Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: “Pazartesiden itibaren Türkiye’ye getirilecek olan Sinovac’ın koronavirüs aşısı yüzde 91,2 etkili”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, bugünkü Bilim Kurulu toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi. Çin’den getirilen Sinovac aşısının faz 3 çalışmalarının sonuçlarının da açıklandığı basın toplantısından öne çıkanlar şöyle:

“Aşı pazarı pazartesiye bağlayan gece yola çıkacak”

Çin’den sipariş edilen Sinovac aşısının Türkiye’ye gönderilecek aşı dozları için, Çin makamlarının onay işlemlerini tamamladığını belirten Bakan Koca, “Aşılarımız bir aksilik olmazsa pazarı pazartesiye bağlayan gece yola çıkacak” derken aşının ilk olarak üç milyon dozunun ülkeye geleceğini söyledi.

“Günde ortalama iki milyon aşı yapılabilir”

Şubat sonuna kadar yaklaşık 50 milyon doz aşının Türkiye’ye getirileceğini belirten Koca, ”Bilim Kurulu bu konuyla ilgili geniş bir strateji hazırladı. Aşılamaya öncelikle sağlık çalışanlarımızdan başlayacağız. Dokuz milyona yakın kişiyi birinci aşamada aşılayacağız” dedi. Koca, aşıların aile sağlığı merkezleri, kamu ve üniversite hastaneleriyle özel hastanelerde yapılacağını ve günde ortalama bir buçuk – iki milyon aşı yapılabileceğini açıkladı.

“Türkiye’de aşıyı yaptıran ilk kişilerden biri de ben olacağım”

Bakan Koca, Türkiye’de bu aşıyı ilk yaptıranlardan birinin de kendisi olacağını duyurdu: “Aşı zorunlu olmayacak. Bilim Kurulu olarak aşının zorunlu yapılmasından yana değiliz. Vatandaşlarımızı ikna ederek, herkesin bu aşıyı yaptıracağını düşünüyoruz. Ben de sağlık çalışanlarıyla birlikte ilk aşı olan kişilerden biri olacağım.”

“Aşının Türkiye’de kullanılması için aşının etkinlik ve güvenilirliğinden emin olduk”

Basın toplantısında, 14 Eylül 2020 tarihinde Türkiye’de başlatılan Sinovac aşısının faz 3 çalışmalarının sonuçları da kamuoyu ile paylaşıldı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, süreç hakkında şu bilgileri verdi: “Aşılama programına bir an evvel başlayabilmek için Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, klinik çalışma yürüten merkezlerden çalışmanın ara sonuçlarını ulaştırmalarını istedi. Acil kullanım onayına temel teşkil edecek bu veriler bağımsız değerlendirme komitesi tarafından değerlendirilerek Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’na iletildi. Kurum da çalışma sonuçlarını Bilim Kurulu’na sundu. Aşının Türkiye’de kullanılması için aşının etkinlik ve güvenilirliğinden emin olduk.”

Bakan Koca daha sonra sözü, aşının faz 3 klinik çalışmalarının başındaki isim ve Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal’a bıraktı. 

“Aşının erken dönem etkinliği yüzde 91,25. Bu oran daha da artacak”

Çalışmayı koordine eden Prof. Dr. Serhat Ünal, “Dün yapılan değerlendirmeye göre 23 Aralık 2020 itibarıyla 24 merkezde 9 bin 150 gönüllü tarandı ve 7 bin 351 kişi çalışmaya alındı. Bu kişilere toplam 10 bin 828 doz uygulandı. 4 bin 759 gönüllü aşı kolunda (yüzde 64) 2 bin 612 kişi (yüzde 35) de plasebo (boş aşı) kolunda yer aldı” dedi.

Ünal sözlerine şöyle devam etti: “Ara çalışma öncesinde toplam 29 hastaya ulaşıldı. Koronavirüs aşısı yapılan toplam 752 gönüllü ile plasebo verilen 570 kişi üzerinde etkinlik açısından değerlendirme yapıldı. Aşı yapılan kişilerde 3, plasebo yapılan kişilerde 26 hastalık meydana geldi. Buna göre güven aralığının alt sınırı yüzde 71,25, üst sınırı ise yüzde 97,30 olarak tespit edildi. Toplam aşı etkinliği de yüzde 91,25 olarak hesaplandı. Yüzde 91 önümüzdeki zamanda daha da artacak. Aşı kolunda olan üç kişi de sağlık personeliydi ve bu kişilerde hiçbir ciddi semptom olmadı.”

Daha sonra söz alan Bakan Koca, paylaşılan istatistiklerin bu aşıyla ilgili dünyada açıklanan ilk veri olduğunun altını çizdi.

“Mart ayına kadar dört buçuk milyon BioNTech aşısı getirilecek”

Bakan Koca, Almanya menşeli BioNTech aşısının Türkiye’ye getirilmesi hakkında da açıklamalarda bulundu. Koca şunları söyledi: “BioNTech aşısı ile ilgili biz başından beri bu aşıyı geliştiren iki bilim insanımız ile iletişim içinde kalarak, bu aşının Türkiye’de uygulanmasını istedik. Bunun için bize başından beri söylenen, 25 milyon gibi bir aşının sözkonusu olabileceği, yıl sonuna kadar da 500 bin – bir milyon gibi bir aşının olabileceğiydi. Fiyatla ilgili herhangi bir sorunumuz olmamıştı. Ama bizim bu dönemde yaşadığımız sorun şuydu: Aşının üretimiyle ilgili sorumluluk taşımama durumunun sözleşmeye yazılması istendi. Acil kullanma onayı olduğu için üretimle ilgili bir sorun olduğunda sorumluluk taşımamayı sözleşmeye koydurtmak istediler. Biz de bunu kabul etmek istemedik. Bu görüşmeler devam etti ve son üç günde ben Uğur Hoca (Şahin) ile beş-altı kez konuştum. Uğur Hoca ile bu sorunu kısmen aştık ve gelinen noktada sözleşmenin miktarıyla üretimle ilgili bir sorun olduğunda sorumluluk alabilecekleri bir maddeyi koymaya karşılıklı razı olduk. Sözleşme miktarından daha fazla bir sorumluluk taşımama noktasında ısrarlı olduklarını ve bunun aşılmasının mümkün olmadığını ifade ettiler. Biz de sözleşme miktarında sorumluluk alınacağını belirterek bu aşıyı vatandaşımıza yapabileceğimizi konuşmuş olduk. Mart ayı sonuna kadar dört buçuk milyon, opsiyonel olarak da 30 milyona kadar sözkonusu olabilir. Bu gece veya yarın sözleşme imzalanmış olacak.”

“Henüz benzer bir mutasyona ülkemizde rastlanmadı”

Koca, İngiltere’de tespit edilen mutasyon hakkında da şu açıklamalarda bulundu: “Dünyanın pek çok ülkesinde bulaşıcılığı artıran mutasyonlar görülmüştü. İngiltere’de olan birden fazla mutasyonun bir arada görüldüğü. Bizim şu ana kadar yaptığımız analizlerde buna benzer bir mutasyona rastlamadık. Mutasyonlar ile ilgili de tetkiklerimiz sürüyor. Bunlar olsa bile en önemli silahımız tedbirler.”

“Henüz influenza görmüyoruz”

Bakan Koca, alınan tedbirlerin influenza salgınını bu mevsimde ilk kez durdurduğunu belirterek, “Şu an ifluenza görmüyoruz. Henüz taramalarımızda görmüş değiliz. Bunda tabii ki tedbirlerin katkısı çok büyük. Ancak onun dışındaki faktörleri bilim insanları açıklayabilir. Bu tedbirler oldukça önemli çünkü influenza daha çok çocukluk yaş grubunda görülüyor ve bu influenza şu ana kadar yok. Çocuk hastaların sayısı her yıl eylül – ekim gibi başlayıp kasım – aralık aylarında pik yapardı. Ancak şu an hasta yoğunluğu yaşamıyoruz ve bu ilk kez oluyor” diye konuştu.

Vaka sayılarındaki düşüş

Son olarak, alınan tedbirlerle birlikte vaka sayılarında ve yayılma oranlarında ciddi azalma yaşandığını vurgulayan Koca, “İzmir’de yüzde 60, Ankara’da yüzde 55, Mersin’de yüzde 30, Antalya 30’luk düşüşler gördük. İstanbul’da ise hastane yatışları ve yoğun bakım doluluk oranı yüzde 25 azaldı” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus