Kürtaj olan kadınlar anlatıyor (7): “Devlet hastanesine gitme cesaretinde bulunup ağzımın payını aldım”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Ceren(*) 2018 yılında kürtaj olan genç bir kadın. Aslında çocuk sahibi olmayı isteyen Ceren, kürtajı çok isteyerek olmamış. Kürtaj olmasının nedeni, çocuk sahibi olan sevgilisinin çocuk istememesi. Ceren yaşadığı süreci şöyle anlatıyor: “Hep sevgilimin isteğine göre hareket ettim. Kürtajdan sonra bir yıl benim için çok zor geçti. O zaman da çocuk istiyordum, şimdi de istiyorum.”

Ceren, yaptığı gebelik testinin pozitif çıkmasının ardından devlet hastanesine gidiyor. “Devlet hastanesine gitme cesaretinde bulunup ağzımın payını aldım” diyen Ceren, kürtajın etkilerini kolay atlamamasında doktorun kötü muamelesinin etkisinin olduğunu düşünüyor. Devlet hastanesindeki doktorla aralarında geçen diyaloğu şöyle anlatıyor:

“Doktor bana direkt doğuracakmışım gibi rutini anlatmaya başladı. Ben de ‘Doğurup doğurmayacağımdan emin değilim, kürtaj sürecini de anlatır mısınız?’ dedim. Tam hatırlamıyorum detayını ama bir şekilde evli olmadığımı söyledim. Direkt o mu sordu emin değilim. ‘Evli olmayana devlette kürtaj yok’ dedi. Ben de ‘Var olduğunu biliyorum, neden yalan söylüyorsunuz?’ dedim. ‘Ben yapmıyorum, o zaman yok. Yapanı bulursan git yapsın’ gibi bir şeyler dedi. ‘Devletin doktorusun. Yasaya göre yapmak zorundasın’ dedim. Haklarımı bildiğimi göstermek için kaç haftaya kadar nasıl kürtaj yapıldığını vesaire söyledim ama tabii artık iş bağrışmaya dönüşmüştü. Sonra ‘Allah belanı versin’ dedim, çıktım odadan. Adam ‘Tamam yapayım’ dese de ona yaptıracak değildim artık.”

Ceren, bu olayın hemen ardından arkadaşlarının tavsiye ettiği bir doktordan randevu alıyor. Buradaki doktor ise Ceren’e hiçbir şey sormuyor. Kürtaj parası da kendisini çok zorlamıyor: “Neyse ki özel muayenehanedeki kürtaj maddi olarak beni zorlamadı. Bu büyük bir şans çünkü paranın olmaması çok büyük bir çaresizlik yaratıyor. Özelde bin liraya yakın bir şey ödedik. Oradaki doktor da bana hiçbir şey sormadı.”

“Kürtaj koltuğuna oturunca tüm duygularım hücum etti”

Kürtaj süreci Ceren’i duygusal olarak zorlamış:

“Ben ilk başta duygularımı aşırı bastırdım. Benim için çok da önemli bir konu değilmiş gibi davrandım biraz. Ama tam kürtaj koltuğuna oturunca tüm duygularım resmen hücum etti. Birkaç soru sordum, sonra ağlamaya başladım. Anestezi uzmanı bir şeyi bekliyordu anesteziye başlamak için. ‘Vazgeçmek üzereyim, ne olur yapın şunu sonra bekleyin’ dedim ağlarken. Onlar da ne yapacağını şaşırdı önce ama biraz konuşup ben ısrar edince yaptılar. Ayıldığımda yine ağlayarak ayıldım. Hem ağrım vardı hem de arada hiçbir şey olmamış da sanki baştan beri ağlamaya devam ediyormuşum gibi hissettim.”

Ceren, kürtaj sonrası bir iki saat çok ağrısı olduğunu, sonrasında ağrısının geçtiğini söylüyor. Birkaç gün sonra gittiği kontrolde de hiçbir sorun çıkmamış.

 “Benim açımdan güven kırıcı bir deneyim oldu”

Ceren, kürtajın ardından geçen bir yılın kendisi için zorlu geçtiğini söylüyor: “Yakın arkadaşımın bebeği olmuştu o arada. O yüzden ve normalde de doğurmayı istediğim için duygusal olarak sonraki bir yıl benim için zorlu geçti. Neyse ki terapiye gidiyordum.”

Sevgilisinden gördüğü tavır da Ceren’i oldukça yıpratmış: “Sevgilimin tavırları yüzünden sonrasında çok üzüntü yaşadım. Benim üzülmemi anlayamayıp ilgisiz davrandığı oldu. Zaten o zamanlarda çok kavga ediyorduk. Özetle bir sene kadar içip içip ağlamaklı, içmeden ağlamaklı, bebek görünce ağlamaklı, filmde hamile görünce ağlamaklı bir sene geçirdim. Bir çeşit depresyondu diye tahmin ediyorum. Şimdi üç yıla yakın oldu ama hâlâ çocuk, bebek, hamile temaları beni çok hüzünlendirir. Tabii artık depresif bir hale sokmuyor, sadece yoğun bir hüzün hissediyorum.”

Ceren ile sevgilisinin ilişkisi bir süre daha devam etmiş: “Kısa süreliğine yurtdışına gitmiştim fakat dönmedim. Yeni ayrıldık ama aslında o zamandan beri aramız pek düzelmemişti. Benim açımdan epey güven kırıcı bir deneyim oldu.”

“Hep sevgilimin isteğine göre hareket etmiştim

Ceren, hâlâ çocuk sahibi olmak istiyor: “Kürtajdan sonraki bir yıl her reglimde ‘İnşallah hamileyimdir. Bu sefer aldırmayacağım’ diye düşündüm. Şimdi çocuk yine istiyorum. Şu an sadece kendimin ne istediğine daha çok odaklanarak karar veririm. Çünkü öncesinde hep sevgilimin isteğine göre hareket etmiştim. Doğurma ihtimalimi hiç konuşmadım bile.”

“Kürtajı gizlemek daha konforlu”

Ceren, yaşadığı kürtaj deneyimiyle ilgili şunları paylaşıyor: “Benim açımdan bu anının en kötü kısımlarından biri kürtajı gizlemenin daha konforlu olması. Sanki suçmuş gibi, hatalı bir şeymiş gibi saklamak. Ama bu zaten politikanın kendisi. Seks yaptın sakla, bedenin çocukluktan çıkıyor sakla, tecavüze uğradın sakla. Saklamasan bile göğsünü gere gere söylediğinde bu ‘cesaret’ olarak algılanıyor. Halbuki durum öyle değil. Sadece o sırada hissettiğini ya da yaşadığını paylaşıyorsun. Çok can sıkıcı ama zaten bu kadar sarmal olduğu için adına ‘sistem’ diyoruz, o yüzden politika diyoruz.”

Ceren, arkadaşlarına kürtaj hikayesini anlatabilmiş: “İnsanların deneyimlerini duymak çok zor. Feministken bile bu kadar zorluk yaşadım. Hiçbir duygu, denetim paylaşım imkanı olmayanlar için ne kadar zordur diye düşünmeden edemiyorum.”

“Kürtaj politikaları kadına hiç değer verilmediğini kanıtlıyor”

Ceren, Türkiye’deki kürtaj politikasıyla ilgili ise şunları söylüyor: “Ülkenin kürtaj politikası insana, kadına hiç değer verilmediğini kanıtlıyor. Diyecek çok şey var tabii ama özetle kötücül bir güç oyunu işte. Neyse ki canım kadınlar var.”

Türkiye’de kürtaj 1983 yılında yasallaştı. Her ne kadar 10 haftaya kadar kürtaj yapılması kanunen yasal olsa da birçok devlet hastanesi kürtaj yapmıyor. Uzmanlar, 2012 yılında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı “Kürtaj cinayettir” açıklamasının ardından fiili bir yasak başladığını belirtiyor.

 *Röportaj yapılan kişinin ismi değiştirilmiştir.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus