Korona günlerinde çalışma hayatı (13) – AVM çalışanı anlatıyor: “Çok büyük risk alıyorum ama çalışmak zorundayım”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Levent*, İstanbul’un en kalabalık ilçelerinden birindeki bir alışveriş merkezinde (AVM) çalışıyor. Levent’in müdür yardımcısı olduğu mağaza, koronavirüs salgınından dolayı yaklaşık 54 gün kapalı kaldıktan sonra bu hafta çarşamba günü açıldı fakat mağaza çalışanları, pazartesiden beri işlerinin başında.

Çalışanlara maaşlarının yarısı ödeniyor

Çalışanlar, mağazanın kapalı kaldığı süre zarfında maaşlarının sadece bir kısmını alabilmiş. Levent’in çalıştığı firma da diğer birçok firma gibi İŞKUR destekli kısa çalışma ödeneğine başvurarak çalışanların maaşlarını ödüyor fakat Levent gibi bir yılı doldurmamış çalışanlar ödenekten faydalanamıyor. Levent bu mağazada çalışmaya başlayalı henüz yedi ay olduğu için devlet tarafından verilen günlük 39,24 TL’lik nakdi yardımı alıyor. Firma da çalışanların maaşlarının yarısına denk gelecek kadar avans veriyor. Çalışanlara, verilen avansın ileride geri istenmeyeceği ve maaşların kalan yarısının da yıl bitmeden yatacağı söyleniyor fakat Levent, firmanın sözünü tutacağından emin değil.

Levent’in çalıştığı AVM’deki mağazaların büyük bir kısmı henüz açılmamış. Yabancı girişimcilerin mağazaları ve butikleri kapalıyken yerli ve büyük perakendeciler açık. Levent, AVM’lerin açılması kararının da ani alındığını söylüyor: “Hızlı bir planlama oldu bizim için. Normalde 1 Haziran’da açılmayı planlıyorduk. Toplantılarda öyle konuşmuştuk. Ama birden karar değiştirdiler. İki gün içerisinde hızlı bir şekilde açıldık.”

“Mağaza eskisi kadar kalabalık değil ama yine de yoğun”

Levent, mağazanın eskisi gibi kalabalık olmadığını ama yine de yoğunluk olduğunu söylüyor. Kazançları ise hiç de fena değil: “AVM bugün düne göre daha kalabalık. Mağazada sürekli 10-15 müşteri oluyor. Tabii ki normal zaman gibi değil. Normalde çok daha kabalık olur. O zamanlar insanlar vakit geçirmek için de AVM’ye gelirlerdi. Şu an o insanlar yok. Sadece alışveriş yapmaya geliyorlar. Dünkü ciromuz normal zamanda kazandığımız hafta içi ciromuzun yüzde 80’i kadar. Aslında iş var.”

“İnsanlar beklediğimden daha temkinli”

Levent’in çalıştığı mağazanın girişinde müşterilerin ateşleri ölçülüyor, sonrasında dezenfektana yönlendiriliyorlar. Mağaza açılmadan önce de salgına karşı alınacak önlemler için sağlıkçılar ve iş güvenlik uzmanlarıyla hazırlıklar yapılmış. Levent, mağaza içinde hijyene dikkat edilmesi gerektiğiyle ilgili çok sayıda görsel kullandıklarını ve kurallara uymayan müşterileri uyardıklarını söylüyor. Her bir çalışana salgına karşı alınması gereken önlemlere uymaları gerektiğine dair bir tutanak bile imzalatılmış. Genel gözlemi ise müşterilerin kurallara uyduğu yönünde: “İlginç bir biçimde, beklediğimden daha temkinli insanlar. Belki bulunduğum AVM’nin konumundan da kaynaklı olabilir. İnsanlarda dikkat ve özen gözlemledim. Fakat tabii buna uymayan insanlar da var. Gelip neredeyse bana dokunacak kadar yaklaşan da var.”

Çalışanların yarısı bu dönemde çalıştıkları için endişeli

Levent, çalışma arkadaşlarının bazılarının salgına yakalanmaktan korktuklarını, bazılarının ise hiç endişeli olmadığını söylüyor: “Çalışanların yarısı endişeli, ‘Acaba hasta olur muyuz?’ diye. Gerçekten dikkat ediyorlar dezenfektan kullanıyorlar, eldivenlerini değiştiriyorlar… Ama bir kısmı da ‘Zaten evde çok sıkılmıştık, 50 gündür yatıyorduk’ diyor. Hafta başında çağırdığımızda çok mutlu olup gelen vardı.”

“Açılmasını hiç istemedim ama açmak zorunda kaldık”

Levent, aslında bu dönemde çalışmak istemiyor. AVM’lerin çok erken açıldığını düşünüyor ama çalışmak zorunda çünkü birçok kişi gibi Levent’in de gelir-gider dengesi çok kırılgan: “Şunu açıkça söyleyebilirim ki ben şu an çalışmak istemiyorum. Çünkü büyük risk, biliyoruz bunu. Ama hayatta kalabilmek için çalışmak zorundayım. Şu an AVM’lerin açılması için çok erken. Fakat şunu kabul etmeliyiz ki sosyal adaletsizlikten dolayı hepimizin ekonomik durumu çok kırılgan. Bu gerçeği kabul ederek şunu söylüyorum: Evet açılmasını hiç istemedim. Ama açmak zorunda kaldık. Keşke geç açılsaydı diyorum.”

*Röportaj yapılan kişinin ismi değiştirilmiştir.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus