DEVA Partisi lideri Ali Babacan: “Türkiye, çoklu organ yetmezliğine benzer çoklu bir sistem krizi yaşamaktadır”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Haber: Özgür Özdemir 

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Merkez Bankası’nın faiz artırma kararı ve son siyasi gelişmeler hakkında partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Babacan, Merkez Bankası‘nın faiz kararını hatırlatarak Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın “Faiz sebeptir. Enflasyon neticedir” sözlerini eleştirdi. Babacan, Erdoğan’a seslenerek “Yıllardır savunduğunuz tezinizin yanlış olduğunu anlayıp, Merkez Bankası’na faizi artırmak için izin mi verdiniz?” dedi.

Bülent Arınç’ın iş insanı Osman Kavala ve eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile ilgili sözlerini de değerlendiren Babacan, “Türkiye’de tutuklu yargılanma bir ceza sistemi haline gelmiş durumda” diye konuştu. Babacan, Türkiye’de krizin kaynağının cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi olduğunu belirtip, “Türkiye hastalarda görülen çoklu organ yetmezliğine benzer çoklu bir sistem krizi yaşamaktadır” dedi.

“Sayın Erdoğan Merkez Bankası yıllardır savunduğunuz tezinizi çürüttüyse yıllardır neden bu yanlışı savundunuz?”

Merkez Bankası’nın aldığı faiz artırma kararı üzerinden Erdoğan’ı eleştiren Babacan, şunları söyledi: “Sayın Erdoğan siz ‘Vatanı satmak, yüksek faizle, yüksek enflasyonla, kötü yönetimle ülkenin ve milletin kaynaklarını heba etmekle olur’ dediniz. Eğer sizin teziniz doğruysa dünkü (19 Kasım) faiz artışıyla enflasyonun yükselmesi beklenir ancak Merkez Bankası enflasyonu düşürmek için faiz artırdığını belirtiyor. Yıllardır savunduğunuz tezinizin yanlış olduğunu anlayıp, Merkez Bankası’na faizi artırmak için izin mi verdiniz? Yoksa Merkez Bankası size rağmen mi bu kararı aldı? Sizin yıllardır savunduğunuz tezinizi çürüttüyse yıllardır neden bu yanlışı savundunuz? Neden gerekli adımları zamanında atmadınız? Fakirleşmeye sebep olduğunu milletimize bir açıklama yapmak zorundasınız.”

“Varlık Fonu kapatılmalı, Kanal İstanbul projesi gündemden çıkarılmalı”

Merkez Bankası’nın faiz kararını olumlu bulduklarını belirten Babacan, “Kararlar olumlu ancak asıl önemli olan Merkez Bankası’nın bağımsızlığına saygı duyulması ve elindeki araçları baskı altında olmadan kullanmasıdır” dedi. Babacan, ekonomiye dair önerilerini şöyle sıraladı: “Tüm kurumlar Sayıştay denetime tabi tutulmalıdır. Bir karadelik haline gelmiş olan Varlık Fonu kapatılmalıdır. Bir başka karadelik olan bazı kamu özel işbirliği projeleriyle ilgili gerekli adımlar atılmalı, büyük kaynaklar tüketecek olan ve bir rant projesi haline gelen Kanal İstanbul gündemden çıkarılmalıdır.”

“Türkiye çoklu bir sistem krizi yaşamaktadır”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Türkiye’deki sorunların kaynağının cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi olduğunu söyledi. Güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçilmesi gerektiğini belirten Babacan, “Gelinen noktada Türkiye çoklu bir sistem krizi yaşamaktadır. Bu durum adeta bazı hastalarda görülen çoklu organ yetmezliğine benzemektedir. Partili cumhurbaşkanlığı hükümet sistemindeki tıkanma, hukuk ve kamu yönetim sistemine, oradan da ekonomiye yansımaktadır. Bu sistem krizi ve kötü yönetim anlayışı giderilmeden teknik revizyonlarla bu sıkıntıları aşmak mümkün değildir” diye konuştu.

“Türkiye’de tutuklu yargılanma bir ceza sistemi haline gelmiş durumda”

Ali Babacan, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Konseyi Üyesi Bülent Arınç’ın Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala ile ilgili sözlerini de değerlendirdi. Türkiye’de yargının hükümetin işaretleriyle hareket ettiğini belirten Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tutuklu yargılamanın istisna, tutuksuz yargılamanın esas olması gerekiyor. Ancak şu anda Türkiye’de tutuklu yargılanma bir ceza sistemi haline gelmiş durumda. Üstelik bunlar hükümet işaretleriyle oluyor, bu çok daha vahim bir tablo. Osman Kavala’nın dosyasını arkadaşlarımız inceledi. Tutuklu yargılanacak ciddi bir şey yoktu. İlk dosyasından iki yıl tutuklu kaldıktan sonra beraat kararı verildi. Peki o zaman neden bu insan iki yıl içerde kaldı? Serbest bırakılacağı gün yeni bir dosya ile tekrar tutuklu kalması sağlandı. Tarafsız ve bağımsız yargının olduğu bir ülkede böyle bir garabeti bulamazsınız. Hükümete ve yargıya çağrı yapıyoruz. Tutuksuz yargılamanın esas, tutuklu yargılanma istisna olacağa bir düzene ve sisteme geçilmesi gerekiyor.”

“Türkiye’de yargı bağımsızlığından bahsedilemez”

Organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı‘nın Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘na yönelik tehdit mektubunu da değerlendiren DEVA Partisi lideri, hem hükümeti hem de Çakıcı’ya sahip çıkan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli‘yi eleştirdi. Babacan, “İllegal yapılanmaların, suç örgütlerinin siyaset üzerinde etkili olduğu bir ülkeye sermaye gelmez. Yasal düzenlemelerimize göre açık bir suç olan ağır tehdit ifadelerini bir ana muhalefet liderine rahatça söyleyebilen ve bu söyleyen kişinin arkasında iktidar ortağının durduğu bir ülke artık bir hukuk devleti değildir. Bu ülkede yargının bağımsızlığından bahsedilmez. Bu kimsenin görmediği mahalle arkasında söylenen bir tehdit değil. Kamuoyunun gözleri önünde yaşanan bir olay. Ama yargımız ne yapıyor biz bir adım atarsak başımıza bir iş gelir mi diye düşünüyor. Savcılarımız ve hakimlerimiz açısından da üzülüyorum keşke doğru bildiklerini yapsalar ancak iklim böyle bir iklim değil. Bu yaşananların hepsi samimiyet testidir. Eğer Türkiye’yi çetelerin ülkede etkili olduğu 1990’lara döndürmek istemiyorlarsa gereğinin yapılması gerekir” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus