Suudi Arabistan sermayesinin Newcastle United’a talip olması, Suud-Katar çatışmasını yeşil sahalara taşıdı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Lübnan gazetesi L’Orient le Jour, Suudi Arabistan‘ın ülkenin spor yatırımlarını artırmak için İngiltere Premier League’de mücadele eden Newcastle United kulubünün hisselerini satın almak istediğini yazdı. Habere göre, Suudi Arabistan, Suudi Kamu Yatırım Fonu (PIF) liderliğindeki bir ortaklık ile 380 milyon dolar karşılığında yüzde 80 hissesini satın alarak, kulubün yeni sahibi olabilir. Bu durumda kalan yüzde 20 hisse ise eşit bir şekilde İngiliz milyarderler Simon-David Reuben kardeşler ve iş insanı Amanda Staveley’in şirketi PCP Capital Partners arasında paylaşılacak.

Staveley, Ortadoğu’yla olan yakın bağları ile tanınıyor. Staveley ayrıca, 2008 yılında Manchester City’nin iş insanı ve Birleşik Arap Emirlikleri Başbakan Yardımcısı olan Şeyh Mansur bin Zayed al-Nahyane tarafından devralınmasında da rol oynadı.

Suudiler’in bu projesi, Veliaht Prens Muhammed bin Salman‘ın (MBS) Vizyon 2030 ekonomik çeşitlendirme planının bir parçası olarak görülüyor. Vizyon 2030’un amaçlarından biri de krallığın spor alanındaki yatırımlarını geliştirmesi. Bu kapsamda geçen şubat ayında Suudi Arabistan, spor, turizm ve yatırıma adanmış üç yeni bakanlık kurulacağını duyurmuştu.  

Körfez ülkelerinde spor jeopolitiği konusunda uzmanlaşmış doktora öğrencisi Raphaël Le Magoriec, Riyad’ın bu adımla ilk kez “Suudi topraklarında ‘gösteri’ sporunun dikkat çekerek tüketime teşvik etmesiyle spor etrafında bir ekonomi geliştirme” amacının dışına çıktığını söyledi.

Newcastle’ı satın almayı seçen Suudi Arabistan, Paris Saint-Germain’in sahibi olan Katar ve Abu Dabi Emirliği’nin yolunu takip ediyor.

Bu yatırım ayrıca, Suudi Arabistan ile Katar arasındaki çatışmayı İngiliz yeşil sahalarına taşıyor. Katar spor alanına büyük yatırım yapıyor ayrıca petrol sayesinde politik olarak da büyük bir etkiye sahip. Çarşamba günü Katar grubu BeINİngiliz Premier League yönetiminden Suudi temsilcilerinin Newcastle’ı yönetmek için “doğru kişiler” olup olmadığının belirlenmesi için anket yapılmasını talep etti. 

Çok sayıda spor etkinliğinin yayın haklarına sahip olan şirket, BeOutQ adlı bir korsan sistemin 2017’den bu yana kanalın görüntülerini uydu ile yayınladığını belirtti. Bu tarih, aynı yıl haziran ayında Riyad ve müttefikleri tarafından İran‘la çok yakın bağlar kurmak ve “terörizmi” finanse etmekle suçlanan Doha‘ya yönelik ambargonun başlatılmasına denk geliyor.

Peşinat ödendi bile

Newcastle, Suudi Arabistan tarafından satın alınması ile dünyanın en zengin kulüplerden biri haline gelirken mali anlamda zor zamanlar yaşayan spor sektörüne yeni bir soluk olacak. Daily Mail‘e göre satış henüz Premier League tarafından onaylanmamışken, konsorsiyum tarafından Newcastle’ın sahibi Mike Ashley’e 17 milyon sterlin bedelinde iade edilmeyen bir peşinat ödendi. 

Eğer Riyad başarılı olursa, gazeteci Cemal Kaşıkçı’ya 2018’de düzenlenen suikastın ardından kaybettiği imajını iyileştirme yolunda önemli bir adım atmış olacak.

Newcastle taraftarlarının bir kısmı bu durumdan mutlu olsa da olası bir satın almaya Suudi Krallığı’nın insan hakları ihlallerine karşı uyarı yapan sivil toplum kuruluşları karşı çıkıyor ve satışın İngiliz futbolunun imajına etki edeceğinin altını çiziyor. 

Uluslararası Af Örgütü‘nün İngiltere sorumlusu Kate Allen, Premier League Başkanı Richard Masters‘a yazdığı mektupta, “Bu sorunlar (Suudi Arabistan’da insan hakları) çözülene kadar, Premier League, prestijini ve cazibesini derin ahlaksız eylemleri örtmek için kullanmak isteyenler tarafından kullanılacaktır” dedi. 

Geçen şubat ayında kulubün devredilmesi konusundaki soruları yanıtlayan Richard Masters, bunun için bir kural olmadığını söylemiş, finansal açıdan bir dizi objektif testler olduğunu ayrıca yurtdışında ya da İngiltere’de suç olarak kabul edilebilecek faaliyetlerin dikkate alınacağını da belirtmişti.

Raphaël Le Magoariec, “Eğer kulubün Suudi Arabistan tarafından satın alınması engellenirse ateşle oynanmış olur” diyor. Manchester City’nin Abu Dabi tarafından satın alınmasını örnek göstererek, “Bu satınalma da sorgulanabilir ve diğer yatırımcıları korkutabilir” yorumunda bulunuyor.

Son haftalardaki konjonktür, Newcastle’ın Riyad’a satılması için oldukça cazip çünkü uluslararası camianın dikkati koronavirüs salgınına dönmüş durumda ve Premier League kulüplerinin mali durumları salgından ötürü maçların askıya alınmasıyla zayıflamış bir halde.         

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus