Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: 7 bin 428 sağlık çalışanı enfekte, maske kodu olmayan eczaneye gitmesin

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısının ardından basın açıklaması yaptı, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Tedbirler bu ay da devam edecek

Bakan Koca’ya önümüzdeki dönemde başlaması beklenen normalleşme süreci soruldu. Koca, “Normalleşmenin hangi tedbirlerle yapılacağıyla ilgili Bilim Kurulu’ndan birtakım görüşler alıyoruz. Özellikle bu ay boyunca birtakım tedbirleri devam ettirerek nasıl bir normalleşme yapılacağı ile ilgili hazırlıklar tamamlanınca, açıklamalar ilgililerce yapılmış olur” dedi.

“7 bin 428 sağlık çalışanı enfekte”

Sağlık Bakanı, “Sağlık çalışanı vaka sayınız, vefat eden sayınız nedir, sağlık çalışanlarının şehitlik taleplerini nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusunu ise şöyle yanıtladı: “Sağlık çalışanı enfekte sayımız 7 bin 428. Yani 1 milyon 100 bin sağlık çalışanımız içinde 7 bin 428 kişi. Vakalarımız içinde oranı yüzde 6,5’e yakın. Avrupa’daki ortalama yüzde 10-11’lerde. Gönül bu dönemlerde hiçbir çalışanımızın enfekte olmayıp, hiçbir çalışanımızın hayatını kaybetmemesini dilerdi. Çalışanlarımız için bu dönemde ne yapmamız gerekiyorsa bir gayretle yaptığımızı düşünüyorum ve hayatını kaybeden hem sağlık çalışanlarımız hem bütün vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum, yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyorum.”

“Maske kodu olmayanlar eczaneye gitmesin”

Sağlık Bakanı Koca, daha önce eczanelerde ücretsiz maske dağıtımı için gönderilen kodlarla ilgili bir soruya “Kendilerine mesaj gelmeyen kişiler için veya telefonu olmayan, kaydı olmayan kişiler için de eczaneye müracaat ettiğinde kimlik doğrulaması sonrası yeniden bir kod verilme durumunu da sağladık” yanıtını vermişti. Bu, kamuoyunda, maske kodu gelmeyen herkesin eczanelere giderek maske alabileceği şeklinde yorumlanmıştı. Medyascope, Koca’ya bu gelişmeleri hatırlatarak, “Bugüne kadar insanlara bazı kodlar gönderildi. Daha önce telefonuna kod gelmeyen insanların TC kimlik numaralarıyla eczaneden maske alabileceğini söylemiştiniz ancak pek çok kişi eczanelere gittiğinde sıralarının gelmediği için maskeleri alamadığını söylüyor. Bu konu nasıl çözülecek? Maske satışının yasaklanmasının yasal dayanağı neydi ve bu yasağın kaldırılmasını düşünüyor musunuz?” sorusunu yöneltti. Koca bu soruyu şöyle yanıtladı: “Maskenin Türkiye’de bedava dağıtılması hedefleniyor ve biz vatandaşın maskeye ücret vermesini istemedik. Dünyada da bu yaklaşımı sergileyen kimse yok. Maske üzerinden ne gibi mücadelelerin olduğunu da biliyorsunuz. Maske ile ilgili 20 ile 65 yaş arası herkese kod gönderiliyor. Bu kodla maske alınıyor. Dolayısıyla kendilerine kod gitmemiş vatandaşlarımızın eczaneye giderek sormaları gerekmiyor. Kendilerine kod geldiğinde eczaneye gitmelerini önemsiyoruz. Bu anlamda sorun olmadığını söylemek istiyorum. Maskeyle ilgili, şu an satışla ilgili değil, daha çok ücretsiz olması düşünülüyor.”

“Türkiye’nin başarısının sırrı: Tedbir, tespit, hızlı tedavi”

Salgının Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve İtalya’daki boyutuyla Türkiye’deki gelişmeleri kıyaslayan Koca, Türkiye’nin başarısının arkasında tedbir, tespit ve hızlı tedavinin yattığını söyledi. Bakan Koca, ilk olarak ocak ayında Bilim Kurulu’nu oluşturduklarını, salgının Türkiye’ye ulaşmasını geciktirdiklerini belirtti. Koca, daha sonra Türkiye’nin tedavide de farklı bir yol izlediğini söyleyerek, bağışıklık sistemini güçlendiren Hidroksiklorokin ve Favipiravir gibi ilaçların dünyanın aksine hastalara yoğun bakım ve entübe safhalarından önce verildiğini, bu sayede hastaların zatürreye yakalanma oranını yüzde 70’ten yüzde 15’e indirdiklerini anlattı.

Koca’nın açıklamasında diğer öne çıkanlar ise şöyleydi:

(Vaka ve ölüm sayılarının daha fazla olduğuna ilişkin iddia üzerine) “Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) kodlamasıyla bütün dünyanın verdiği şekliyle pozitif vakaları bildiriyoruz. Üç gün önce DSÖ’ye yazı yazdık, ‘Yanlış mı yapıyoruz’ dedik. 24 Nisan’da bununla ilgili bir sorun olmadığını bize söylediler.

“65 yaş üstü büyüklerimiz, çınarlarımız hiç olmazsa birkaç saat gezmeleri, dolaşmaları, araç kullanmadan yakın mesafe anlamında yapılabilir mi, böyle bir serbestlik sözkonusu olabilir mi, diye gündem oldu. Bununla ilgili daha net bir öneriye dönmedi. Bu da bir yaklaşıma gelirse o durumda zaten görüş olarak Cumhurbaşkanımıza da sunulmuş olur. Karar noktasına o durumda gelir diye düşünüyorum.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus