Boğaziçi Üniversitesi eylemlerinde gözaltına alınan LGBTİ+ aktivisti Havin Özcan anlatıyor: “Kimse çıkıp da ‘Boğaziçi eylemleriyle LGBTİ+’ların ne alakası var’ diyemez”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Boğaziçi Üniversitesi’ne Prof. Dr. Melih Bulu’nun rektör olarak atanmasıyla başlayan eylemler 4 Ocak’tan beri devam ediyor. LGBTİ+ aktivisti Havin Özcan, 4 Ocak’taki eyleme katıldı. Eylemden sonra arkadaşlarıyla birlikte evine dönen Havin Özcan, gece yarısı yapılan baskınla gözaltına alındı. Havin Özcan, bu süreçte neler yaşadığını Medyascope’a anlattı. 

Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla 1 Ocak 2021’de yayımlanan karar kapsamında Boğaziçi Üniversitesi’nin yeni rektörü olan Prof. Dr. Melih Bulu’ya karşı Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin 4 Ocak’ta başlattığı eylemlere Türkiye’deki pek çok üniversite öğrencisinden destek geldi. İstanbul Üniversitesi’nde öğrenci olan LGBTİ+ aktivisti Havin Özcan da eylemlere destek verenlerden biri.

Yapılan rektör atamasının Boğaziçi Üniversitesi özelinde bir olay olmadığını söyleyen Havin, “Biz bunu daha önce 2016 yılında Boğaziçi’nde gördüğümüz, İstanbul Üniversitesi’nde, Ege Üniversitesi’nde, Marmara Üniversitesi’nde de gördüğümüz ve bunun evrensel bir hak ihlali olduğunu düşündüğümüz için oraya anayasal haklarımızı kullanarak eylem yapmaya gittik” dedi. Eylemde, polisin kendilerine gaz ve mermiyle müdahale ettiğini söyleyen Havin, “Orada birçok arkadaşım yaralandı, kendim de dahil. Biz direnişe devam etmeye karar verdik” diye ekledi.  

“Uzun namlulu silahlarla evimiz basıldı”

4 Ocak’taki eylemden gülerek ayrıldıklarını söyleyen Havin, gözaltına alındıkları günü “Sabah altıya doğru şafak operasyonu yapıldı. Uzun namlulu silahlarla evimiz basıldı. Listede ismi olmayan ev arkadaşlarımız ters kelepçeyle bir, bir buçuk saat bekletildi. Ev baskınında cinsel tacize ve sözlü şiddete uğradım, diğer trans kadın arkadaşım da öyle” diyerek anlattı.

“Atanan her kayyum ilk önce LGBTİ’+ları ve kadınları hedef alıyor”

Homofobi ve transfobinin yüzyıllardır var olduğunu söyleyen Havin, Türkiye’de LGBTİ+’ların toplumdan dışlanmaya çalışıldığını belirtti. LGBTİ+ mücadelesinin aslında bir varoluş mücadelesi olduğunun, bu varoluş mücadelesinin herhangi bir dini inanca, siyasi görüşe indirgenemeyeceğinin altını çizen Havin, “Bize, ‘Boğaziçi direnişinde neden LGBTİ+ bayrağı var, görünürlük neden bu kadar önemli?’ soruları geliyor. Atanan her kayyum ilk başta LGBTİ’+ları ve kadınları hedef alıyor. Bunu çok somut bir şekilde Boğaziçi LGBTİ+ Çalışmaları Kulübü’nün kapatılmasıyla gördük. Görünürlüğümüz işte bu yüzden önemli” dedi.

“AKP Gaziantep milletvekili tarafından fotoğrafım paylaşıldı, terörist olarak adlandırıldım”

Eylemde Yıldız İdil Şen ve kendisiyle birlikte birçok LGBTİ+ olduğunu ve eylemde halaylar çekildiğini söyleyen Havin, Yıldız ve kendisinin hedef gösterildiğini şu cümlelerle anlattı: “Kürt olmamızdan dolayı terörize edildik. Benim aylar öncesinden paylaştığım ‘bijî serhildan!’ -yaşasın direniş- tweetim AKP Gaziantep Milletvekili tarafından fotoğrafımla birlikte paylaşıldı ve terörist olarak adlandırıldım.

İlerleyen günlerde LGBTİ+’ların “terör örgütü”, “emperyalist bir oyun” olduğunun söylendiğini dile getiren Havin, “Biz bunlara Kürt kimliğimizden alışığız. Bugüne kadar hep terörist olarak yaftalandık. Boğaziçi direnişinde gerçekleşen tüm hak ihlalleri, kadın, LGBTİ+, işçi, emekçi, öğrenci, hakkı ihlalleri evrensel hak ihlalleridir. Kimse çıkıp da Boğaziçi eylemlerinde “LGBTİ+’lar ne alaka” diyemez. Biz çıkıp var oluşumuzu savunurken, bunun mücadelesini verirken kimse bize bu argümanla gelemez” diye konuştu.

Havin, yaşananların ardından ailesiyle arasının daha da açıldığını sözlerine ekledi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus