Gezi Parkı eylemlerinin yedinci yılında Gezi aileleri anlatıyor: “Gezi umuttur, bir tarafımız eksik”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Mayıs 2013’te Gezi Parkı’nın Asker Ocağı Caddesi’ne bakan duvarının bir kısmı yıkıldı ve beş ağaç yerinden söküldü. 70 kişi ve Taksim Dayanışması üyeleri, parkın yıkılmasına tepki göstererek iş makinelerinin önünde durdu ve sosyal medya üzerinde toplanma çağrıları yapıldı. Bu çağrının ardından eylemciler çadır kurarak parkı korumaya çalışırken polisin biber gazlı müdahalesine maruz kaldı. 29 Mayıs sabahına gelindiğinde ise polis parkta kalanlara müdahale etti ve çadırları söktü. Bu müdahalenin ardından eylemciler yeniden çadırlarını kurdu ve parkta kalmaya devam etti. 30 Mayıs 2013’te ise polis tekrar müdahale etti ve eylemcilerden bazıları yaralandı. 31 Mayıs sabahı polis parka baskın düzenledikten sonra eylemler sadece İstanbul ile sınırlı kalmadı. Gezi eylemleri, Her Yer Taksim, Her Yer Direniş” sloganıyla İstanbul dışına çıktı ve eylemler 79 kente yayıldı. 

Eylemlerde 20 yaşındaki Mehmet Ayvalıtaş, 26 yaşındaki Ethem Sarısülük, 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz, 22 yaşındaki Ahmet Atakan, 21 yaşındaki Hasan Ferit Gedik, 15 yaşındaki Berkin Elvan, 22 yaşındaki Abdullah Cömert ve 18 yaşındaki Medeni Yıldırım hayatını kaybetti. Gezi Parkı eylemlerinin yedinci yılında Gezi ailelerinden Ali Ayvalıtaş, Sayfi Sarısülük, Emel Korkmaz, Emsal Atakan, Nuray Gedik ve Sami Elvan ile konuştuk. 

Ali Ayvalıtaş: “Gezi ruhu hiçbir zaman sönmeyecek, acımız dinmeyecek”

Mehmet Ayvalıtaş (20), Gezi Parkı eylemlerinde hayatını kaybeden ilk kişiydi. Gezi Parkı eylemlerinin yedinci yılında Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş ile konuştuk. Ayvalıtaş, 2 Haziran’da oğlu Mehmet Ayvalıtaş’ın anması olduğunu hatırlatarak Gezi ruhu hiçbir zaman sönmeyecek, acımız dinmeyecek” dedi. 

Dava süreci 

2 Haziran 2013 gecesi, Ümraniye’nin 1 Mayıs Mahallesi’nde yürüyen grubun üzerine doğru hızla giden aracın çarptığı Mehmet Ayvalıtaş’ın ölümü kayıtlara trafik kazası olarak geçti. Ayvalıtaş’a aracıyla çarpıp ölümüne sebep olan sanıklar Mehmet Görkem Demirbaş ile Cengiz Aktaş, taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma” suçlamasıyla 15 yıla kadar hapis istemiyle tutuksuz yargılandı. İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davaya sunulan bilirkişi raporunda, “Ayvalıtaş’ın kendi ölümünde asli ve tam kusurlu olduğu” tespiti yer aldı. İki sanığın olayda kusurlu olmadığı sonucuna varıldı. İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi’inde 21 Ekim 2019 tarihinde davanın karar duruşmasında sanıklar Demirbaş ve Aktaş “yüklenen suçta taksirlerinin bulunmaması sebebiyle” beraat etti. Mehmet Ayvalıtaş’ın annesi Fadime Ayvalıtaş da  Aralık 2013’te kalp rahatsızlığı nedeniyle hayatını kaybetti.

Sayfi Sarısülük: “Gezi’ye selam olsun! Çocuklarımızı unutmayacağız”

Ethem Sarısülük (26), 1 Haziran 2013’te Ankara’da yapılan eylemde polisin açtığı ateş sonucu vuruldu. Ağır yaralı olarak Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. 14 Haziran 2013 tarihinde ise Sarısülük yaşamını yitirdi. Gezi Parkı eylemlerinin yıldönümünde yedi yıl önce oğlunu kaybeden anne Sayfi Sarısülük ile konuştuk. Bu yıl koronavirüs nedeniyle anma yapamadıklarını söyleyen Sarısülük, Gezi’ye selam yolladı ve “Çocuklarımızı unutmayacağız” dedi. 

Dava süreci

Ethem Sarısülük’ü vuran silahın polis Ahmet Şahbaz’a ait olduğu balistik raporuyla kanıtlandı. Ankara 13. Sulh Ceza Mahkemesi, “meşru müdafaa sınırında kalması olasılığının varlığı” gerekçesi ile Şahbaz’ın tutuksuz yargılanmasına karar verdi. Dava 3 Eylül 2014’te sonuçlanırken, mahkeme heyeti, haksız tahrik indirimi, “iyi hal” indirimi ve takdiri indirimde bulundu ve Şahbaz’a verilen ceza bu indirimlerle 7 yıl 9 ay 10 gün oldu.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı cezayı az buldu, Şahbaz’a kasten öldürmeden ceza verilmesini istedi. Yeniden yapılan yargılamada, Aksaray Ağır Ceza Mahkemesi 19 Aralık 2016’da kararını açıkladı, Şahbaz’a 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası verildi. Hapis cezası, 10 bin 100 lira adli para cezasına çevrildi. 21 Mart 2018’de yeniden görülmesine başlanan davada, mahkeme, Şahbaz’a verilen para cezasının 15 bin 200 liraya yükseltilmesine hükmetti.

Emel Korkmaz: “Çocuklarımızı yaraladılar, çocuklarımızı katlettiler”

Ali İsmail Korkmaz (19) Gezi Parkı eylemleri sırasında 3 Haziran 2013 gecesi sivil ve polisler tarafından sokakta dövüldü. 38 gün komada kalan Korkmaz, 10 Temmuz 2013’te hayatını kaybetti. Gezi Parkı eylemlerinin yıldönümünde Ali İsmail Korkmaz’ın annesi Emel Korkmaz ile konuştuk. Gezi’nin haklı bir direniş olduğunu belirten Korkmaz, sonucunun kötü olduğunu söyledi. Korkmaz, “Gezi bizim onurumuzdur. Çocuklarımızı yaraladılar, çocuklarımızı katlettiler” dedi. 

Dava süreci 

Ali İsmail Korkmaz davasında biri polis beş tutuklu ve üç tutuksuz polis olmak üzere toplam sekiz sanık yargılandı. Savcı esas hakkındaki mütaalasında, tutuklu yargılanan polis Mevlüt Saldoğan hakkında müebbet, tutuksuz yargılanan iki polis sanık Şaban Gökpınar ve Hüseyin Engin için beraat, tutuksuz polis Yalçın Akbulut için 12 yıl ceza isterken ve İsmail Koyuncu, Ramazan Koyuncu, Muhammet Vatansever ve Ebubekir Harlar hakkında “yaralama” suçundan 8 yıl hapis cezası istedi. 

Mahkeme, cezaları “kasten yaralayarak ölüme sebebiyet vermek” suçundan verdi, iyi hal indirimi uyguladı. Tutuklu polis Saldoğan’a 10 yıl 10 ay, tutuklu dört kişiye üç yıl dört ay ceza verildi. Tutuklu bir kişi tutuklu kaldığı süre nedeniyle tahliye edildi. Tutuksuz üç polisten ikisi beraat ederken, bir polis 10 yıl hapis cezasına çarptırılıp tutuklandı.  

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 4 Şubat 2016’da yerel mahkemenin kararını usul yönünden bozdu. Yargıtay’a giden dosyada, 1. Ceza Dairesi, 22 Aralık 2016’daki kararında tutuklu polis memurları Mevlüt Saldoğan’a verilen 10 yıl 10 ay, sanık polis memuru Yalçın Akbulut’a verilen 10 yıl, serbest bırakılan fırıncılar İsmail Koyuncu, Ramazan Koyuncu ve Muhammet Vatansever’e verilen 6 yıl 8’er aylık cezaları onadı.

Ali İsmail Korkmaz’ın ailesi, Gezi Davas’ına “zarar gördüğü” gerekçesiyle katılma talebinde bulunan ve bu talebi kabul edilen hükümlü polis Mevlüt Saldoğan için Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) başvurdu. Gezi Parkı davasına bakan İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, Saldoğan’ın da ifadesine başvurdu, ardından mağdur sıfatıyla davaya katılmasına karar verdi.

Emsal Atakan: “Katiller dışarıda, adalet yerle bir olmuş”

Ahmet Atakan (22) Hatay’ın Armutlu Mahallesi’nde, 10 Eylül 2013’te Abdullah Cömert yürüyüşü ve ODTÜ direnişine destek eylemi sırasında polisin müdahalesi sonucu hayatını kaybetti. Gezi Parkı’nın yedinci yılında Ahmet Atakan’ın annesi Emsal Atakan ile konuştuk. Yedi yıl geçmesine rağmen hâlâ yargılamanın olmadığını belirten Atakan, “Katiller dışarıda, adalet yerle bir olmuş” dedi. 

Dava süreci 

Ahmet Atakan’ın öldürülmesinin üzerinden yedi yıl geçti fakat soruşturma henüz tamamlanmadı. Soruşturma tamamlanmadığı için de mahkeme aşamasına geçilemedi. 

Nuray Gedik: “Gezi’yi, evlatlarımızı unutmamalıyız ve onları yaşatmalıyız”

Hasan Ferit Gedik (21) 29 Eylül 2013’te İstanbul’da Gülsuyu Mahallesi’nde uyuşturucuya karşı yapılan yürüyüşte protestocuların üzerine ateş açılması sonucu vurularak hayatını kaybetti. Gedik’in annesi Nuray Gedik ile konuştuk. Gezi Parkı eylemlerinde yaralanan, canlarıyla bedel ödeyen çocuklara selam gönderen Gedik, “Gezi’yi, evlatlarımızı unutmamalıyız ve onları yaşatmalıyız” dedi. 

Dava süreci

İlk duruşması, 4 Eylül 2014’te görülen Hasan Ferit Gedik davası 15 Şubat 2018 tarihinde sonuçlandı. İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıklar Şahin Eren, Hakan Taşhan ve Doğukan Çep’in Hasan Ferit Gedik’e yönelik eylemlerinden ötürü, “kasten öldürme” suçundan 25’er yıl hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Şahin Eren diğer cezalarla birlikte toplam 48 yıl 5 ay, Hakan Taşhan 34 yıl 3 ay, Doğukan Çep de 35 yıl 4 ay hapis ile cezalandırıldı. Firari sanık Çep hakkında yakalama kararı çıkarıldı. 10 sanık ise beraat etti.

Sami Elvan: “Bir tarafımız eksik, benim çocuğum terörist değil”

Berkin Elvan (15), Gezi Parkı eylemlerinde 16 Haziran 2013’te yapılan müdahalede, Okmeydanı’nda gaz bombası fişeğiyle ağır yaralandı, 269 gün sonra, 11 Mart 2014’de yaşam mücadelesini kaybetti. Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan ile Gezi’nin yedinci yıldönümünde Berkin Elvan’ı ve Gezi’yi konuştuk. Bir seneye yakın hastanede mücadele verdiklerini, Berkin’in ölümünden sonra kendileri için başka bir mücadelenin başladığını, yedi yıldır adalet aradıklarını söyleyen Elvan, “Bir tarafımız eksik, benim çocuğum terörist değil” diye konuştu.  

Dava süreci 

Berkin Elvan’ın ölümünün üzerinden 2539 gün geçti fakat dava henüz sonuçlanmadı. Berkin Elvan davasında bugüne kadar 16 duruşma yapıldı. En son duruşma 5 Şubat 2020 tarihinde Çağlayan Adliyesi’ndeki İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Polis memuru sanık Fatih Dalgalı’nın olaydaki kusurunun tespit edilebilmesi için Jandarma Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı’ndan istenilen ek bilirkişi raporu geldi.  Yaralandıktan sonra hastanede üzerinden 11 adet torpil çıktığı ve “yasadışı eylemlerde bulunan gösterici grubun olduğu alanda bulunarak kendi güvenliği ile ilgili gerekli özeni göstermediği” iddia edilen raporda, 14 yaşındaki Berkin Elvan’ın “tali kusurlu olduğu” belirtildi. Bir sonraki duruşma tarihi salgın sebebiyle 23 Eylül 2020 tarihine ertelendi. 

Gezi Parkı davası: Altı yıl sonra açılan dava

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen  Gezi Parkı davasının ilk duruşması 24 – 25 Haziran 2019’da Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde yapıldı. 18 Şubat 2020 tarihinde, davanın altıncı duruşmasında verilen kararla yargılanan 16 sanığın 10’u, haklarındaki bütün suçlamalardan beraat etti, davanın tek tutuklu sanığı Osman Kavala ise tahliye edildi. Yurtdışında bulunan sanıklar hakkındaki yakalama kararı kaldırıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan mahkemenin kararına ilişkin “Gezi’yi karıştıran malum kişi içerideydi, bir manevrayla beraat ettirmeye çalıştılar. Hukukun her kararına elbette saygımız vardır ama bizim ve milletimizin gözünde Gezi’nin ve bu kalkışmanın önünde yer alanların hükmü asla değişmeyecektir” dedi. Erdoğan’ın açıklamalarının ardından Hâkimler ve Savcılar Kurulu, sanıklara beraat kararı veren İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi heyetindeki üç hâkim hakkında inceleme ve soruşturma başlattı.

Davadan beraat kararı çıktığında 840 gündür tutuklu olan Osman Kavala, tahliye edilmeden bu sefer başka soruşturmalar gerekçe gösterilerek tutuklandı. 

Mayıs 2013’te başlayan ve iki hafta devam eden Gezi Parkı eylemleri nedeniyle açılan davada sanıklara yöneltilen suçlar arasında, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “mala zarar verme”, “nitelikli yağma”, “tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması”, “kasten yaralama”, “Tabiat ve Kültür Varlıklarını Koruma Kanununa muhalefet” de yer alıyordu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus