AKP’li ailelerin çocukları Ali Babacan’a nasıl bakıyor: “Umutluyum ama bir daha umutlarımın kırılmasına gücüm yok’’

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Aileleri AKP’yi destekleyen ve kendilerini muhalif olarak tanımlayan gençler, son zamanlarda çok konuşulan AKP kurucularından eski bakan Ali Babacan’ı ve 9 Mart 2020’de kurduğu DEVA Partisi‘ni yakından takip ediyor. Farklı inanç ve ideolojilere sahip olan bu gençlerin ortak noktası ailelerinin AKP’li ve muhafazakâr – İslamcı tabandan olması.

Daha önce oy kullanmış ve önümüzdeki seçimlerde ilk defa kullanacak bu gençlerin her biri AKP iktidarında büyüdü. İçlerinde hâlâ bir arayış içinde olanlar da CHP’ye veya HDP’ye oy verenler de bulunuyor. Ailelerinden farklı siyasi görüşleri olan bu gençler beklentilerini ve görüşlerini Medyacope’a anlattı.

Ahmet(*) 21 yaşında ve bilgisayar mühendisliği mezunu. Ali Babacan’ın gençlere olan özel ilgisini, iktidarın ailesi AKP’li olmasına rağmen muhalif olan veya eskiden AKP’li olan gençleri kaybetmiş olmasıyla ilişkilendiriyor:

‘’Ekonomi bakanı olduğu zamanki refah dahil tamamen bir hype (yutturmaca) olduğunu düşünüyorum. AKP içinden çıkmış olmasının pek önemi yok. Ali Babacan’ın sıkıntısı yeni partisini de AKP ile doldurması. Çok iyi bir siyasetçi. Büyük ihtimal ile Erdoğan’dan sonra sağ tarafın temsilcisi olacak. Ama ben olumlu düşünmüyorum. Babacan ve DEVA Partisi’nin veya AKP’den ayrılan diğer siyasetçilerin büyük çoğunluğunun sunmaya çalıştıkları şey ‘Milleti kucaklamak’ oluyor. Ama bunu sadece seçim sonrasına kadar yapacaklarını artık biliyoruz. Recep Tayyip Erdoğan’ın 2002 önceki konuşmaları öyle konuşmalar ki şu an hiç tanınmayan bir parti lideri dahi çıkıp benzer konuşmalar yapsa olumlu tepkiler alır. Babacan da buna benzer şeyler yapıyor. Gençleri ortaya atıyor oluşu, sürekli gençlik vurgusu yapıyor oluşu daha önce bulunduğu partisinin -yani AKP’nin- kesinlikle gençleri kaybetmiş olmasından kaynaklı. Recep Tayyip Erdoğan dahil olmak üzere herkes AKP’nin sonunun artık geldiğinin farkında.’’

‘’HDP’yi PKK olarak göster, CHP’yi HDP olarak göster. Sonra da CHP’yi her şeyin suçlusu ilan et’’

Ahmet, özgürlüklerinin elinden alındığını ve gençlerin bunu unutmalarının mümkün olmadığını söylüyor:

‘’Gençler özgürlüklerinin elinden alınmasını unutmaz. Biz küçükken televizyonda siyasetçiler eleştirilirdi. İnsanlar çıkar haber programlarında karşılıklı konuşurdu, tartışırdı, kavga ederdi. Şimdi bir milletvekili, usulsüz yaka paça ediliyor, doğru düzgün bu haksızlıkların karşısında duran yok. Cidden çok üzücü. Ana algoritma şu şekilde: HDP’yi PKK olarak göster, CHP’yi HDP olarak göster, sonra CHP’yi her şeyin suçlusu ilan et. Sosyal medyadan bu tarz söylemleri yapanların paralı trol orduları olduğunu hepimiz artık biliyoruz.’’

Zeynep(*) 22 yaşında, İstanbul Üniversitesi’nde sosyoloji okuyor. Ailesi AKP’li olmasına rağmen kendisi bir muhalif. Aile yapısının hiçbir konuda hayatını etkilemesine izin vermediğini söyleyen Zeynep, mücadelesini siyasi olarak farklı düşündüğü ailesine karşı da vereceğini belirtiyor:

‘’Ali Babacan’ın genç erkeklerle çektirdiği bir fotoğraf vardı. O fotoğrafta  kadın olmaması beni üzmüştü. Daha sonra çıktığı programlarda DEVA Partisi’nin ağırlıklı olarak kadınlardan oluştuğunu söylemesi benim için önemliydi. Eminim ailem Babacan’a oy verdiğim için beni vatan haini ilan edecek. Yine de aile yapımın hiçbir konuda hayatımı etkilemesine izin vermediğim gibi mücadelemi siyasi olarak farklı düşündüğüm için burada da vereceğim.’’

“Babacan’ın özgürlük üzerine konuşması hepimizin içine dokunuyor”

Babacan’ı özellikle özgürlük üzerine söylediklerinden sonra DEVA Partisi’ni yakından izlemeye başladığını söyleyen Zeynep,  çocukluğundan beri ilk defa bağırmadan konuşan bir siyasetçi gördüğünün altını çiziyor. Bu bile, Babacan’ı bir umut olarak görmesine yetiyor:

‘’Ben ailesi AKP’li, evde Tayyip Erdoğan’ın akşam haberlerde bağırarak verdiği demeçleri, konuşmaları yemek sofralarında dinleyerek büyümüş bir çocuğum. Siyaset nedir, siyasetçi kimdir sorularının cevabı hep kaos benim için. Ama şimdi Ali Babacan’ı dinliyorum. Özgürlük üzerine söyledikleri hem benim hem de eminim ki benim yaşıtım herkesin içinde bir yerlere dokunuyor. Çünkü bu iktidarın bizden çaldığı aslında en büyük şey özgürlüğümüz. Para değil, doğa değil. Parayı kazandık, doğaya kendimizi affettirdik diyelim. Gençliğimiz ve çocukluğumuzu nasıl kurtaracağız? İşte bu bizim en büyük zaafımız ve kanayan yaramız. ‘Rahatça tweet atabileceksiniz’ diyor mesela. Bunun benim için ne kadar büyük bir umut olduğunu kelimelerle anlatamam. Bir hayat ve bir gençlik borcu var bu ülkenin yöneticilerinin bizlere, bana.”

‘’Umarım her kadına yeni bir yaşam alanı oluşur’’

Zeynep, ailesi AKP’li olup kendisini muhalif olarak tanımlayan gençlerin azımsanmayacak kadar fazla olduğunu düşünüyor:

‘’Ali Babacan AKP’den ayrıldı ve AKP’nin çöküşü başladı. Ailelerimizin bunu görmesi, kabullenmesi imkansız. Ama unuttukları bir şey var. Biz AKP’li anne ve babaların yetiştirdiği ama yine de son derece muhalif olan çocuklarız. Kimse bizi ve sayımızı küçümsememeli. Çok fazlayız. Ali Babacan ile ilgili hangi arkadaşımla konuşsam kimse tamamen olumsuz ve reddedici değil. Belki yaşlılar için böyle olabilir. Ama artık muhalif gençler de eskisi gibi keskin ve net çizgilerde durmuyor. Bunları hep iyi okuyup, iyi değerlendirmek lazım.’’

Zeynep DEVA Partisi’nin onun için bir umut olduğunu söylüyor:

‘’Ben umutsuz bir insan değilim, hep iyi düşünmeye çalışırım. Ama bu yaşadıklarımız beni bile ‘Artık bitti, düzelmeyecek’ dedirtmişti. Şimdi bir umudum var ama bir daha kırılıp, boşa çıkarılmaya gücü yok. Umarım her kadına, her insana ‘DEVA’ olur ve bizler için yeni bir hayat mümkün olur.’’

Ferit(*) 23 yaşında ve babasıyla birlikte çalışan bir genç. Ailesinin, çocukluğundan beri AKP’li olduğunu ama yaşanılan ekonomik sıkıntılar ile birlikte onların da fikirlerinin değişmeye başladığını gözlemlediğini anlatıyor:

‘’Ailem kendimi bildim bileli AKP’li. Ama son zamanlarda görüşleri değişti. Değişmesinin sebebi de artık ülkede bariz zararlar ve ekonomik olarak çektiğimiz sıkıntıların artması. Babam ticaretle uğraşıyor ve paranın değer kaybetmesi onu büyük vurdu. Sadece ticaret değil, yapılan en ufak alışveriş dahi göze batar oldu. Ailem daha önce AKP yönetiminin dış sorunlarıyla ilgilenmiyordu. Ama zamanla ibre yurt içine de dönmeye başladığında artık bir şeylerin değişmesi gerektiğini düşünmeye başladılar.’’

‘’Ali Babacan’ın partisi adaletin ve halkın yanında duracak’’

‘’Ali Babacan hakkında düşüncelerim ilk olarak YouTube’da o çok izlenen videolarıyla şekillendi. Daha sonra zamanla araştırmalar yaptım. Özelikle partisindeki adamları tanımaya çalıştım. Kimler, nerelerden gelmişler diye. Belki insanlarla iletişim kurması çok zaman alacak. Çünkü mevcut iktidardan 2015 senesinde ayrılmış. Bu yüzden karşıt görüşlülerin direkt ısınabileceği biri olarak gözükmüyor ama sahip olduğu görüşleri ele aldığımızda bence tam bir liberal demokrat. Aslında bu yüzden benim saygımı kazandı. Yani parti de ekonomik ve siyasal anlamda liberal bir çizgide olacak. Adalet ve halkın yanında duracak.’’

“Çocukluğum ve gençliğim boyunca, hayal ettiğim her şeyi zorlaştıran bir partiye hizmet etmiş insanlara oy vermem

Murat(*) 25 yaşında ve özel bir şirkette çalışıyor. Ali Babacan’a oy vermeyeceğini söyleyen Murat, özgürlük ve hak mücadelelerine göz yummuş insanların yeniden güç sahibi olduklarında da eski alışkanlıklarını sürdürmelerinden endişe duyduğunu anlatıyor:

‘’25 yaşındayım. Okuma yazma öğrendiğimden beri iktidar hep aynı. Yetiştiğim aile ortamında herkes AKP’ye oy veriyor. Oy vermekten de öte her koşulda savunuyorlar. Öyle ki, ekonomik baskılar ve sıkıntılar yüzünden bunalıma giren ve hayatını kaybeden babam, 35 yıllık sigortalı çalışma deneyimine rağmen fabrikada asgari ücret karşılığı çalışıyordu ve 50 bin liradan fazla kredi kartı borcu vardı vefat ettiğinde. Bense AKP’ye hiç oy vermedim. Yakın zamanda kurulan ve siyasi etkisini ortaya koymaya çalışan Ali Babacan’ın DEVA Partisi’ne de oy vermeyi düşünmüyorum. Geçmişten bu yana AKP’den ayrılan insanlar hakkında ailemin yorumu hep ‘Erdoğan’a ihanet ediyorlar’ şeklindeydi. Ve hiçbirine yakın hissetmediler. 

Benim nedenimse, çocukluğum ve gençliğim boyunca, hayal ettiğim her şeyi zorlaştıran bir partiye hizmet etmiş insanlara oy vermemin sözkonusu olmadığı yönünde. İktidarın bir parçasıyken özgürlük ve hak mücadelelerine göz yummuş insanların, tekrar güç sahibi olduğunda da göz yumacağından ve eski alışkanlıklarını sürdüreceğinden eminim.’’

(*) Gerçek isimler kullanılmamıştır.

Röportajlar Ankara, Muğla ve İstanbul’da yaşayan gençlerle, 8-11 Haziran 2020 tarihlerinde WhatsApp üzerinden yapıldı.

AKP’li ve muhafazakâr – İslamcı ailelerin çocuklarının, Ahmet Davutoğlu ve Gelecek Partisi’ne nasıl baktıklarıyla ilgili röportajlarımızı da 15 Haziran 2020’de yayınlayacağız.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus