DİSK/Genel-İş’ten salgın sürecinde gelir eşitsizliği ve yoksulluk raporu: “Türkiye’de en zengin kesim ile en yoksul kesim arasında 8,3 kat fark var”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası, “Covid-19 sürecinde Türkiye’de gelir eşitsizliği ve yoksulluk raporu”nu yayımladı. Rapora göre, en zengin kesim ile en yoksul kesim arasında 8,3 kat farkın olduğu Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında gelir eşitsizliğinin en fazla olduğu ülke.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Genel-İş Sendikası’nın yoksulluk araştırmasına göre Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında gelir eşitsizliğinin en fazla olduğu ülkelerin başında geliyor.

“Yoksul daha da yoksullaşırken zengin daha zenginleşti”

“Covid-19 sürecinde Türkiye’de gelir eşitsizliği ve yoksulluk”başlıklı raporda, Türkiye’de en zengin kesim ile en yoksul kesim arasında 8,3 kat fark olduğu belirtilerek şöyle denildi:

“Gelir eşitsizliği arttıkça en zengin ve en yoksul kesim arasındaki kazanç farkı da genişlemiştir. Yoksul daha da yoksullaşırken zengin daha zenginleşmiştir. Türkiye, Avrupa ülkeleri içinde en yoksul yüzde 20’lik kesim ile en zengin yüzde 20’lik kesim arasındaki gelir farkının en fazla olduğu ülkedir. Avrupa Birliği’ne üye ülke ortalamasında ise en yoksul ve en zengin arasındaki kazanç farkı beş kattır. Gelir dağılımının daha adil gerçekleştiği Fransa, Macaristan gibi ülkelerde ise dört kattır. Ekonomik krizlerle sıkça gündeme gelen Yunanistan ve İtalya’da ise zengin-yoksul kazanç farkı Türkiye’den azdır. Bunun en önemli etkisi bu ülkelerde gelir dağılımının Türkiye’ye göre daha adil olmasıdır. Yunanistan’da en zengin kesim en yoksul kesimden 5,11 kat daha fazla kazanırken İtalya’da bu oran altı kattır.”

“Türkiye kişi başına yıllık milli gelir tutarı ile AB ülkeleri arasında son sıralarda yer alıyor”

Türkiye’de kişi başına Gayri Safi Milli Hasıla’nın (GSMH) son bir yılda 1434 dolar azaldığını belirtilen raporda şu rakamlara yer verildi:

Kişi başına düşen milli gelirin 2019 yılında 9,150 dolar olduğu ülkemizde bu tutar 2020 yılında 7,715 dolara düştü. AB ortalaması 43,615 dolar iken, gelişen ekonomiler ve gelişmekte olan Avrupa ülkeleri ortalaması ise 26,025 dolardır. Türkiye 7,715 dolar olan kişi başına yıllık milli gelir tutarı ile AB ülkeleri arasında son sıralarda yer almaktadır.”

“Türkiye’de yoksul sayısı son iki yılda yüzde 8,4 arttı”

Raporda, Türkiye’de yoksulluğun gün geçtikçe arttığı da şu verilerle ortaya konuldu: “Türkiye’de yoksul sayısı son iki yılda yüzde 8,4 arttı.  2017 yılında 15 milyon 864 bin kişi olan yoksul sayısı, 2019 yılında 1 milyon 343 kişi daha artarak 17 milyon 207 bin kişiye çıktı. Yoksulluk oranıysa yüzde 21,3’ü buldu.”

Salgın döneminde 3,7 milyondan fazla işçi ciddi gelir kaybı ile karşı karşıya kaldı

Salgın döneminde çalışan yoksul sayısının 7,7 milyonu geçtiği belirtilen raporda şöyle denildi:

Çalışan yoksul sayısına, salgın ile kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin ödeneğine mahkûm edilen yaklaşık 3 milyon 737 bin 831 kişiyi de eklediğimizde bu sayının 7,7 milyondan fazla olduğunu söyleyebiliriz. Salgın döneminde 3,7 milyondan fazla işçi, işsizlik ödeneği, ücretsiz izin ödeneği ve kısa çalışma ödeneği aldığı için ciddi gelir kaybı ile karşı karşıya kaldı. Ücretsiz izne tabi tutulan işçilere ayda 1.068 TL (asgari ücretin yüzde 50’si), kısa çalışma ödeneğinden yararlanan işçilere aylık ortalama 1.547 TL (asgari ücretin yüzde 66’sı), işsizlik sigortası ödeneğinden yararlanan işçilere ise ayda ortalama 1.212 TL (asgari ücretin yüzde 52’si) ödeme yapıldı.  Bu ödemeler, Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi tarafından Aralık 2020 dönemi için hesaplanan 2.478 TL’lik açlık sınırı tutarından ve 8.570 TL’lik yoksulluk sınırı tutarından kat ve kat düşüktür.

Türkiye’de insanların yoksulluk sınırı altında, asgari yaşam düzeyinde, borçlanarak yaşadığı belirtilen raporda, şu talepler sıralandı:

1. Gelir dağılımı eşitsizliğinin ana kaynağı olan emek ve sermaye arasındaki eşitsizlik son bulmalı, tüm ücretliler ürettikleri değerin karşılığını eşit ve adil bir şekilde almalıdır.

2. Çalışan yoksulluğunu önlemek için asgari ücret başta olmak üzere tüm ücretlilere insanca yaşayabilecekleri bir gelir güvencesi sağlanmalıdır.

3. Kamusal bir hak olan eğitim, sağlık, barınma gibi haklardan herkes eşit şekilde faydalanmalı, bu temel haklar nitelikli ve parasız biçimde sağlanmalıdır.

4. Vergide adalet sağlanmalı, az kazanandan az çok kazanandan çok vergi alınmalıdır. Asgari ücret vergiden muaf tutulmalıdır. Vergi dilimleri hakkaniyetli bir şekilde yeniden düzenlenmelidir.

5. Yoksulluk riski altında olan kadın, çocuk ve gençler için koruyucu düzenlemeler hayata geçirilmelidir.

6. Sosyal yardımlar bireysel olarak değil, herkes için ulaşılabilir ve nitelikli bir hak olarak sağlanmalıdır.

7. Herkes için temel bir gelir güvencesi sağlanmalıdır

Raporun tamamını okumak için tıklayınız.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus