Paris’in yeni nesil balıkçıları: “Balığı yakala, fotoğrafını sosyal medyada paylaş ve nehre geri bırak”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Genç nesil balıkçılar, Fransa’nın başkenti Paris’in içinden geçen Sen Nehri kıyısında asırlık bir gelenek olan balıkçılığı yeraltı kültürüne dönüştürüyor. Paris’in yeni nesil balıkçıları her zaman olduğu gibi akşam saatlerinde nehir kıyısına balık tutmaya gidiyor ancak tuttukları balıkları fotoğrafını çektikten sonra nehre geri bırakıyor. 21 yaşındaki Grégoire Auffert, “Balıkçılık bir spor ve balıklar bizim oyun ortaklarımız, bu yüzden onları serbest bırakıyoruz” diyor.

Fransa’nın başkenti Paris’te yeni nesil balıkçılar asırlık geleneği değiştirip, balıkçılığı yeraltı kültürüne dönüştürdü. Daha önceleri Sen Nehri, emeklilik günlerini balık tutarak geçirmek isteyen işçi sınıfı erkeklerinin balık tutma yeriydi. Ancak son dönemlerde onların yerini alan genç nesil balıkçılar, nehirde tuttukları balıkları sosyal medyada paylaşmaya başladı.

Aslında kışın akşam saatlerinde Sen Nehri’nde balık tutmak 1669’dan beri yasak. Ancak bu yasağa aldırmayan Parisliler balık tutmak için her akşam nehir kıyısının yolunu tutuyor. Bu durum da balık tutmayı, grafiti veya kaykay gibi yasaklarla flört eden bir hale getiriyor. Şimdilerde Sen Nehri’nde balık tutmak, adrenalin tutkunu genç neslin en büyük hobisi.

19 yaşındaki Eliot Malherbe ve 22 yaşındaki sanat öğrencisi Kacim Machline, Sen Nehri kıyılarında balık tutuyor. Ancak Malherbe ve Machline gibi gençlerin Sen Nehri’ne balık tutmaya gelmelerinin en önemli sebebi sosyal medya ortamlarında daha hızlı etkileşim almak.

Eski bir grafiti sanatçısı ve kaykaycı olan, şimdi ise balıkçılık yapan 40 yaşındaki Manuel Obadia Wills, “Balıkçılık heyecandan yoksun gözüküyor. Aslında durum bunun tam tersi. Kaymanın, grafiti yapmanın bazı heyecanlı durumları var fakat balık tuttuğunuz zaman bu heyecan avladığınız en güzel balıkla oluşur” diyor.

Yakala, fotoğrafı paylaş, geri bırak

Genç balıkçılar Notre-Dame’ın gölgesinde veya Eyfel Kulesi’nin altında asırlık bir balıkçılık geleneğini sürdürseler de güncel kuralları ve sosyal medya kodlarını beraberlerinde getirdi. Yeni nesil balıkçıların en önemli amacı tuttukları balıkları akşam aileyle veya arkadaşlarla paylaşmak değil. Tek amaçları, yakaladıkları balıkların fotoğraflarını sosyal medyada paylaşmak ve ardından onları nehre geri bırakmak.

Grégoire Auffert bu akımın gerekçesini “Balıkçılık bir spor ve balıklar bizim oyun ortaklarımız, bu yüzden onları serbest bırakıyoruz. Bir tenisçiden topu yemesini asla istemezsin” diye açıklıyor.

Paris’in yeni nesil balıkçıları bu yüzden, emekli balıkçıların hâlâ tercih ettiği solucan gibi doğal yemleri kullanmak yerine, balıkların daha çok ilgisini çekmek için yapay yem kullanıyor. Genç balıkçılar yapay yemleri balıklar yutmadığı ve az hasara neden olduğu için tercih ettiklerini söylüyor.

Yeni nesil balıkçılık anlayışı aynı zamanda Sen Nehri’nde artan biyolojik çeşitliliği korumayı da amaçlıyor. 1970’lerde nehirde sadece üç balık türü kalmıştı ancak onlarca yıllık su arıtma politikalarının ardından şu anda nehrin sularında 30’dan fazla balık türü yüzüyor.

Deniz bilimcisi Bill François, “Çevre sürekli gelişiyor ve koronavirüs salgını, balıklara daha sessiz bir ortam sunarak onları daha da özgürleştirdi.” diye konuşuyor. Koronavirüs salgını nedeniyle nehirde çalışan turist teknelerinin sayısının azaldığını belirten François, yaz boyunca balıklarda çok iyi bir üreme gözlemlediklerini anlatıyor.

Paris Şehir Planlama Enstitüsü’nde öğretmenlik yapan Thierry Paquot, şehirli balıkçıları doğayla daha uyumlu olma çabalarının bir parçası olarak görüyor: “Kent tarımı gibi aynı yöne giden yepyeni bir uygulama yelpazesi var.” 

Paquot’ya göre büyüyen ekonomik istikrarsızlıktan mustarip genç nesil, ekolojik bir bilinçle tutkularını birleştirip dönüştürdükleri balıkçılık geleneğinde bir aidiyet duygusu yaşıyor.

30 yıldır Paris’te olta takımı satan Marcelo D’Amore, “Balıkçı sayısı sabit kalıyor ancak şimdi gençlerin sayısı belli bir yaştaki insanların sayısını aşıyor” diyor. 

French Touch Fishing ve Big Fish firmalarının sahibi Fred Miessner, Paris’te sayıları artan genç balıkçılara “sokak balıkçıları” adını veriyor. “Kendimizi eski kurallarla tanımıyorduk. Plastik botlar, askeri giysiler veya dar kesim formalar giymedik. Balık tuttuk ve sonra kıyafetlerini değiştirmeden arkadaşlarımızla partilere gittik” diyen Miessner, sosyal medyada fenomen olan genç balıkçılara sponsor olduklarını ve böylelikle gerekli balıkçılık malzemelerini gençlere verdiklerini söylüyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus