Medyascope özel haber – Belarus’tan bir ses: “Protestolar başarılı olamayacak gibi görünüyor ama iktidar yine de gidici”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Belarus vatandaşı Oksana Novikova* ülkedeki protestoların günlük hayatı nasıl etkilediğini Medyascope’tan Fazıl Alp Akiş’e anlattı. 26 yıldır ülkenin başında olan Aleksandr Lukaşenko’nun polis ve askeri kullanarak protestoları bastırabileceğini söyleyen Novikova, iktidarın buna rağmen uzun süre dayanamayacağını düşünüyor. Novikova’yla 11 Ağustos tarihinde Telegram uygulaması üzerinden yazılı olarak yaptığımız söyleşiyi paylaşıyoruz.

Ülkesini terk etmek zorunda kalan muhalif aday Svetlana Tikhanovskaya’nın ülkeden çıkarken zorla yaptırıldığı düşünülen açıklamasından bir kare.

Protestolara katıldınız mı? Protestolar günlük hayatı nasıl etkiliyor?

ON: Şu an Belarus’tayim fakat koronavirüs yüzünden ailem ile birlikte şehir dışına taşındık. Protestolara katılmadım ama sürekli olarak durumu Telegram’dan takip ediyorum. Protestolardan dolayı devlet internet erişimi neredeyse tamamen engelledi. İnternete girememek tabii ki günlük hayatımı etkiliyor. İnternet bankacılığına giremiyorsun, bazı marketlerde pos cihazları çalışmıyor… Bilişim şirketinde çalışan bir arkadaşım, internet olmadığı için bugün işlerin durduğunu söyledi.

Protestocular ne istiyor?

ON: İnsanların en büyük isteği, Belarus’ta hükümetin değişmesi, mevcut cumhurbaşkanının (Lukaşenko) görevinden istifa etmesi, yeni adil seçimlerin yapılması, sebepsiz yere tutuklanan insanların serbest bırakılması. İnsanlar hem kendi hayatlarında hem ülkede değişim istiyor.

“Devletin gücü bu protestolar için maalesef yeterli olacak gibi görünüyor”

Protestoların şiddeti gün geçtikte artıyor mu yoksa azalıyor mu?

ON: Anladığım kadarıyla en çok protestocu dün (10 – 11 Ağustos’a bağlayan gece) sokağa çıkmış. İnsanlar Minsk’in farklı farklı bölgelerinde sokağa çıktıkları için tam bir sayı vermek mümkün görünmüyor. Fakat geçen iki günde binlerden bahsedilirken bugün en fazla yüzlerce  protestocudan bahsediliyor. Maalesef, devletin gücü bu protestolar için yeterli olacak gibi görünüyor. Polisler ve askerler iktidarın yanında ve güçlerini kullanmaktan çekinmiyorlar.

Muhalefet lideri Svetlana Tikhanovskaya’dan bir süre haber alınamadı. Şimdi ise Belarus’u baskı altında terk ettiği, Litvanya’da olduğu anlaşıldı. İnsanlar bu konuda ne düşünüyor, Tikhanovskaya’ya kızgınlar mı?

ON: Tikhanovskaya’yı sosyal medyada eleştiren de var, anlayan da var. Çünkü belli ki zavallı kadını bunu yapmaya zorladılar. Okuduğum yorumlara göre gidişi, çoğunlukla anlayışla karşılanıyor. Çünkü Svetlana aslında mücadelenin bir simgesi olarak görülüyor.

Lukaşenko protestolardan “dış güçleri” sorumlu tutuyor. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

ON: Protestolarda “dış güçler” faktörünün olma ihtimali sıfıra yakın. Lukaşenko’nun kendisi insanları provoke etti – hem seçimden önceki davranış ve eylemleri ile hem de ilan ettiği seçimlerin “sonuçları” ile. Protestoları bastırmak için Lukaşenko dış güçleri kullanır mı sorusuna cevap veremeyeceğim. Zannedersem bunu son çare olarak görüyor. Çünkü ancak Rusya’dan böyle bir yardım isteyebilir. Yardım talep ederse de karşılığında ülkenin bağımsızlığını Rusya’ya teslim etmesi gerekir.

“İktidar beş yıl dayanmaz”

Protestolar başarısız olursa Lukaşenko iktidarı güçlenir mi?

ON: Protestolar başarısız olursa da bu iktidar belli ki gidici, büyük ihtimalle beş yıl dayanamaz. Artık insanların kafalarında birtakım değişimler oldu. Sürekli olarak kendi halkı ile karşı karşıya olup, iktidarda kalmayı başarabilen diktatör tarihte yok diye biliyorum.

Protestoları belli bir kesime (gençler, kadınlar, etnik köken) mal etmek mümkün mü?

ON: Kesinlikle her kesimden insanlar var. Tabii ki gençler daha yoğunlukta. Çünkü onlar dünyayı gezip, gelişmiş ülkelerin nasıl yaşadıklarını görüyor, kendi ülkelerini onlarla kıyaslayabiliyorlar.

Siz isimsiz kalmak şartıyla konuşuyorsunuz. Muhalefet liderleri hapiste ya da ülkeden kaçmış durumda. Artık Belarus’ta muhalif olmak, iktidarı eleştirmek tehlikeli bir eylem mi?

ON: Maalesef hep böyleydi, 90’lı yıllardan beri. Şimdiki durumun farkı şu: Bu seçimlerden önceki muhalefet, insanlar tarafından pek desteklenmiyordu, muhalefet güçleri kendi aralarında anlaşamıyordu, insanlar bir şekilde yaşamaya devam ediyorlardı. Fakat bu seçimlerde insanların içinde artık gerçekten direniş duyguları kaynamaya başladı. Bunun için bir sürü sebep de olmuştur; koronavirüs, zayıf ekonomi gibi.

Lukaşenko’yu destekleyenler kimler?

ON: İlk başta kendisine yakın generaller, KGB (Rus istihbaratının eski adı), bürokrasi, üst düzeydeki kamu görevlileri. İkinci olarak yaşlılar, özellikle köylerde yaşayan. Onlar için en önemlisi, emeklilik maaşlarını sürekli olarak alabilmeleri.

Bu protestolardan sonra Lukaşenko’nun halkın tepkisini anlayarak demokratikleşme ihtimali olduğunu düşünüyor musunuz?

ON: Protestolardan sonra Lukaşenko’nun demokratikleşeceğini zannetmiyorum. Tam tersi, daha da baskıcı olur ve kalan muhalifleri, bağımsız medyayı, sivil toplum örgütlerini etkisiz hale getirmeye çalışır.

Minsk’te günlük hayat nasıl devam ediyor?

ON: Minsk’teki arkadaşlarımla konuşuyorum. Aldığım haberlere göre günlük hayatlarında internet kesintisi dışında bir değişiklik yoktu. Bugün internet de kesintisiz çalışmaya başladı. Belli ki, hükümet protestoları bastırdığını düşünüyor. Protestoların olduğu akşamlarda, toplanma yerlerine yakın olan bazı metro istasyonları ve yollar kapalıydı. Ama artık her şey eskisi gibi normal olarak çalışıyor. Dün (11 Ağustos) birkaç fabrikalarda çalışanlar, grev başlatmak için mitingler yaptılar. Ama fabrikalar çalışmaya devam etti. Bugün de grevlerle ilgili haberler yok.

Çocuklarınız var, onlar için Belarus’ta bir gelecek görüyor musunuz?

ON: Ailem Belarus’ta yaşıyor. Çocuklarımla birlikte yılın altı ayını Belarus’ta geçiriyoruz. Eşim yabancı uyruklu, kalan zamanda onun ülkesinde yaşıyoruz. Çocuklarımın gelecekleri için şu anki Belarus’u tercih etmezdim. Ama onlar büyüyene kadar birtakım değişikliklerin mutlaka olacağından eminim. O yüzden Belarus için ve bu ülkede çocuklarımın gelecekleri için ümitliyim. Ama, tabii ki, büyüyünce onlar kendi seçimlerini yapacaklar.

*Söyleşiyi yaptığımız kişinin ismi, ailesi ve kendisinin güvenliğinden endişe duyduğu için değiştirilmiştir.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus