Yargıya içeriden bakış (2) – Emekli Yargıç Mustafa Karadağ: “İhraç edilen FETÖ’cü hâkim ve savcıların göreve iade müjdelerini Pelikan grubunun verdiği söyleniyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

“Bazı dedikodular var. Pelikan grubu avukatı gölge başsavcı gibi çalışıyor. Başsavcı ile istişare ediliyor, eski Sovyetler’deki siyasi komiser gibi, onun oluru olmadan başsavcı hiçbir şey yapamıyor.”

Emekli Yargıç Mustafa Karadağ yukarıda yer alan sözleri nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın şikayetiyle ifadeye çağrıldı ve hakkında soruşturma başlatıldı. Medyascope özel yayınında konuşan Karadağ, “2010’dan beri yargı tamamen siyasetin elinde. Bazı olaylar görmezden gelinir, siyasilerin aleyhine bir dava açılamaz.  Ben ‘dedikodular’  olduğunu söyledim. Bir adliyede 100 hâkim-savcı odası var ise 85’inde bunlar konuşulur. Herkesin bildiği bir ‘sır’dır bu. Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu da Adalet Bakanı Abdülhamit Gül de şikayetçi bunlardan. Madem söyledik, dava açıldı o zaman bir adım daha öteye taşıyalım. Şöyle dedikodular da var: İhraç edilen FETÖ’cü hâkim ve savcıların göreve iade müjdelerini Pelikan grubunun verdiği söyleniyor” dedi.

“HSK’ya baktığımızda biri AKP’nin eski belediye meclis üyesi, diğeri MHP üyesi yani siyasi angajmanı olan insanlar”

Karadağ, Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) geçen hafta yaptığı hâkim ve savcı atamalarında AKP-MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı’nın etkisi olduğu iddialarına ise “şaşırmadığını” söyledi. Karadağ, “Benim görevde olduğum zaman 167 kopyacı hâkim ve savcıdan bahsedildi. Kopya çekerek göreve gelen hâkim ve savcılar. Bunların 40’ı ihraç edildi. Geriye kalanları nerede bunların? Merzifon AKP İlçe Başkanı ve eşi aynı puanı almışlardı ve sanıyorum onlar hâlâ görevde. HSK’ya baktığımızda da üyelere bakınca biri AKP’nin eski belediye meclis üyesi, diğeri MHP üyesi yani bunlar siyasi angajmanı olan insanlar” diye konuştu.

“HSK’da Alevi, muhafazakâr, Hakyolcu hesapları yapıldı, kimse bize yapılmadı demesin”

2014 yılındaki HSK seçimlerinde siyasi aidiyetlerin hâkim ve savcılar için açık açık konuşulduğunu belirten Karadağ şunları söyledi: “900 muhafazakâr varmış, içlerinden bir kısmı Hakyolcu, bir kısmı Nakşibendici, sosyal demokrat hâkim ve savcılar, Alevi yargıçlar, bunların hepsi söylendi. Bu hesaplar yapıldı, kimse bize yapılmadı demesin.”

“Alnı secdeye değenler değil mi? Onlardan düşman olur mu?”

2010 yılında dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in himayesinde bir liste oluşturduğunu söyleyen Karadağ, “O liste dönemin Başbakanı Erdoğan’ın önüne gittiğinde birileri, ‘Bu listede cemaat çok fazla var’ der, o da cevaben ‘Alnı secdeye değenler değil mi? Onlardan düşman olur mu?’ der” diye konuştu.

“Bu kadar tesadüf ancak kanıt olur”

Geçmiş dönemlerden beri Yargıçlar Sendikası çevresine baskı yapıldığını söyleyen Karadağ, ölüm orucunda hayatını kaybeden Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek ile ilgili sosyal medya paylaşımı yapan dört yargıca soruşturma açılması ile ilgili şunları söyledi: 

“Yargıçlar Sendikası’na yönelik basınç tesadüf olamaz. Biz buna şöyle diyoruz: ‘Bu kadar tesadüf ancak kanıt olur.’ Ayşe Sarısu Pehlivan, Yargıçlar Sendikası’nın mevcut başkanı, tabii ki konuşacak, yargıya ilişkin fikrini beyan edecek. Şimdi İbrahim Gökçek ile ilgili bir yargı kararı yok. Lafı eğip bükmeye gerek yok, İbrahim Gökçek masum öldü.”

“Biz nasıl ‘HSK yargıçların- savcıların teminatıdır’ diyebiliriz, yok öyle bir şey”

Karadağ, hakim ve savcıların fikir açıklama özgürlüğü tartışmalarına ilişkin şöyle konuştu:

“Yargıçlar konuşamaz mı? Bakın, siyasi partilerde görev alan, hatta aday adayı olan yargıçların tekrar göreve dönemeyeceğine ilişkin yasa var. Ancak siyasi partiye üye olmuş, bizzat açıklamalar yapmış kişiler var. Bu kişileri tutup yargıç yapacaksınız, sonra da hakimlerin tarafsızlığı, bağımsızlığı, güvenilirliği, saygınlığı diyeceksiniz.

Anayasada kişilere verilen görevler var. Örneğin, cumhuriyet savcıları… Bir tek adının önünde var cumhuriyet sıfatı. Cumhuriyet savcıları, bu cumhuriyetin değerlerine yapılan saldırıları eleştirdi diye siyaset yapmakla suçlanıyor. Bu suçlamayı yapanlar parti organlarında görev almış insanlar. Biz nasıl ‘HSK yargıçların- savcıların teminatıdır’ diyebiliriz, yok öyle bir şey.”

“İktidara en güçlü muhalefeti meslek odaları yapıyor, o yüzden barolar hedef haline geldi”

Baroların delege sistemlerinin değiştirilmesi ya da çoklu baro sistemine geçiş tartışmalarına ilişkin olarak da Karadağ, şu değerlendirmeyi yaptı:

“İktidara en güçlü muhalefeti sivil toplum örgütleri, meslek odaları yapıyor. Bütün muhalefetini hukukun içinde yapan, bitiremedikleri bir muhalefet var. Şimdi milletvekili seçimlerinde İstanbul ve Bayburt aynı sayıda vekille mi temsil ediliyor? Hayır, her il nüfusuna göre. Baroda da böyle durum. Önerdikleri sistemin neresi demokratik.” 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus