Kabil’in “küçük elleri” koronavirüse karşı haftada bir milyon maske üretiyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
Ortadoğu’da savaş muhabirliği yapmış Fransız gazeteci Jean-Pierre Perrin, Mediapart için kaleme aldığı yazısında koronavirüs salgınının Afganistan’ı nasıl etkilediğini anlattı. Özetini paylaşıyoruz.

Taliban ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında 29 Şubat’ta yapılan anlaşma, Afganistan’da barışı tesis etmeye yetmedi, 40 senedir savaş içinde olan ülkede saldırılar devam ediyor. Bunun yanı sıra, ülkede ciddi bir anayasal kriz yaşanıyor, her biri “demokratik olarak” seçilmiş olduğunu belirten iki cumhurbaşkanı birbiriyle çatışma halinde. Bu duruma ek olarak, İran sınırından ülkeye giren koronavirüs, sefalet ve azgelişmişlikten bunalmış halk tarafından, devletin “gülünç” sosyal imkanları nedeniyle yanıt veremeyeceği bir felaket olarak görülüyor.

Yaklaşık altı milyon nüfuslu kalabalık bir şehir olan Kabil‘de, yüzbinlerce “kargar rouzaneh” yani kol güçlerini kullanan sokak işçisi, hükümet tarafından dayatılan sıkı dışarı çıkma yasağı nedeniyle kendilerinin ve ailelerinin ihtiyaçlarını karşılamak için başka bir kanal bulamıyor. Fakat başkentte 27 Nisan’dan bu yana, Fransız sivil toplum kuruluşu Acted’in harekete geçirdiği “küçük eller” ordusu sayesinde haftada bir milyon koruyucu maske üretebiliyor ve 4 bin kadın da bu sayede para kazanabiliyor.

Acted’in faaliyet gösterdiği kuzey eyaletlerinde maskelerin yanı sıra, koruyucu kıyafetler de birkaç haftadır dağıtılıyor. Sağlıkçılara, polislere, belediye personeline ve esnafa 200 binden fazla maske ulaştırıldı. Kabil’de ise büyük çaplı dağıtım 28 Nisan Salı günü başladı.

Afganista’da ilk pozitif vaka mart ayının başında kaydedilmişken şu anda salgına dair güvenilir veri yok. Resmi istatistikler sadece bin vaka ve yaklaşık 30 ölüm olduğunu gösteriyor ama şimdiye kadar sadece 7 bin test yapılmış. 

Şu an için salgın, bölgede en çok İran’ı etkiledi. İran aynı zamanda bölgede virüsün yayıldığı ana kaynak. Afganistan, salgından İran kadar etkilenmedi fakat Herat‘taki durum felaket gibi görünüyor. 1980’lerden beri Afganistan ile çalışan Acted’in yöneticilerinden ve kurucularından Frédéric Roussel, eyaletteki durumu şöyle anlatıyor: “Bu şehir hakkında bilgi aldım ve fotoğrafları gördüm. Orada olan şey kesinlikle korkunç. Örneğin, gıda dağıtımı yaparken çocukları, Afganistan’ın yaşadığı kıtlık zamanında bile, bu kadar yetersiz beslenmiş görmemiştim. Kendi hallerine bırakıldılar, bu ülkede tamamen sıradışı bir durum. Afganistan’da çocuklar asla sokakta bırakılmıyordu. Bu şüphesiz, ülkeye İran’dan kaçan Afganlar ile alakalı bir durum.”

Afganistan’a virüs İran sınırından girdi. İran’da salgın başlayınca 200 binden fazla Afgan apar topar ülkeden kaçtı. Bu kişilerin büyük bir kısmı Herat eyaletinde küçük bir kasaba olan İslamkale üzerinden Afganistan’a giriş yaptı. Bu yüzden Batı Afganistan’ın büyük tarihi şehri şu anda salgından en çok etkilenen şehir durumunda.

Kabil’de hem tarihsel hem kültürel hem de dini olarak İran ile bağları olan, aynı zamanda ülkeldeki en fakir etnik grup olan Hazaralar’ın mahallelerinde salgın daha yaygın. Ancak Cumhurbaşkanı Eşref Gani‘nin ikamet ettiği saray bile, dünyanın en iyi korunan yerlerinden biri olmasına karşın koronavirüsten nasibini aldı. AFP tarafından görüşülen hükümet yetkililerine göre, son haftalarda saray çalışanlarından en az 32’sinin testi pozitif çıkmış. Güvenilir istatistikler olmasa bile, koronavirüs başkentin kalbinde diyebiliriz. Frédéric Roussel, bu nedenle, hızlı davranıp özellikle en yoksullara maske sağlamak zorunda kaldıklarını söylüyor: “Şehirlerde halk koronavirüsten korkuyor. Bu yüzden Afgan hükümeti, en azından Kabil’de, dışarı çıkma yasağını uygulama konusunda zorluk çekmedi. Fakat bu iki milyon gündelik işçi için açıklıktan ölmek demek. Bu nedenle, Dünya Sağlık Örgütü ve ABD’ye bağlı Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri tarafından önerilen modellere dayanılarak yapılan bu maskeleri çok kısa sürede üretmeye ihtiyaç duyduk. Maskeler pamuktan, yıkanabilir ve bir-iki hafta boyunca kullanılabilir.” 

Maskelerin yapımı için Acted, başkentten 4 bin kadın seçti, her biri çok kısa sürede terziye dönüştü ve kendilerine tahsis edilen bir dikiş makinesi, bir makas, bir metre ve bir ütü ile üretime başladılar. Kadınlara günlük 2 dolar ödeniyor, bu ücret Afganistan’da bir ailenin hayatta kalması için yeterli.    

Salgından sonra insani yardım kuruluşlarına karşı düşmanlık bitti

Şimdilik, Acted’in yardımları başta Kabil olmak üzere tüm kuzeyi kapsıyor. Taliban’ın kontrolü altında olan Afgan köylerinde ise çalışmıyorlar.

Salgının ülkede yol açtığı panik nedeniyle Taliban’ın elindeki bölgelerde bile, insani yardım kuruluşlarına karşı olan düşmanca tutum tamamen terk edildi. Taliban sözcüsü Suhail Shaheen, Twitter hesabında şöyle bir paylaşımda bulundu: “İslam Emirliği, sağlık komisyonu aracılığıyla, tüm uluslararası sağlık kuruluşlarına ve DSÖ’ye, koronavirüsle mücadelede onlarla işbirliği yapmayı ve koordine olmaya hazır olduğunu garanti ediyor.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus