Seçimin zamanlaması ve koşulları belirsizliğini korurken, siyasi dengeler kararsız seçmenin tutumu etrafında kilitlendi. 5 Soru 10 Cevap’ta bu hafta Kemal Can, ara seçim tartışmalarını ve siyasi stratejileri değerlendirdi.
Kemal Can “Seçim ne zaman olur? Seçimin kaderini kararsızlar mı belirleyecek? ” başlıklı yayında şu soruları ele aldı:
1- Siyasi aritmetik nasıl görünüyor?
2- Küresel ve bölgesel gerilim kime yarar?
3- Süreç konusu sanılandan daha mı önemli?
4- CHP’yi çok sıkıştırmanın sonuçları neler?
5- Seçim ne zaman olacak?
Siyasi aritmetik nasıl görünüyor?
Kemal Can, seçim meselesinin yalnızca bir takvim tartışmasından ibaret olmadığını, aynı zamanda siyasi hareketliliği doğrudan etkileyen temel unsur olduğunu söyledi. Can, “Seçim merkeze alınmadan ya da seçimin ucu görünmeden siyasi hareketlilik son derece zayıf kalıyor” dedi.
Seçmenin üç kısımdan oluştuğunu belirten Can şöyle konuştu:
“Seçmenin üçte birlik kısmı, ne olursa olsun bu iktidardan yana tercihini koyacak sadık seçmenden oluşuyor. Diğer üçte birlik kısımda çoğunluğu CHP’de öbeklenmiş olan keskin muhalefet seçmeni var. Bu kesim kararını çok net biçimde ve önceden vermiş durumda. ‘Ne pahasına olursa olsun bu iktidarın gitmesi ülkenin hayrınadır’ diye düşünüyorlar. En az üçte bir olan, kimi anketlerde daha yüksek çıkan sağlam bir kararsız seçmen öbeği var. Bu öbek kendi içinde; kararlı karasızlar ve kararsız kararsızlar diye ikiye ayrılıyor. Bu saatten sonra değişir mi değişmez mi tartışma konusu ama onların motivasyonu, seçime olan ilgileri belirleyici olacaktır.”
Küresel ve bölgesel gerilim kime yarar?
Küresel ve bölgesel gelişmelerin iç siyasete etkisine de değinen Can, seçmenin dış politika detaylarına yoğun ilgi göstermese de “tehlike algısı” ve “güç merkezlerinin tutumu” üzerinden pozisyon alabildiğini belirtti. Can, “Yüksek risk ve tehlike algısı iç politik tercihlerde etkili oluyor” diye konuştu.
Seçim ne zaman olacak?
Seçimlerin zamanına ilişkin net bir öngörüde bulunmanın zor olduğunu ifade eden Can, iktidarın kazanamayacağı bir seçime gitmek istemeyeceği konusunda genel bir mutabakat olduğunu söyledi. Kemal Can, mevcut koşulların henüz bu zemini oluşturmadığını vurgulayarak yıl içinde oluşacak siyası eğilimlerin belirleyici olacağının altını çizdi.
Seçim tartışmalarının sürdürülmesinin önemine dikkat çeken Can, seçim konuşulduğunda siyasetin hareketlendiğini belirterek “Durgunluk, gücün yanındadır. Hareketlilik ise tam tersi, değişimin tarafındadır. Dolayısıyla her şeyi hareketliliği artıracak biçimde kurgulamak, düşünmek ve tartışmak gerekir” dedi.








