Ekonomi Tıkırında (72): Güven

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Ekonomi Tıkırında’nın 72. programında Sedat Pişirici, ekonomik faaliyette güven duygusunun öneminden hareket ile Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayınladığı güven endeksi verilerini değerlendirdi.

Yayına hazırlayan: Engin Deniz İpek 

İyi haftalar. Bugün sizinle güveni konuşacağım. Eylül 2019’da, o ayın sonlarına doğru bir kez daha konuşmuştuk bu konuyu. O zaman başlığımız, “Güvenmek veya güvenmemek”ti. Aradan bunca ay geçti, konu tekrar gündemimizde. 

Dil Derneği’nin Türkçe sözlüğü, “güven”i şöyle tanımlıyor: “Kendine, değerlerine inanmaktan kaynaklanan yüreklilik; birine inanma ve bağlanma duygusu.” 

Güven, hayatın her alanında önemli. Güvenirken ince eleyip sık dokumalı insan, önüne gelene güvenmemeli. Boşu boşuna güven beslemeli, yoksa güvendiğiniz dağlara kar yağabilir. Güven hayatın her alanında önemli dedim ya özellikle ekonomide de çok önemli bir duygu güven. İş kurarken, iş yaparken, işi büyütmeyi planlarken güven şart. Neye güven? Ekonomik ortama güven, ekonomik istikrara güven, ekonomik verilere güven, ekonomi yönetimine güven, siyasi iktidara güven, siyasi kararlara güven, siyasi liderlere güven. Ekonomik ve siyasi kararların akşamdan sabaha değişmeyeceğine güven. Ekonomik ve siyasi kararların bugünden yarına değişmeyeceğine güven. Tedarikçiye güven, müşteriye güven, ortağına güven. Arkandan iş çevrilmeyeceğine güven, sırtından hançerlenmeyeceğine güven. Çoluğunun çocuğunun aç ve açıkta kalmayacağına güven, işini kaybetmeyeceğine güven. Okulunu bitirince iş bulabileceğine güven. Cebindeki para ile ay sonunu getirebileceğine güven. Ay sonunda çalışanlarının maaşlarını ödeyebileceğine güven. Kredi alabileceğine güven, aldığın krediyi geri ödeyebileceğine güven. Güven, güven… 

Bu ekonomik güven o kadar önemli ki, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) her ay bunun endekslerini yayınlıyor. Önce tüketici güven endeksini yayınlıyor TÜİK. Onun ardından, ondan birkaç gün sonra sektörel güven endekslerini yayınlıyor. Ay sonunda da bunları bir araya getirip ekonomik güven endeksini açıklıyor. TÜİK’in her “güven endeksi” duyurusunda yer alan sabit bir de açıklaması var. O açıklamaya göre, endekslerin ve endeks değerlerinin yüzden büyük olması iyimserliği, yüzden küçük olması ise kötümserliği gösteriyor. TÜİK, 22 Haziran 2020 Pazartesi günü, tüketici güven endeksinin Haziran 2020 verisini 62,6 olarak açıkladı. Kurum, tüketici güven endeksi çalışmalarını Merkez Bankası işbirliği ile yürütüyor. Tüketici güven endeksi, mayısta 59,5’tu. Mayıstan hazirana göre yüzde 5,2 oranında bir artış söz konusu ama yine de endeks 100’ün altında. Bu da, TÜİK’e göre tüketici güveninde kötümser durumu gösteriyor. 

Tüketici güven endeksinin alt değerlerinde de durum farklı değil. Genel bir artış görülmekte birlikte hepsi 100’ün altında. Gelecek 12 aylık döneme ilişkin genel ekonomik durum beklentisi endeksi 85,5.. Hanenin maddi durum beklentisi endeksi 79,9. İşsiz sayısı beklentisi endeksi 62,1. Tasarruf etme ihtimali endeksi 23,1.

TÜİK, 24 Haziran 2020 Çarşamba günü de sektörel güven endekslerinin Haziran 2020 verilerini açıkladı. Buna göre, güven endeksi, hizmet sektöründe 55,5, inşaat sektöründe 78, perakende ticaret sektöründe 86,4. Hepsi 100’ün altında, bu da kötümserliğe işaret.

TÜİK, bugün de ekonomik güven endeksinin Haziran 2020 verisini 73,5 olarak açıkladı. Ekonomik güven endeksi, bu yılın ilk ayı olan Ocak 2020’de 97,1’di. Şubat 2020’de 97,5’a yükseldi. Mart 2020’de 91,8’e geriledi. Nisan 2020’de, koronavirüs salgını etkisi ile çakılıp 51,3’e düştü. Endeks, Mayıs 2020’de 61,7’ye, bu ay da 73,5’a yükseldi. 

Endeksteki artışı gören Hazine ve Maliye Bakanı, bu artışı sosyal medya hesabından şöyle değerlendirmiş: “Türkiye’nin ekonomisine güven artıyor. Nisanda 51,3 olan ekonomik güven endeksi, mayısta 61,7’ye, haziranda ise 73,5’a yükseldi. 2020 yılını bu performansla sürdürüp gelecek yıl da bunu çok daha ileriye taşıyacağız inşallah.” Ama TÜİK’in her güven endeksi duyurusunda yer alan, o demin söylediğim sabit açıklamasına göre, ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise kötümserliği gösteriyor. Ekonomik güven endeksi, tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen bileşik bir endeks. Görünen o ki TÜİK ve Merkez Bankası’nın anketlerine göre, her ne kadar endeks değerinin 100’ün altında olmasından dolayı kötümser görünseler de tüketicide de reel kesimde yani imalat sanayiinde de hizmet sektöründe de perakende ticaret sektöründe de inşaat sektöründe de gelecek 12 aya ilişkin bir güven duygusu gelişiyor. 

TÜİK Başkanlığı’na 22 Mayıs 2020 tarihi itibarıyla, 2019’da AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın özel kalem müdürü Elif Esen ile yine Erdoğan çiftinin nikah şahitliğinde evlenmiş, TÜİK’te henüz 2018’de göreve başlamış olan Başkan Yardımcısı Muhammed Cahit Şirin, başkan olarak atanmışken; aynı ayın sonunda, nisanda 51,3 olan ekonomik güven endeksinin mayısta 61,7’ye çıktığı açıklanmışken; artış haziranda da devam edip endeks 73,5’a yükselmişken; üstüne üstlük TÜİK, 9 Haziran 2020’de Antalya, Bursa, Denizli, Edirne, İstanbul, Kastamonu, Konya, Manisa, Siirt ve Trabzon bölge müdürlerini görevden almışken; Merkez Bankası Başkanlığı’na, Temmuz 2019’da, faizi indirmiyor diye bizzat Erdoğan tarafından görevden alınan önceki başkan Murat Çetinkaya’nın yerine yine Erdoğan tarafından Başkan Yardımcısı Murat Uysal atanmışken; o Murat Uysal’ın başkanlığındaki Para Politikası Kurulu da o tarihte yüzde 24 olan politika faizini Temmuz, Eylül, Ekim, Aralık 2019 toplantıları ile Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs 2020 toplantılarında aldığı kararlarla yüzde 8,25 e kadar indirmişken, ancak bu ayki 10. toplantıda frene basıp politika faizini yüzde 8,25’te sabit tutmuşken, bu güven duygusuna ne kadar güvenilebilir? 

Her vatandaşına haftada beş adet ücretsiz maske dağıtmaya söz verdiği halde dağıtamayan bir hükümetimiz var. Buna mukabil, internet üzerinden konser düzenleyip para saçan da aynı hükümet. Yaptığı otoyollarla şehir ve sahra hastaneleri ile övünen de iktidardaki siyasi anlayış, 18 yıllık iktidarının sonunda “yoksulluğu yendik, memlekette dar gelirli bırakmadık” diyemeyip, “5,5 milyon dar gelirli vatandaşa destek olsun diye 1000 lira verdik” diye övünen de aynı siyasi anlayış. “Aralık kasımdan, ocak aralıktan, şubat ocaktan daha iyi olacak” diyen de aynı Hazine ve Maliye Bakanı, “Gelecek yıl daha iyi olacak inşallah” diyen de. Ekonomide istikrar sağlayamamış, işsizliği, yoksulluğu, hayat pahalılığını ortadan kaldıramamış bu siyasi anlayışa ve onun her türden müttefikine nasıl güveneceğiz? İktidarın yanı sıra, o iktidara talip olup da işsizliği, yoksulluğu, hayat pahalılığını dert edinmiş görünmeyen öteki siyasi anlayışlara nasıl güveneceğiz?

Koronavirüs salgınından ve ekonomik krizden birtakım bilimsel ve teknik uygulamalarla sıyrılabiliriz. Bu mümkün. Ama güven duygumuzu kaybedersek o krizlerin içine tekrar yuvarlanırız. Elbirliğiyle güven duygusunu yeniden inşa etmemiz gerekiyor efendim.

İyi günler.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus