Şili halkı, diktatör Pinochet döneminde oluşturulan anayasanın yeniden yazılmasına “Evet” dedi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Latin Amerika ülkesi Şili, pazar (25 Ekim) günü düzenlenen anayasa referandumunda diktatör Augusto Pinochet döneminden kalan anayasanın değiştirilmesine karar verdi. 2022 yılında oylanacak yeni anayasayı, üyeleri arasında vatandaşların da olduğu bir kurul hazırlayacak.

Şili, 25 Ekim Pazar günü tarihinin en önemli günlerinden birini yaşadı. Ülkede 1973 yılında darbeyle iktidara gelen Augusto Pinochet ve yardımcıları tarafından 1980 yılında yazılan anayasanın değiştirilmesi için yapılan referandumda, Şili halkının yüzde 78’i anayasa reformu için “evet” dedi. Şili halkı, katılım oranının yüzde 50 civarında olduğu referandumda ayrıca, 2022 yılında oylamaya sunulacak yeni anayasanın kimler tarafından yazılacağını da oyladı. Çıkan sonuçlara göre, yeni anayasa vatandaşların da yer alacağı bir kurul tarafından hazırlanacak. Kurulun yarısını kadın üyeler oluşturacak.

Şili Devlet Başkanı Sebastian Pinera, referandumdan sonra halka seslendiği konuşmasında, yeni anayasa sürecini “toplumun bütün kesimlerinin birlikte yürümesi gereken bir yol” olarak tanımlayarak “Mevcut anayasa şimdiye kadar bizi ayırıyordu” dedi.  

Diktatör Augusto Pinochet tarafından 1980 yılında yapılan ve hâlâ yürürlükte olan anayasa, yürürlüğe girdiği dönem büyük bir ekonomik kalkınmayı beraberinde getirmesine karşın geniş çevreler tarafından uzun yıllardır “neoliberal bir anayasa” olarak tanımlanıyor. Sosyal sınıfları ayrıştırarak ekonomik eşitsizlikleri derinleştirdiği belirtilen anayasa karşısında yeni anayasayı savunanlar, devletin sosyal rolünün güçlendirilmesini, çalışma konusunda temel hakların güvence altına alınmasını, sosyal güvenlik sigortası oluşturulmasını ve ülkedeki yerli halkların devlet tarafından tanınmasını talep ediyor.

New York Times gazetesine konuşan Şilili anayasa hukuku profesörü Fernando Atria, “Şili’nin mevcut anayasası neoliberal bir doğaya sahip ve temel rolü eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik gibi sosyal alanlar içinde özgür pazar için gerekli şartları garanti etmek” diye konuştu. Atria, Şili’ye sosyal hakları pazar şartlarından daha çok önemseyen bir anayasa gerektiğini vurguladı. 

Protestolara katılan ve yeni referandumda “evet” oyunu kullanan Şilili esnaf Hernan Becker ise anayasa reformunun ne anlama geldiği sorusuna “Diktatörlük sayfasına bir son vermek anlamına geliyor” cevabını verdi ve mevcut anayasa için “Aslı tamamen gayri meşru: Askeri yönetim altında, ifade özgürlüğü yok, toplanma özgürlüğü yok” dedi. 

Referandumda “hayır” oyu kullananlar ise Şili’nin son 40 yılı kapsayan ekonomik başarılarında önemli rolü olduğunu belirttikleri anayasanın iptal edilmesinin hata olacağını savunuyor. İş insanı Gerardo Jofre, Şili’nin anayasasının özgürlüğü garanti ettiğini, bireyleri devletin aşırılıklarından koruduğunu, mülkiyetin korunmasını sağladığını ve sosyal hakları güvence altına aldığını söyledi. Aynı zamanda referandum karşıtı “Ret için Bağımsızlar” kampanyasının yöneticilerinden biri olan Jofre, “Şili’de ayaklananlar anayasayı değiştirmek istemiyor, yönetim modelini değiştirmek istiyorlar ve bu devasa bir hata” diye konuştu.  

Şili sokakları, 2019 yılının Temmuz ayından beri hareketli. Sosyal adaletsizlik ve gelir eşitsizliği karşısında büyüyen protestolar ayrıca, Pinochet’ten kalma anayasayı da hedef alıyordu. Ülkede geçen yıldan beri devam eden protestolarda zaman zaman halk ve polis arasında şiddetli çatışmalar da yaşandı.

Derleyen: Sema Kahriman

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus