Boğaziçi Üniversitesi rektör protestoları: “Kâbe görseli” hakkında suçlanan ikisi tutuklu yedi öğrenci hakkında üçer yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Boğaziçi Üniversitesi’nde, 30 Ocak’ta Rektör Melih Bulu’ya yönelik protestolar kapsamında açılan bir sergide yer alan LGBTİ+ bayraklı Kâbe görselinin sosyal medyada tepki görmesinin ardından, haklarında soruşturma başlatılan ikisi tutuklu yedi öğrenci hakkında,“halkı kin ve düşmanlığa alanen tahrik etme” suçlamasıyla iddianame hazırlandı. Avukat Levent Pişkin, iddianameyi Medyascope’a değerlendirdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu’ndan Savcı Enes Kocakale’nin hazırladığı iddianamede, aralarında tutuklu olan Selahattin Can Uğuzeş ve Doğu Demirtaş’ın da olduğu yedi öğrenci hakkında birer yıldan üçer yıla kadar hapis cezası istendi.

Tutuklu öğrenciler Selahattin Can Uğuzeş ve Doğu Demirtaş

Avukat Levent Pişkin, iddianameyi Medyascope’a şöyle değerlendirdi:

“Soruşturma bir gazetenin hedef göstermesiyle başlamış ve savcı buna istinaden soruşturma başlatıldığını ikrar etmiştir. Yani soruşturma başlangıç aşamasından bu yana aslında siyasi saiklerle yürütüldüğü iddianame ile ortaya çıkmış bulunuyor. Bu iddialara dayanarak iki öğrencinin iki aya yakındır tutuklu kalması, ikisinin de konutu terk etmeme şeklinde adli kontrole tabi tutulması kabul edilir değil. 

İddianame hukuki değerlendirmeye konu edilebilecek bir hususu barındırmıyor. Söylemeye gerek yok Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) madde 170 ve devamı maddelerindeki şartları taşımıyor. Özellikle savcının bir hukukçu gibi değil bir ilahiyatçı gibi yaptığı değerlendirmeler, İslam ve eşcinselliğe ilişkin kurduğu söylemler taraf olunan uluslararası sözleşmeler ve hatta anayasa ile bağdaşmıyor. Savcı görev hudutlarını aşmış, özellikle bir kesimi İslam’ın sadece bir yorumuna dayanarak ‘günah ve yasak’ değerlendirmesinde bulunarak LGBTİ+’ları mücrimleştirmiştir. 

Bunun dışında son olarak şunu söyleyeyim suçun maddi ve manevi unsurları husule gelmemiş olup, kimin hangi kesimden olduğu ve hangi kesimi hangi kesim aleyhine kışkırttığı anlaşılmamaktadır. Kaldı ki kamu güvenliğini tehdit eden herhangi bir durum sözkonusu olmamışken 216/1 [Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme] suçlaması hukuki değerlendirmeden uzaktır.”

Yeni Şafak paylaşımı iddianamede

İddianamede, soruşturmanın sergide Kâbe görselinin yer almasıyla ilgili Yeni Şafak gazetesinin Twitter hesabında yaptığı paylaşıma atıfta bulunularak, bu paylaşımda belirtilen olayla ilgili resen soruşturma başlatıldığı belirtildi.

İddianamede, Boğaziçi Üniversitesi LGBTİ+ Çalışma Kulübü’nde yapılan aramada suçlama konusu yapılan görselin asıldığı pano ile bir kitaba el konulduğu da ifade edildi.

İddianamede ayrıca, Doğu Demirtaş’ın savcılık ve hâkimlikte verdiği ifadede suçlama konusu olan görseli panoya kendisinin asmadığı, sergide yaklaşık 300 eser bulunduğu ve gönderilen her eseri sergilediklerine yönelik suçlamaları kabul etmediği yönündeki sözlerine de yer verildi.

Aynı şekilde Selahattin Can Uğuzeş’in de sözkonusu görseli kendisinin asmadığına, tanık beyanlarını kabul etmediğine ve serginin anonim eserlerle düzenlendiğine yönelik ifadesinde suçlamaları kabul etmediği görüldü.

Savcı ise Demirtaş ve Uğuzeş’in görselin asılıp sergilenmesi eylemine katıldıklarının anlaşıldığını öne sürdü.

İddianamede “İslam dininde yasak kabul edilen” ifadesi

Savcının iddianamedeki değerlendirmesinde, Kâbe’nin İslam dinindeki yerine dair beyanlara ve LGBTİ+’lara yönelik “İslam dininde yasak kabul edilen” ifadesine yer verilirken Şahmeran figürü de “İslam inancına aykırı” olarak yorumlandı:

“… Resmin İslam dini literatüründe yasak ve haram olarak kabul edilen eşcinsellik ve benzeri cinsel yönelimlere dair imgeler ile İslam’ın tek ve yaratıcı olan Allah inancı ve tevhid inancına aykırı olan ‘Şahmeran’ figürünün yine İslam’ın ve Müslümanların yeryüzündeki en kutsal mekan ve yapı olarak kabul ettiği Kâbe’nin tasvir edildiği bir resim üzerine yapıştırılması suretiyle oluşturulması, bu resmin kamuoyu tarafından yakından takip edilen ve gündem olan Boğaziçi Üniversitesi’ne yapılan rektör atamasına ilişkin gösteriler kapsamında alenen sergilenmesi de değerlendirildiğinde, gayri muayyen kişilere yönelik alenen yapılan soruşturmaya konu eylemlerin ‘LGBTİ+’ olarak anılan bir sosyal kesim ve Türk toplumunun çoğunluğunu oluşturan Müslüman vatandaşlar açısından halkın sosyal sınıf bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa tahrik edici nitelikte olduğu…”

İddianamede sözkonusu görselle ilgili paylaşımın “kamu barışı ve güvenliğini tehdit eder nitelikte olduğu kanaatine varıldığı” ve “şüphelilerin ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme’ suçunu işlediklerine dair yeterli şüphe bulunduğu” öne sürüldü.

Ne olmuştu?

Melih Bulu’ya yönelik protestolar kapsamında üniversitenin içinde 30 Ocak günü açılan sergide LGBTİ+ bayraklı Kâbe görselinin yer aldığı gerekçesiyle savcılık “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” suçundan soruşturma başlatmış, olayla ilgili beş üniversiteli gözaltına alınırken mahkeme, 31 Ocak’ta Selahattin Can Uğuzeş ve Doğu Demirtaş’ın tutuklanmasına, iki kişinin de ev hapsi tedbiriyle serbest bırakılmasına karar vermişti.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus