Gazeteci Hassan Hassan: “IŞİD’e karşı baskılar artmazsa çok daha güçlü bir örgütle karşı karşıya kalacağız”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Ortadoğu’daki İslamcı gruplar ve örgütler üzerine araştırma yapan Suriye kökenli Amerikalı gazeteci Hassan Hassan, The Guardian için önceki lideri Ebu Bekir el- Bağdadi’nin öldürülmesinden sonra IŞİD’in nasıl güçlendiğini anlatan bir yazı kaleme aldı. Yazının çevirisini sizlerle paylaşıyoruz.

IŞİD, geçen iki ay boyunca Suriye‘nin ve Irak‘ın bazı bölgelerine büyük çaplı saldırılar gerçekleştirdi. Eski lider Ebu Bekir el-Bağdadi‘nin öldürülmesinden ve bölgedeki halifeliğin kaybedilmesinden altı ay sonra artan saldırılar, örgütün yeniden güçlenmesiyle ilgili korkuları diriltti. Örgütün gerçekleştirdiği eylemlerin artması oldukça endişe verici, çünkü buna zemin hazırlayan koşullar önümüzdeki aylarda da güçlenecek gibi görünüyor.

IŞİD topraklarını kaybettikten sonra iki ülkede gerçekleştirdiği saldırıları hiçbir zaman durdurmadı, fakat son operasyonlar daha kötü bir duruma işaret ediyor. Karadan gelen raporlar, örgütün gerçekleştirdiği saldırıların yanı sıra, Suriye ve Irak’taki köy ve banliyölerde görünür hale geldiğini ve bölge hareketliliğinin artığını gösteriyor.

Bazı saldırıların gerçekleştirilme şekilleri ise örgütün, hedef tahtasına koyduğu kişiler hakkındaki bilgilere erişebildiğini gösteriyor. Bu tür eğilimler grubun köklerini genişlettiğinin, kendisine yer oluşturduğunun ve saldırı düzenlemek için gerekli altyapıyı inşa ettiğinin işaretleridir.

Bu toparlanma yakın zamanda gerçekleşti. Musul ve Rakka‘daki IŞİD merkezlerinin kaybedilmesi ve buna karşın düzenlenen askeri harekatlar nedeniyle her iki ülkede de örgüt zayıflamıştı. Bu durum geçen ekim ayında Bağdadi’nin öldürülmesiyle en üst seviyeye ulaştı. Örgüt, liderlerinin öldürülmesinden sonra intikam almak için saldırı düzenleyemedi. ABD’nin Suriye’den çekilmesi ve Türkiye’nin bölgenin kuzeyinde gerçekleştirdiği askeri harekâtlar gibi önemli gelişmelerden yararlanamadı.

Ebu Bekir el-Bağdadi

Bu tür gelişmelerin, örgütün yeniden ortaya çıkması için zemin oluşturacağına dair uyarılar olmadı. Birkaç ay sonra örgüt kendini yeniden inşa etti ve halifeliğinin çöküşünden bu yana en aktif halini aldı.

ABD’nin bölgeden çekilmesinden sonra oluşan kaos ve Türkiye’nin bölgedeki faaliyetleri sebebiyle IŞİD’in güçlenmesi zaman aldı. Ayrıca örgüt, liderlerinin öldürülmesiyle bölgede oluşan kaos ortamı sırasında harekete hazır olsaydı şu an çok daha güçlü bir örgütle karşı karşıya olurduk.

Irak ve Suriye’de yaşanan gelişmelerle beraber IŞİD’in yeniden güçlenmesi için gerekli şartlar oluştu. ABD’nin çekilmesi, müttefikleri olan Kürt güçlerinin, Rusya ve Şam rejiminden, Türk operasyonlarını önlemek için yardım istemesine neden oldu. ABD geri çekilme kararından vazgeçtikten sonra bile daha önce uluslararası koalisyon tarafından kontrol edilen Suriye’nin üçte birlik kısmı Ruslar ile paylaşıldı. IŞİD’e karşı uluslararası yetki hem bölgesel açıdan hem de nüfuz açısından daraldığı için örgüt eskisi kadar hasar almamaya başladı.

Ekim 2019’da Irak’ta gerçekleştirilen kitlesel protestolar birkaç olayı tetikledi ve ülkedeki siyasi gerginliği artırdı. Ülkenin güneyinde gerçekleşen protestolar hükümeti istifaya zorladı ve Mustafa el-Kazımi başbakan seçilene dek ülkede siyasi durgunluğa yol açtı.

İran karşıtları tarafından yürütülen protestolar, ülkedeki ABD ve Şii güçleri arasındaki gerilimleri de artırdı. ABD ve İran arasındaki saldırılar nihayetinde Kudüs Gücü Komutanı İranlı General Kasım Süleymani’nin ve İran yanlısı Haşdi Şabi örgütünün Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi el-Mühendis‘in öldürülmesine yol açtı.

Kusursuz bir ortam olarak görünmesine rağmen, IŞİD etkisini yakın zamana kadar genişletemedi. İlk kayda değer çatışma 9 Nisan’da Suriye çölünde Palmira yakınlarındaki bir grup ve Suriye rejim güçleri arasında yaşandı. IŞİD bu olaydan sonra Irak’ta, Kerkük Terörle Mücadele İstihbarat Müdürlüğü’ne, Diyala’ya ve Salahaddin’e son yılların en etkili saldırılarını düzenledi.

IŞİD, güvenlik boşluğundan ve her iki ülkede de kendisine uygulanan baskıların azalmasından açıkça faydalandı. Yürütülen operasyonlar onu zorlayabilir ama örgütün ağlarını sökmez, bu süreç sabırlı bir terörle mücadele stratejisi gerektiriyor.

IŞİD daha yeni yeni güçleniyorken baskının artırılması durumunda bu kolaylıkla engellenebilir. Ancak sorun şu ki mevcut gidişatın gösterdiğine göre IŞİD, yerel güçlerden daha avantajlı görünüyor. ABD ve Irak kuvvetleri daha önce Musul‘da örgüte karşı uyum içinde mücadelede etmişlerdi. Ancak bugün iki güç arasındaki gerginlikler aynı mücadelenin tekrar ortaya konmasını zorlaştırıyor.  Nitekim ABD yakın zamanda Batı ve Orta Irak’taki taktik açıdan önemli birkaç üsten çekildi.

Başka bir deyişle, ABD’nin bölgedeki etkisi ve örgüte baskısı azaldıkça IŞİD’in güç kazanma şansı artıyor. Bu, mevcut durumu özellikle tehlikeli kılan bir etmen. Bu gelişmeler önümüzdeki zamanda devam ederse, IŞİD muhtemelen şimdi olduğundan çok daha güçlü olacak ve çok daha büyük bir tehdit haline gelecek.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus