ABD’de başkanlık seçimlerine dört aydan az bir zaman kala, Çin ile diplomatik gerilim tırmanıyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Çin arasındaki diplomatik gerilim tırmanıyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, çarşamba günü Çin’den Teksas eyaletinin Houston kentinde bulunan konsolosluğunu 72 saat içinde kapatmasını talep etti. Talebin gerekçesi ise “Amerikan fikri mülkiyetini ve ABD vatandaşlarının özel bilgilerini korumak” olarak belirtildi.

Çin Dışişleri Bakanlığı, 72 saatlik sürenin sonuna gelmeden, Çin’in Siçuan bölgesinde yer alan Çengdu kentindeki ABD Konsolosluğu’ndan bütün operasyonları durdurmasını talep etti. Pekin yönetimi bu kararı, ABD’ye “meşru ve gerekli bir yanıt” olarak tanımladı.

Houston’da bulunan Çin Başkonsolosu Cai Wei, perşembe günü yaptığı açıklamada, “Biz bugün her zamanki gibi faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Pekin yönetimi, ABD’nin kapatma talebini protesto ediyor. Bir sonraki emre kadar buradayız ve çalışmaya devam edeceğiz. Yarın ne olacağını hep birlikte göreceğiz” demişti. Cumhuriyetçi senatörlerden biri ise Houston’da bulunan ve operasyonları güneydeki birkaç eyaleti de kapsayan Çin Başkonsolosluğu’nun “bir casusluk merkezi haline geldiğini” iddia etmişti.

ABD’nin kararının diplomatik ilişkilerdeki gerilimi tırmandırmaktan başka bir şeye yaramadığını belirten Çin yönetimi, ABD’nin “aşırıya kaçan ve benzeri görülmemiş” talebine misillemeyle karşılık vereceklerini belirtmişti. 

Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Çin ile ABD arasındaki mevcut diplomatik gerilim, Çin’in kesinlikle istemediği bir durumdur. Gerilimin tek sorumlusu ise ABD yönetimidir” denildi. Pekin yönetimi, Hong Kong ya da Şanghay gibi daha kritik bölgelerdeki Amerikan temsilcilikleri yerine Çengdu Konsolosluğu’nu tercih ederek ABD’ye karşı ölçülü bir misilleme yaptı. 

“Özgür dünya komünist Çin’i değiştirmezse, komünist Çin bizi değiştirecek” 

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ise “özgür ulusları zorba Çin tehdidine karşı bir araya gelmeye” davet etti. Pompeo’nun sözleri, Vaşington ve Pekin arasındaki gerilimin tırmanmasına ivme kazandıracak türdendi. ABD Dışişleri Bakanı, “Çin bugün kendi halkını giderek daha da otoriter hale gelen bir rejimle yönetiyor. Uluslararası arenada da özgürlük karşıtı tavrı her geçen gün daha agresif hale geliyor. Özgür dünya komünist Çin’i değiştirmezse, komünist Çin bizi değiştirecek” dedi.

ABD’nin tavrının “Çin’in davranışlarına karşı daha fazla hoşgörülü olamamasından kaynaklandığını” belirten Pompeo, “Başkan Trump ‘Yeter’ dedi. Çin Komünist Partisi’nin nasıl davranacağıyla ilgili beklentilerimizi açıklıkla dile getiriyoruz. Beklentilerimiz karşılanmadığı takdirde ulusal güvenliğimizi, vatandaşlarımızın güvenliğini ve işlerini, aynı zamanda ekonomimizi koruyacak adımlar atacağız” diye konuştu.  

Önce Amerika: Trump, başkanlık seçimlerine dört aydan az bir zaman kala Çin ile köprüleri atabilir

ABD Başkanı Donald Trump, yalnızca ABD’de 144 binden fazla, dünya genelinde ise 633 binin üzerinde insanın ölümüne neden olan yeni tip koronavirüs salgınından Çin’i sorumlu tutmaya devam ediyor. Vaşington yönetimi, Trump’ın bu söylemi üzerinden, salgınla ilgili olsun ya da olmasın Çin’i pek çok konuda cezalandırma, yaptırım uygulama ve yıldırma politikaları izliyor.

Haziran ayında Trump, Uygurlar’a yönelik baskı politikalarından sorumlu oldukları anlaşıldığı takdirde Çinli yetkililere yönelik yaptırımlar getiren tasarıyı onayladı. ABD Senatosu’nda ve Temsilciler Meclisi’nde hem Cumhuriyetçiler’in hem Demokratlar’ın desteğiyle kabul edilen tasarı, Uygur İnsan Hakları Yasası adıyla yasalaştı. 

Çin Dışişleri Bakanlığı ise Trump’ın sözkonusu yasa tasarısını onaylamasını “Çin’in iç meselelerine yönelik küstahça bir saldırı” olarak değerlendirmiş, ABD’ye “derhal bu hatasını düzeltmesi” çağrısında bulunmuştu. Çin Dışişleri Bakanlığı, aksi takdirde Pekin yönetiminin sözkonusu yaptırım kararına “tereddütsüz yanıt vereceğini ve ABD’nin de bunun sonuçlarına katlanacağını” belirtmişti. 

Temmuz ayında ise Amerikan federal hükümet yetkilileri, Çin’in Batı Sincan eyaletindeki gözetim kamplarında zorla tutulan Uygurlar’ın saçından üretildiği şüphesiyle yaklaşık 800 bin dolar değerindeki ürün sevkıyatını durdurdu. ABD’li gümrük ve sınır koruma yetkilileri, Çin’den gelen ve insan saçından üretilen peruk ve benzeri yaklaşık 13 ton ağırlığındaki ürüne el koyduklarını duyurdu. 

Trump’ın 2020 başkanlık seçimlerine dört aydan az bir zaman kala koronavirüs salgınından sorumlu tuttuğu Çin ile ilişkilerde gerilimi tırmandıracak adımları sıklaştırması ABD’de de tepkilere yol açtı. Demokrat rakibi Joe Biden’ı “Çin’in üzerine yeterince gidememekle” suçlayan Trump’ı eleştirenler, Vaşington yönetiminin seçime az bir zaman kala Çin ile bütün köprüleri atmayı göze almış olmasından endişeli. Beyaz Saray’a yakın bazı kaynaklar, rakibi Biden’ı eleştirdiği halde kendisinin Çin’e karşı yeterince sert bir tavır takınmadığını söyleyenlerin Trump’ı endişelendirdiğini ve ABD Başkanı’nın Çin ile diplomatik gerilimi bir nevi seçim stratejisi olarak kullandığını belirtiyor. 

Demokratlar ise Trump’ı uluslararası arenada agresif söylemlerin dışında, alternatif bir ABD liderlik modeli sergileyemediği için eleştiriyor. Senatör Mitt Romney, Trump’ın “Önce Amerika” politikasının diğer bütün devletleri “kendi çıkarlarını gözetmek için her yola başvurmaya teşvik ettiğini” ve bu tutumun Çin örneğinde olduğu gibi diplomatik gerilimleri tırmandırdığını söyledi. 

Çin’i koronavirüs salgınından sorumlu tutmaya devam eden Trump, salgına karşı etkin bir strateji ortaya koyamadığı için 2020 başkanlık seçiminde ciddi oranda oy kaybetme riskiyle karşı karşıya. Seçimlerde Trump’a karşı yarışacak Demokrat aday Joe Biden, “Trump, koronavirüs salgını ve beraberinde gelen krizle yüzleşmek yerine beyaz teslim bayrağını çekti. Üst düzey danışmanları bile Trump’ın salgınla mücadele için yeterince çaba sarf etmediğini kabul etti” diye konuşmuştu.

Trump’ın koronavirüs krizini ele alışından ve salgınla mücadele etmek için izlediği yöntemlerden memnun olmayan seçmenlerin büyük bir kısmı, yaklaşan başkanlık seçimlerinde Trump yerine Biden’ı desteklemeyi düşünüyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus