Erkek şiddetine uğrayan kadınlar anlatıyor (5) – Hüsne Kökoğlu: “17 yaşında tecavüzcümle evlenmek zorunda kaldım”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Hüsne Kökoğlu, 13 yıl önce birlikte olduğu erkeğin kendisine tecavüz etmesiyle ona kaçmak ve onunla evlenmek zorunda kaldı. Evliliğinden üç sene sonra ise 14 yaşındaki başka bir kız çocuğuna daha tecavüz eden erkek cezaevine girdi. Evliliğini bitirmek isteyen ve şu an boşanma aşamasında olan, erkeğin ailesinden ölüm tehditleri alan Kökoğlu’nun 13 yılını kendisiyle konuştuk. 

“Bana tecavüz etti, ben de kaçmak zorunda kaldım”

30 yaşındaki Hüsne Kökoğlu, 13 yıl önce evli olduğu erkek ile Kayseri’de, arkadaşı vesilesiyle tanıştı ve iki aylık bir ilişkisi oldu. O zaman kendisi 17, birlikte olduğu erkek ise 28 yaşındaydı. Birlikte olduğu erkek iki aylık ilişkinin sonunda Hüsne Kökoğlu’nu cinsel birlikteliğe zorladı ve Hüsne bu olayın ardından o erkeğe kaçmak zorunda kaldı.

“17 yaşında tecavüz ettiği için evlenmek zorunda kaldım. Kaçarak ailesinin yanına gittik. Ailesi ilk başta bana ‘Kaçanın arı, namusu olmaz’ dedi. Evlendiğimiz zaman bu durumu konuşmak istediğimde bana ‘Sen de düzgün kadın olsaydın da gelmeseydin, sen çok mu düzgünsün’ diyordu. İlk evlendiğim zaman da şiddete uğradım. Komşuya bile gitsem dayak yiyordum. Kendisi çalışıyordu, çalıştığı yerde sürekli kadınlarla görüşüyordu. Ben başkasıyla görüşsem adım ‘o….u’ olacak, kendisi yapınca ‘Erkektir yapar.’ Beni ‘Telefonlarımı karıştırıyorsun, konuştuklarıma karışıyorsun’ diye çok dövdü, hakaretleri zaten hep oluyordu. İlk evlendiğimiz zaman kapıya çıksam dayak yiyordum.

“Evliliğimizin üçüncü yılında 14 yaşındaki çocuğa tecavüz etti ve cezaevine girdi”

Hüsne Kökoğlu’nun üç çocuğu var. Evliliklerinin üçüncü yılında evli olduğu erkek, 14 yaşında bir kız çocuğuna tecavüz ediyor ve beş sene cezaevinde kalıyor. Kökoğlu, o zaman daha yeni doğum yaptığı için erkeğin yanında durmak zorunda kaldığını anlatıyor:

“Evliliğimin üçüncü yılında 14 yaşında bir kız çocuğuna tecavüz etmiş, bu yüzden beş sene cezaevinde kalmıştı. Benim o zaman tutunacak dalım yoktu. Daha yeni doğum yapmıştım, gidecek yerim de yoktu. Başkasına da tecavüz ettiğini duyduğumda onunla devam etmeye mecbur kaldım. Düşünsenize bana, ‘Eşin tecavüzden içeri girdi’ diyorlardı. Sürekli ağlıyordum, ‘Neden yaptı’ diye düşünüyordum. Bana tecavüz ettiği günler aklıma geldi. Psikolojim altüst olmuştu.”

“En küçük kızımın kendisinden olduğunu kabul etmiyor”

Kökoğlu sonraki süreci şöyle anlatıyor:

“En küçük kızım eşim izne geldiği zaman oldu. Kızıma da bana da iftira attı, ‘Benden değil’ dedi. O da yetmedi eşim, kızımın kendi dedesinden (90) olduğunu iddia etti. O cezaevindeyken kendi dedesi bizimle kalıyordu bu yüzden bana ‘Dedemle birlikte oldun, kız dedemden’ dedi.”

Kökoğlu’nun boşanma aşamasında olduğu erkek, başka bir kadınla birlikte dini nikâhlı olarak yaşıyor ve o kadın da hamile. Erkeğin ailesi ise kendisinin de biriyle dini nikahla yaşadığını iddia ediyor, fakat Hüsne böyle bir şey olmadığını söylüyor. 

“Seni öldürürüm”

Şu an hiçbir desteği olmayan ve ailesiyle görüşmeyen Hüsne Kökoğlu’nun ailesi çocukları yanında getirmemesi koşuluyla kendisiyle görüşeceğini söylüyor fakat o, çocuklarını bırakmak istemiyor. Boşanma aşamasında olduğu erkeğin ailesi ile çok yakın oturduklarını söyleyen Hüsne, ailenin sürekli kendisini rahatsız ettiğini ve tehditlerde bulunduğunu ekliyor. Geçen sene boşanma davası açan Hüsne Kökoğlu’nun davası koronavirüs salgını sebebiyle 2020’in Eylül ayına ertelendi.

“Desteğim yok, ailem yok… Arada sırada çalışıyorum. Kaldığım ev onlara ait olduğu için evden çıkmamı istiyorlar ama ben hakkımı aramak istiyorum zaten gidecek bir yerim de yok.  Kendisi bana boşanma davası açmadı ben de geçen sene boşanma kararını verdim. Açtıktan sonra hiç huzur vermediler, bütün aile bana psikolojik şiddet uyguladı. Dedesi bile ‘Beni dövdü’ diye iftira attı. Kaynım da gelip bana ‘Seni öldürürüm’ diye tehdit ediyor. Evden çıkmam için elektriğimi, suyumu kestiler. Kaymakamlığa başvurdum, bunları hallettim. Hiçbir hak talep etmeden evden gitmemi istiyorlar. Ben de boşanana kadar bu evde kalmak istiyorum.”

“Kapıma kirli çocuk bezi bırakıyorlar”

Evliliği boyunca sadece evli olduğu erkekten değil, kayınpederinden, kayınvalidesinden, eltisinden ve görümcesinden de psikolojik ve fiziksel şiddet gören Hüsne Kökoğlu, ailenin şu anda kendisine çok yakın oturduğunu ve kendisini mücadelesinden vazgeçirmek için her şeyi yaptığını anlatıyor:

“Çocuklarıma bile psikolojik şiddet uyguluyorlar. Kayınvalidem yani çocuğumun babaannesi geçen gün sokakta oğluma ‘o…u evladı’ diye bağırmış. Düşünebiliyor musunuz? Ailesi bize çok yakın oturuyor, kapıma geliyorlar, terliğimi çalıyorlar, kirli çocuk bezi bırakıyorlar; elektriğimi, suyumu kesiyorlar. ‘Yıldırmak mı? Her şeyi yaparız’ diyorlar. Ama ben boşanana kadar bu evden çıkmayacağım.”

“Hakkımı savunacağım ve bana tecavüz ettiği için suç duyurusunda bulunacağım”

Hakkını savunmaktan vazgeçmeyeceğini söyleyen Kökoğlu yetkililere şöyle sesleniyor:

“13 yıl önce bana tecavüz ettiği için de hakkında suç duyurusunda bulunacağım. Yetkililere sesleniyorum, sesimi duyun.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus