Ankara Tabip Odası Başkanı Ali Karakoç: “Ankara’da günde 30’dan fazla sağlık çalışanı virüse yakalanıyor, hastalar hastane koridorlarında yatak bekliyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 2 Eylül’deki Bilim Kurulu toplantısı sonrası koronavirüs ile ilgili son gelişmeleri paylaştığı basın toplantısında “İstanbul, Trakya ve Ege Bölgesi’nde ciddi bir artış yok. Son dönemde en fazla artış Ankara’da” sözlerini kullanmış ve gözler Ankara’ya çevrilmişti.

Medyascope Ankara muhabiri Özgür Özdemir’e konuşan Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ali Karakoç, Ankara’da salgının Sağlık Bakanlığı’nın kontrolünden çıktığını söyledi.

Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Karakoç

“Koronavirüs hastaları yatış için hastane koridorlarında sıra bekliyor”

Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Karakoç, Ankara’da koronavirüs vakalarındaki artışla birlikte hastanelerde koronavirüslü hastaları yatıracakları yatak bulmakta zorlandıklarını belirtti. Karakoç, şunları söyledi:

“Koronavirüs tanısı pozitif ve genel durumu iyi olmayan ve yatmak zorunda olan hastamız saatlerce sırada bekliyor. İnsanlar ellerinde çantaları ve üstlerinde pijamalarıyla saatlerce hastane koridorunda yatakların boşalmasını bekliyor. Yeni hastaları kabul etmek için durumu kötüleşen bir hastanın hayatını kaybetmesi ya da başka bir hastamızın iyileşmesini bekliyoruz. Ancak bu şekilde hastalarımızı yatırabiliyoruz. Hastalarımızın önemli bir kısmı evde düzensiz bir şekilde takip ediliyor. Tedavi yöntemleri ise düzensiz ve günübirlik değişiyor”.

Karakoç’un bu açıklamaları Türkiye’de en çok aktif koronavirüs vakasına sahip il olan Ankara’da yaşanan sorunları gözler önüne seriyor.


“Kan testi yapmadan sıtma ilacı ile tedavi uyguluyoruz

Ankara İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kendilerine yeni bir tedavi algoritmasının gönderildiğini aktaran Karakoç “Ankara İl Sağlık Müdürlüğü yeni bir tedavi algoritması yayınladı. Müdürlük bize diyor ki, ‘Polikliniklerdeki hastaların semptomları ciddi değilse hastalardan sadece sürüntü alın. Ne kan tahlili yapın ne de tomografi çekin’. Bu hastalara hiçbir faydası olmayan sıtma ilacı verip tedavi yapmamızı istiyorlar. Ancak bu ilacın kalp üzerine çok ciddi yan etkileri var. Hastaya hiçbir kan tahlili yapmadan bu ilaca başlamamız isteniyor. Uygulanan tedavi yöntemleri günübirlik değişiyor. Bu konuda birikimi olan kurum ve kişilerle işbirliğine yanaşılmıyor” dedi.

“Salgına yakalanan emekçiler zorla çalıştırılıyor”

İldeki pandemi hastanelerinden birinde çalışan Karakoç, koronavirüs nedeniyle kendilerine başvuran hastaların birçoğunun çalışan olduğunu belirtiyor. Karakoç, kamu kurumlarında ve sanayi bölgelerinde çalışanların, koronavirüs testleri pozitif olmasına rağmen çalıştırılmaya devam ettiğini belirtirken, Ankara’da vakaların bu kadar yükselmesini nedenlerini ise şöyle anlatıyor: “Polikliniklerimize başvuran hastaların çok büyük kısmı emekçi insanlar. Hizmet sektörü, kamu kurumunda ve fabrikalarda çalışan emekçiler. 1 Haziran’da başlayan normalleşme süreci ile birlikte toplu taşıma araçları kriterleri gözetmeksizin kullanılmaya başlandı. Çalışan insanların birçoğu da toplu taşıma kullanıyor. Bu da virüsün yayılmasına neden oldu. Yine Ostim, Sincan, Kazan ve Gölbaşı gibi sanayinin yoğun olduğu bölgelerde birçok emekçinin koronavirüs testi pozitif olmasına rağmen bunlar ne hastalara ne de kamuoyuna açıklanıyor. Burada çalışanlar hasta olduğunu bilmeden çalışmaya devam ediyor. Bu da çok önemli bir bulaş kaynağı oldu”.

“Ülkenin her yerinden Ankara’ya muayene olmaya gelen personel var”

“Ankara bir bürokrasi kenti. Bu nedenle buraya ülkenin her yerinden gelip gidenler var” diyen Karakoç, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli Savunma Bakanlığı personellerinin de muayene için Ankara’ya geldiklerini belirterek bu durumu şöyle değerlendirdi: “Milli Savunma Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünde görev alan personeller yıllık muayenelerini olmak için Ankara’ya geliyorlar. Pandemi hastanesine gelip muayene olan bu personeller, ülkenin dört bir yanına geri gidiyorlar. Personeller hem ülkenin dört bir yanından Ankara’ya geliyor hem de buradan tekrar ülkeye dağılıyor. Böyle bir dönemde halen bu uygulamanın yapılması çok riskli”.

“Yönetim sorunuyla karşı karşıyayız”

Ankara’da vaka sayısının düğün ve sünnet gibi etkinlikler nedeniyle arttığını söylemenin, sorumluluğu bireylere yüklemek anlamına geldiğinin altını çizen Karakoç “Birtakım halk sağlığı uzmanları Ankara’daki vakaların düğünler ve sünnetler nedeniyle arttığını belirtiyor. Bunlar sadece Ankara’da mı var? Yönetsel bir sorunun olduğu yerde tüm sorumluluğu yurttaşlara yüklemek ne akla ne bilime uygun” diye konuştu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus