Türkiye’nin tehdit altındaki gölleri (1) – İznik: “Gerekli önlemler alınmazsa İznik Gölü tamamen yok olacak”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Kamera & Kurgu: Sedat Elbasan

Marmara Bölgesi’nin en büyük, Türkiye’nin beşinci büyük gölü olan İznik Gölü’nde her gün sular biraz daha çekiliyor, göldeki su kullanılamaz hale geliyor. Yanlış su politikaları, bölgedeki tarım ve sanayi sektörlerinin vahşi su tüketimleri ve göle salınan zehirli atıklar İznik Gölü’nün içindeki ve çevresindeki yaşamı tehdit ediyor. “Tehdit altındaki göller” haber dosyamızın ilk nüshası için İznik’teydik, gölün problemlerini İznikli balıkçılardan, akademisyenlerden, çiftçilerden ve çevre aktivistlerinden dinledik.

“Göl ilk defa bu kadar alçak, böyle giderse sahilde haşere olur, yaşanılmaz”

İznik Gölü’nün Çakırca sahilinde su derinliğinin azalması sonucunda sular 100 metre kadar çekildi. Eskiden dalgakıranların yanındaki çimenliklere kurulmuş masalarda çay içerken müşterilerinin balıkları izlediğini belirten bir çay bahçesi sahibi, dalgakıranlardan uzanan iskelenin çıplak metal bacaklarına işaret etti ve suyun çekilmesinin sonucunda bu alanda sazlıklar biteceğini söyledi. Bu sazlıklarda yılanların yetişeceğini ve sivrisineklerin çoğalacağını belirten bir çiftçi ise şimdiden duyulan kötü kokunun da artacağını, sahil şeridinin gittikçe yaşanmaz hale geleceğini dile getirdi. 

Kuzey Ormanları Savunması’ndan Onur Küçük, “Barajlarımızdaki su doluluk oranları alarm veriyor, Bursa ve İstanbul’un ortalama 50-60 günlük suyu var” dedi, İznik Gölü’nün ilerleyen günlerde içme suyu kaynağı olarak da kullanılabileceğini hatırlattı.

Göl uzmanı Dr. Erol Kesici suyun alçalmasının nedenini hem su harcamasıyla hem de su girdisiyle bğlantılı olarak açıkladı: “Suyu besleyen dereler, yağış, bunlar gölün su kazancı. Ama bunun çok üstünde bir harcama var. Beslenme miktarının 10-20 katı kadar aşırı bir su kullanımı var” diye konuştu. Kesici, “İznik Gölü’nün suyu çalınıyor. Etrafına baraj yapma suretiyle çalmış oluyorsunuz, göl beslenemiyor” diyerek bölgedeki baraj çalışmalarının göle olan etkisine değindi.

İznik sakinleri “gölün daha önce hiç bu kadar çekilmediğini”, suların her yıl daha da azaldığını anlattı. Suların çekilmesinin sonucunda 2014 yılında İznik Gölü kıyısının yirmi metre açığında bir bazilika havadan görüntülendi. Göl çekilmeye devam ettikçe bazilika kolay bir şekilde erişilebilir hale geldi, bunun üzerine bazilikanın yer aldığı bölge metal çitler ile çevrildi. Sular çekilmeye devam ettikçe bu çitler de karaya oturdu ve işlevlerini kaybetti.

Gölün suyu kirletilmeye devam ediliyor, biyoçeşitlilik azalıyor

İznik Gölü’ndeki su miktarının azalmasına ek olarak, suyun pislenmesi de gölü ve göle bağlı olarak yaşayan canlıları tehdit ediyor. Hayatını gölde balıkçılık yaparak kazananlar veya gölün suyunu kullanarak çiftçilik yapan kişiler gölün hızla pislendiğini belirtti. Muhabirlerimize konuşan bir balıkçı “Eskiden bir hafta on gün göle girmezdik, balıklarımız canlı çıkardı. Şimdi bir gün girmediğiniz zaman balık fosil olarak çıkıyor” dedi. Hayatını İznik’te geçirmiş bir çiftçi de geçmiş yıllarda suyun ne denli temiz olduğunu hatırlıyor: “Göle gittiğimiz zaman su götürmezdik yanımızda, gölden içerdik. Eve su götürür, pirinç, bulgur haşlardık, çayımızı göldeki sudan yapardık.”

İznikliler’e göre göl suyunun kirliliği eskiye dayanan bir problem değil: “İki yıl öncesine kadar yazın buralar cıvıl cıvıl olur, çocuklar iskeleden atlarlardı.”

İznik halkının göldeki pisliğe dair gözlemlediği temel problem gölün altında biriken bir balçık katmanı. Etraftaki fabrikaların göl suyunu kullanmasından yakınan bir çiftçi, “Fabrikalar suyunu buradan alıyor, hatta bazıları suyu kullandıktan sonra aldığı suyun atığını da göle geri atıyor, suyun dibindeki katmanı da buna bağlıyoruz” dedi. İznik Çevre Yaşam Platformu’ndan Cenk Karataş bu katmanın gölde kontrolsüzce çoğalmış olan mikroorganizmalardan kaynaklandığını açıkladı. Zeytincilikte kullanılan tuzlu su solüsyonları başta olmak üzere tarımsal atıklar ve ilaçlar ile beslenen algler çoğalıyor, bir taraftan da su derinliğinin azalması sebebiyle daha çok güneş ışığına erişip daha fazla yer kaplıyor. Katmanın yarattığı sorunların su miktarıyla da alakalı olduğuna dikkat çeken Karataş, “Eskiden yağış ve su seviyesinden dolayı zeytin atıkları çok etki etmiyor, artık çok etkiliyor, çözeltide kapladığı yer artıyor” dedi. Dr. Erol Kesici de bu bilgiyi teyit etti ve “İznik Gölü’ndeki sorunun çözümü için gölün dibindeki balçık katmanının temizlenmesi gerekiyor” diye konuştu.

Kesici, yanlış balıklandırma politikalarının da gölün biyolojik çeşitliliğine ciddi anlamda zarar verdiğini söyledi: “Yanlış balıklandırma politikasıyla etçil balıkçılar getirildi, tavuk kümesine tilki sokuldu. Eskiden kerevit olurdu İznik’te, çok önemli bir girdiydi, artık yok. Bizim ‘Kerevit vebası’ dediğimiz Türkiye genelinde kerevit ölümleri böyle başladı, sonra başka göllere yayıldı.”

Uzun süredir gölde balıkçılık yapanlar da göldeki balık sayısının azaldığını, bazı yerel balık türlerinin artık hiç görünmediğini anlattı. Bir balıkçı, “Eskiden haftada bir ton balığı tutardık, artık hiç kalmadı” dedi.

“Su seviyesi azaldığı için kuyu açıp duruyoruz, köstebek yuvası oldu her taraf”

İznik Gölü’nün su sorunlarından en çok etkilenen paydaşlardan biri de çiftçiler. Bölgede yaygın olarak yapılan tarım için gerekli su, İznik Gölü ve göle bağlı yeraltı su kaynaklarından çekiliyor. Konuştuğumuz bir çiftçi iki yıl önceye kadar tulumbalar aracılığıyla yüzeyden su çekebildiklerini ancak su seviyesinin azalması sebebiyle son iki yıldır kuyu açmak zorunda kaldıklarını belirtti: “İki yıl önce açtığımız kuyu, su seviyesindeki azalmanın devam etmesi sebebiyle kullanılamaz halde. Bu nedenle daha derine yeni birer kuyu açmak zorunda kaldık. Su seviyesi gittikçe aşağıya iniyor. Her tarafa giderlerini cebimizden karşılayarak kuyu açıyoruz, köstebek yuvası gibi oldu her taraf.”  

“Gerekli önlemler alınmazsa İznik Gölü tamamen yok olacak”

Dr. Erol Kesici, İznik Gölü’nün doğal bir göl olduğunu hatırlamak gerektiğini vurguladı: “İznik Gölü doğal bir göl, baraj muamelesi yapılamaz.”

“İznik Gölü’nün popülist yaklaşımlarla, siyasi bakışlarla yönetildiğini” söyleyen Kesici, gölde suyun çekilmesinin yanı sıra içindeki hayatın da yok olacağı uyarısında bulundu. Sanayi atıklarının ve fabrikaların su kullanımının göle olan yıkıcı etkilerini anlatan Kesici, “Sanayinin artık bu gölü kullanmaması gerekiyor, yoksa bu göl kendisine yetemeyecek, balık ölümleri gerçekleşecek, kuşlar kötü etkilenecek” dedi. Göldeki su kalitesinin çok hızlı bir şekilde düştüğünü belirten Kesici “Gerekli önlemler alınmazsa İznik Gölü tamamen yok olacak” diye konuştu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus