Her tarafım şişmeye başladı. Âdetim saat gibi tıkır tıkırdır. O gecikti. O gecikince zaten hemen panikledim. Bir şişkinlik, bir rahatsızlık, genel bir gerginlik hali. Gergindim falan böyle, şüphelendim.”

Aslı bu belirtilerden sonra iki tane gebelik testi alıyor. Fakat ikisinde de sonuç pozitif çıkıyor.

 “Erkek arkadaşımın çok büyük sorumsuzluğu var”

Aslı, erkek arkadaşıyla korunmasız bir şekilde birlikte olduğunu anlatıyor. Fakat bu durumdan rahatsız olduğunu ve bunu söylediğini dile getiriyor: “Bu hamileliğin olduğunu hissettiğim anda ben çok sinirlendim. Çünkü onun çok büyük bir sorumsuzluğu olduğunu düşünüyorum. Onu birçok kereler uyarmıştım bu konuda. Tabii ki benim de sorumsuzluğum var. Ama onun biraz bastırması oldu açıkçası.”

Aslı ne hamile olduğundan şüphelendiği zaman ne de hamile olduğunu öğrendikten sonra bu durumu erkek arkadaşına söylüyor. Bu süreçte sadece arkadaşlarından destek aldığını anlatıyor: “Gideceğim, testi yapacağım. Ondan sonra gereği neyse arkadaşlarıma danışıp kendim halledeceğim. Çok net bir karar verdim. Bir de hamile kalınca çok garip bir şekilde kararlılık ve güç geliyor insana.”

“Ekonomik gücüm olduğu için olaylar bu şekilde gelişebildi”

Aslı hamile olduğunu öğrendikten hemen sonra kendisine güvenilir ve rahat bir hastane önermesi için bir arkadaşını arıyor. O da Aslı’yı özel bir hastaneye yönlendiriyor. Devlet hastanesine gitse bekâr bir kadın olarak hamile kalmasının yargılanacağını düşündüğü için oralara gitmeyi hiç düşünmediğini söylüyor: “O hastanede herhangi bir yargılama olmadı. Rahattı, sadece kadın doktor saygılı bir şekilde ‘Emin misin, bu konuda belki bir daha şansınız olmayabilir’ gibi bir şey sordu. Ben de ‘yok’ dedim. Ondan sonra operasyon için hemen gün kestik. Buradaki mesele tabii ki ekonomik gücüm vardı. O yüzden bu şekilde gelişebildi. Yoksa başka türlü gelişecekti ya da gelişmeyecekti. Bilmiyorum nasıl olacaktı.” Aslı, doktorun bu soruyu yaşından dolayı sorduğunu düşünüyor.

“Çocuk konusunda travmalıyım”

Aslı, çocuk konusunda travması olduğunu ve bir hamileliği kaldıramayacağını partnerine söylediğini şöyle anlatıyor: “Bu konuda geçmişimden dolayı zaten çok üzgünüm, travmalıyım çocuk konusunda. Ben sevgilim olan kişiye böyle bir durumu kaldırabilecek yapıda olmadığımı söylemiştim, uyarmıştım. Hassasiyetimi biliyordu. O yüzden de çok iyi olmadı.”

“Sevgilimin hoyratlığı beni çok örseledi”

Çocuk konusundaki travmasını zorlanarak anlatıyor Aslı. Eski sevgilisiyle çocuk sahibi olmaya karar verdiklerini, bu karardan sonra sevgilisini kaybettiğini anlatıyor: “Tam biz çocuk yapmaya karar verdiğimiz sırada sevgilim bir kaza geçirdi ve öldü. O yüzden benim için çocuk, hamilelik, kürtaj meselesi bambaşka bir boyutta. O sırada, o sevgilimin bu konudaki hoyratlığı ya da umursamazlığı, ihmali de beni çok örseledi. Kürtajdan sonraki tavrı da çok örseledi.”

Aslı, sevgilisini kaybettikten sonra evlat edinmeyi veya bir sevgilisi olursa onunla birlikte çocuk sahibi olmayı düşündüğünü söylüyor. Sonra ise bu düşüncelerden uzaklaştığını anlatıyor: “Sonra neden bilmiyorum o düşünceler aklımdan çıktı. Bu konuda pişmanlığım ve üzüntüm var ama. Mesela bazen çocuklarla ilişkilenirken zorlanıyorum. Çok üzüntü ve keder basıyor.”

Aslı, arkadaşlarından gördüğü desteği anlatıyor

Aslı, kendisine hastaneyi öneren arkadaşıyla kürtaja gittiğini, başka arkadaşlarından da destek aldığını anlatıyor: “Hastaneyi öneren arkadaşımla kürtaja gittim. Başka arkadaşlarıma da söyledim. O konuda şanslıyım ben. Çok sevdiğim kadın arkadaşlarım var. Bunları rahatlıkla paylaşabiliyorum. Onlar bana hep destek oldular. Tabii benim için çok büyük bir haberdi. Açıkçası büyük bir travmaydı.”

“Şapkanız çok güzelmiş”

Kürtaj günü gelip çattığında o gün çok endişeli olduğunu söylüyor Aslı. Kürtajdan sonra ise çok rahatlamış: “Kürtaj günü endişeliydim ve çok kaldırabilecekmişim gibi hissetmiyordum. Arkadaşımla hastaneye gittik. Bir odaya alıyorlar sizi. Rahat bir odaydı, tek başımaydım. Arkadaşımla birlikteydim. Sonra ameliyat odasına alındım. Oradaki doktorlar çok rahatlatıcılardı. Alışkınlar zaten büyük ihtimalle böyle şeylere. Anestezi uzmanı geldi. Onun güzel bir şapkası vardı. ‘Aaa şapkanız çok güzelmiş’ dedim. O sırada uyuyakaldım. Ne kadar sürdüğünü bilmiyorum, herhalde 15-20 dakika sürmüştür. Sonra da uyandım. Bir rahatlamayla uyandım. Çok büyük bir rahatlamaydı. Odada biraz dinlendim, sonra çıktık.”

“Birkaç hafta çok garip hissettim”

Aslı’ya kürtajdan sonra fizyolojik olarak bir rahatsızlık hissedip hissetmediğini soruyorum: “Birkaç hafta çok garip hissettim. Rahim bölgesinde âdet olmadan önce orada bir boşluk hissi, sancılanma hissi vardır ya onun üç hafta boyunca devam ettiğini düşün. Bayağı bir rahatsızlık hissiydi. Bir süre o his geçmedi. Bir de tam emin olmamakla birlikte kürtajdan önce bir tane düşük yaşadım galiba. Çok yersiz ve çok ağır bir âdet yaşadım. O yüzden düşük olduğunu düşünüyorum. Onun üzerine anladığım kadarıyla bir gebelik oluştu. Düşükten sonra gebe kalmak çok kolaymış, onu bilmiyordum ben. Üst üste bir rahminde hareketlenmeler olunca rahatsız hissettim.”

Aslı kürtaj sonrası kontrol için hastaneye gittiğinde endişe edilecek herhangi bir şey çıkmadığını söylüyor.

Eski partneri, Aslı’ya kürtaj olduğu için kızıyor

Psikolojik olarak kürtaj sonrasında zor bir dönemden geçtiğini söylüyor Aslı. Fakat bunun yanında eski partnerinden destek görmediği gibi, bir de üzerine öfkesine maruz kalıyor: “Kendisiyle büyük bir kavga ettik. Kürtajı olduktan sonra ona söyledim. ‘Senin bu konuda sorumluluk alman lazım’ dedim. O da çok sinirlendi. ‘Bana nasıl böyle bir şey yaparsın’ dedi. Onun haberi olmadan hamileliği sonlandırdığım için bunu söyledi. Sanki ben onu kandırmışım, kandırarak hamile kalmışım, sonra yine kandırarak hamileliği bitirmişim gibi davrandı.”

“Tecavüze uğramış gibi hissettim”

Aslı, eski partnerinin çocuk istemediğini, hatta bir ilişkiye hazır olmadığını söyleyerek ondan ayrılmak istediğini, bu yüzden öfkesine çok anlam veremediğini anlatıyor: “Birdenbire onun geleneksel ailevi damarı hortladı anladığım kadarıyla. Bir kontrolün mü elinden alındığını zannetti bilmiyorum. Açıkçası ben bu süreçte tecavüze uğramış gibi hissettim. Hem benim bütün uyarılarıma rağmen korunmadan birlikte olduğu için hem de vücudum işgal edilmiş gibi hissettim. Çünkü kendi iradem dışında bir şeyler oluyor. Tamam, benim sorumluluğum elbette var. Yakınlaşmayı reddedebilirdim. Ama uyarılara rağmen devam ediliyor.”

“Sana hiçbir şey olmadı, bütün riskleri ben aldım”

Aslı, bedeniyle ilgili kararı kendisinin almasının eski partnerinde büyük bir öfke yarattığını söylüyor: “Benim bedenime birtakım şeyler oluyor ama onun karar alıcısı olmam öfke yaratıyor. Eski partnerime ona hiçbir şey olmadığını, bunun psikolojik, fiziksel bütün risklerini kendi başıma aldığımı söyledim. ‘Ameliyat masasında ölebilirdim. Her şey olabilirdi’ dedim. Ona, yaşadığım travmadan sonra böyle bir şeyi kaldıramayacağımı zaten söylemiştim.”

Aslı, hamileliğini bir çatışmaya girileceği için eski partnerine söyleme ihtiyacı duymadığını söylüyor: “Bir an önce bu meseleyi bitirip onunla yaşamımı ayırmayı istedim.” 

Sonraki süreçte ise biraz terapi desteği aldığını anlatıyor Aslı. “Bu kadar sevdiğim bir insanın, bu kadar hoyratça davranması çok acıttı içimi. Çocuk meselesi çok duygusal bir mesele benim için. Etkisi çok uzun sürdü açıkçası.”

“Küçük bir Anadolu kasabasında yaşıyor olsaydım, deneyimim çok daha başka olacaktı”

Aslı, yakın çevresinde kürtajın sorun olarak görülmediğini söylüyor. Fakat başka bir yerde yaşasaydı deneyiminin çok daha farklı olacağının da altını çiziyor: “Biliyorum ki ben başka bir yerde yaşıyor olsaydım, mesela küçük bir Anadolu kasabasında yaşıyor olsaydım, benim deneyimim çok daha başka olacaktı ve çok daha fazla örselenecektim. Belki çocuğu doğurmak zorunda kalacaktım. Devlet hastanesine gidecektim belki. Bana pis pis bakacaklardı. O zaman çok daha başka bir hikayeyi anlatıyor olacaktım. Onu da biliyorum.”

“Korunmanın bütün sorumluluğu neden bana ait?”

Aslı, kürtaj konusunda kararın kişisel olduğunu ve herkesin bunu anlaması gerektiğini söylüyor. Doğum kontrolün yapıldığı, insanların doğum kontrol konusunda bilgilendikleri ücretsiz merkezlerin olması, kürtajın öncesinde ve sonrasında ücretsiz psikolojik destek alınması gerektiğini anlatıyor. Kadınların kullandığı doğum kontrol hapları için ise şunları söylüyor: “Doğum kontrol hapı bence çok sakıncalı bir şey. Ben mesela özellikle kullanmak istemiyorum bunu. Çünkü ben neden bedenime baskı yapayım ki? Sağlık riskleri yaratıyor. Belki benim şu andaki kalp sıkıntım yıllar önce kullanmış olduğum doğum kontrol hapları nedeniyle oldu, bilmiyorum. Dolayısıyla korunmanın bütün sorumluluğu neden bana ait olsun? Neden karşı taraf bu konuda canı hiç sıkılmadan yaşasın?”

“Bir çocuğu leylekler getirmiyor. Çocuğun nasıl olduğu belli”

Röportajı bitirmeden önce cinsel ilişkide korunma konusuna dikkat çekiyor Aslı. Korunmanın sadece kadının sorumluluğunda olmadığını, karşı tarafın da sorumluluk alması gerektiğini özellikle vurguluyor: “Bu konudaki hoyratlığı bizzat yaşadım. Hem çok duyuyorum, okuyorum, görüyorum. Korunma konusundaki isteksizlik bir tesadüf değil. Olayı yokuşa sürme, ihmal, sorumsuzluk. Bizim sizi eğitmemize gerek kalmadan siz kendiniz bu konuda bir düşünseniz iyi olur. Çünkü bir çocuğu leylekler getirmiyor. Çocukların nasıl olduğu belli. Bu konuda çocuksu bir şekilde ‘Ben bilmiyordum, nasıl da oldu, hay Allah!’ falan şeklinde yaklaşımlar bana biraz gaddarca geliyor açıkçası.”

*Röportaj yapılan kişinin ismi değiştirilmiştir.

Türkiye’de kürtaj 1983 yılında yasallaştı. Her ne kadar 10 haftaya kadar kürtaj yapılması kanunen yasal olsa da birçok devlet hastanesi kürtaj yapmıyor. Uzmanlar, 2012 yılında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı “Kürtaj cinayettir” açıklamasının ardından fiili bir yasak başladığını belirtiyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus