Yardım kampanyaları yasaklanan CHP’li belediye başkanlarından açıklama: “Halka yardım ulaştırma kararlılığımız sürüyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yayımladığı genelgeyle belediyelerin yardım kampanyası düzenlemesini yasaklaması ve hesapları bloke ettirmesi üzerine CHP’li 11 büyükşehir belediye başkanı ortak açıklama yaptı.

Yapılan açıklamada, “Bu hassas durumun, siyasî kamplaşma çabalarına alet edilmesini istemiyoruz. Biz 11 Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, sorumluluğumuzun bilincindeyiz ve bu tartışmalara asla girmiyoruz. Şu kara günlerinde arkalarında devleti görmek isteyen mağdurlara yetişmek bizlerin de üzerine düşen borçtur” denildi.

İçişleri Bakanlığı Bakanı Süleyman Soylu’nun yayımladığı genelgeyle belediyelerin yardım kampanyası düzenlemesini yasaklaması ve hesapları bloke ettirmesi CHP’li belediyeleri harekete geçirdi. Konuya ilişkin CHP’li 11 büyükşehir belediye başkanı adına yapılan ortak açıklamada, sözkonusu tartışmanın gereksiz olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi: “Çağın bu büyük felaketi karşısında, kamunun tüm kurumları olarak bir araya gelmek ve sorumlu davranmak gibi bir görevimizin olduğunun bilincindeyiz. Bu anlamda siyaset dışı davranmak bizler için bir tercih değil, açık bir mecburiyettir. Sözkonusu felaketi durdurmak, hasarları ortadan kaldırmak ve mağdur olanların mağduriyetine yetişmek için işbirliği yapmak, sadece kamu görevi değil, vicdani bir sorumluluktur.” 

“Vatandaşlarımızın talebi üzerine kampanya başlattık”

Açıklamada özetle şu ifadeler yer aldı: 

“Bizler de bu niyetle yola çıktık ve her türlü teşekkürü hak eden vatandaşlarımızın talebi üzerine kampanya başlattık. Belediye başkanları olarak görevimizi yaparken, felaketin büyüklüğü karşısında bütçemizi aşabileceğimizi öngördük. Çünkü devam eden bir salgınla karşı karşıyaydık ve hasarın nerelere ulaşabileceğini düşünüp tedbir geliştirmek durumundaydık. Bu nedenle insanlarımızın, işte böyle günlerde bizi bir kılan, millet kılan, kardeşlik ve dayanışma ruhuna güvenerek bağış çağrısı yaptık. Çanakkale’de düşmanına bile su verecek kadar merhamet sahibi milletimiz, kendi kardeşine elbette yetişecekti ve bizde elbette buna aracılık etmeyi emir sayacaktık. Ancak tamamen iyi niyetli ve samimi bu çağrımız karşılık bulmaya başlamışken, bu kampanyamız ‘Belediyeler bağış alabilir mi, alamaz mı?’ tartışmasının sonucu olarak durduruldu.

“Kim haklı kim haksız tartışmasına girecek durumda değiliz”

Belediyelerin ‘bağış’ kabul etmesi tamamen yasalken, İçişleri Bakanlığı’nın yıllardır belediyelerce yapılan uygulamayı ‘yardım’ kapsamına sokarak anlaşılması imkânsız bir gerekçeyle engellemesi, hiçbir fayda sağlamayacak, sadece yardım bekleyen vatandaşlarımızın mağduriyetini artıracaktır. Şunu yürekten ifade ediyoruz: Mağdur milyonlarca insanımıza yeni mağdurlar eklenirken bu konuda ‘kim haklı kim haksız’ tartışmasına girecek ve insanlarımız çare beklerken zaman kaybedecek durumda değiliz. Bu hususu kamuoyunun takdirine ve hukuka bırakıyoruz. Bu hassas durumun, siyasî kamplaşma çabalarına alet edilmesini istemiyoruz.

“Sadece elimizi değil, vücudumuzu taşın altına sokalım”

Yardım niyetiyle yola çıktıktan sonra doğabilecek siyasî kârı veya zararı hesaplayacak hâlde hiç değiliz. İnsanlarımızın mağduriyeti giderilsin de siyasî kârı kimin olacaksa olsun, o da önemli değil. Yeter ki bütün bir ülke olarak, bütün kurumlar olarak hep birden sadece elimizi değil, vücudumuzu taşın altına sokalım. Bizlerin ‘haklı-haksız’ kavgası yapmak yerine, ekmeksiz kalana ekmek götürmek, ihtiyacı olanın gururunu kırmadan cebine hayatını sürdürebileceği kadar para koyabilmek, aç açıkta bırakmamak, zor zamanına eşlik etmek, kardeşinin iyiliğiyle buluşturmak, yaralarımızı karşılıklı sarmak, birbirimize nefes olmak gibi bir önceliğimiz, kutsal bir görevimiz ve vazgeçilmez bir derdimiz var. 

“Sorumluluğumuzun bilincindeyiz”

Biz 11 Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, sorumluluğumuzun bilincindeyiz ve bu tartışmalara asla girmek istemiyoruz. Ülkemizin bir an önce bu felaketten kurtulması için, kentlerimizde etkilenmiş kim varsa, hiç ayrım yapmadan, en küçük hücrelere kadar ulaşıp, devletimizin diğer kurumlarıyla birlikte onların mağduriyetini gidermeyi amaçlıyoruz. Şu kara günlerinde arkalarında devleti görmek isteyen mağdurlara yetişmek bizlerin de üzerine düşen borçtur. Sözkonusu gereksiz tartışmayı tekraren kamuoyunun takdirine ve hukuka bırakırken, küresel yangına dönmüş salgın felaketi karşısında halkımızın yanında olacağımızı ve her türlü yardımı kendilerine ulaştırma konusunda kararlılığımızın sürdüğünün bilinmesini istiyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan : “Devlet içinde devlet olmanın bir anlamı yok”

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ise İçişleri Bakanlığı’nın belediyelerin yardım kampanyasını durdurmasına atıfta bulunarak şu açıklamayı yaptı: “Devlet içinde devlet olmanın bir anlamı yoktur. Bu bakımdan da bütün bu kampanyalar sadece devletimizin Cumhurbaşkanlığı makamının açıklamış olduğu birimler tarafından yürütülmektedir. Bunların takibi İçişleri Bakanlığı, valiliklerimiz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız tarafından yürütülmektedir. Burada birçok belediyelerimiz valiliklerimizin izni olmaksızın bu tür kampanyalar açacak olurlarsa işte o zaman bu devlet içinde devlet olma mantığıdır ki burada gücü dağıtmış oluruz. Buna da kimsenin hakkı yok, yasalar da buna müsaade etmiyor.”  

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus