Erkek şiddetine uğrayan kadınlar anlatıyor (15): “Babamın şiddetinden kurtulmak için 17 yaşında evden kaçtım fakat kocamdan da şiddet gördüm”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

“Erkek şiddetine uğrayan kadınlar anlatıyor” serimizin 15’inci bölümünde, 22 yaşındaki Nur* ile konuşuyoruz. Nur’un bir çocuğu var ve şu an hamile. Annesi, kendisini ve babasını terk edip başkasıyla evlenen Nur, beş yaşından itibaren babaannesi ve dedesi tarafından büyütülüyor. Babası bir süre ortadan kayboluyor, ardından Nur’un babaannesi ve dedesiyle yaşadığı eve yerleşiyor ve Nur’a şiddet uygulamaya başlıyor. Gördüğü şiddete ve baskıya dayanamayan Nur, 17 yaşındayken evden kaçıp kendi yaşıtı biriyle evleniyor. “Annem ve babam yüzünden hayatımı mahvettim” diyen Nur’un evlendiği erkek de çalışmıyor ve Nur’a iki defa fiziksel şiddette bulunuyor. Artık fiziksel şiddet görmeyen Nur, eşinden psikolojik şiddet görmeye ise devam ediyor.

“Annem beni neden sevmedi?”

Nur, annesinin kendisi beş yaşındayken bırakıp gittiğini anlatıyor. O günden sonra her şeyin değiştiğini söyleyen Nur, hayatının seyrini değiştiren asıl figürün annesi olduğunu düşünüyor. İkinci evliliğini yapan anne, iki sene geçtikten sonra Nur’u görmeye geliyor. Ancak anne, Nur’u bırakıp yine gidiyor ve üçüncü evliliğini yapıyor. Nur’un aklında ise tek bir soru var: “Neden diğer çocuklarını sevdiği gibi beni sevmedi?”

Yaşadıklarını ve hissettiklerini Nur’dan dinliyoruz:

“Annem ben beş yaşındayken birden çekip gitti. Babam da sorumsuz biri olduğu, sürekli alkol içtiği için beni babaanneme ve dedeme verdi. Babaannemi anne bildim. Ben tam bu hayata alışmışken annem ben yedi yaşındayken çıkıp geldi. Hem de kucağında çocuğuyla. O evlilikten de sıkılmış ama bu sefer benim aksime çocuğunu bırakmamış. Birkaç ay birlikte yaşadık, her şey çok güzeldi. Ama sonra bir sabah kalktım yine gitmiş. Bu korkunun ne demek olduğunu anlayamazsınız. Sabah bir kalkıyorsunuz anneniz gitmiş. Ben bunu iki kere yaşadım. Sonra öğrendim ki üçüncü evliliğini yapmış ve iki çocuğu da yanında, ben değilim. Çocukken geceleri neden beni diğer çocukları gibi sevmediğini düşünürdüm. Hâlâ bunun bir cevabını bulamadım.”

“Babam beni kemerle dövdü, hâlâ acısını hissediyorum”

Annesiyle iletişimi tamamen bittikten sonra Nur için yeni bir hayat mücadelesi başlıyor. Maddi durumları, zaten iyi değilken babasının da işsiz kalmasıyla birlikte hayatları iyice zorlaşıyor. 65 yaşındaki dedesinin bir markette çalışarak aileyi geçindirdiğini anlatan Nur, babasının alkol kullanıp kendisini dövdüğünü anlatıyor:

“Annem gittikten sonra babam da çok değişti. Babamın evliyken de çok düzenli olduğunu söyleyemem ama annemin gitmesi, bizim dedemlere taşınmamız bütün dengeleri değiştirdi. Dedem 65 yaşında bir adam. Bizim için markette çalışıyordu. Evde sürekli içen bir adam vardı, babam. Bir gece -ben 10 ya da 11 yaşındaydım- babam eve geldi. İçmiş yine ve beni uyandırdı. Hiçbir neden yokken beni salonun ortasında götürdü, kemerini çıkardı ve beni öyle bir dövdü ki hâlâ o anları düşündüğüm zaman sırtım acıyor. O kemerin sesini, dedemin babamı durdurmaya çalışmasını asla unutamıyorum. Babam o sinirle dedeme de vurdu. Benim canımın yanmasından çok dedeme vurması, daha çok ağrıma gitti.”

“Babam ‘Annen senin yüzünden gitti. Sana bunu her gece hatırlatacağım’ dedi”

Nur, babasından şiddet görmeye başladığında ilkokuldaydı. Yaşadıklarının kendisini çok hırslandırdığını bu yüzden derslerinin çok iyi olduğunu söyleyen Nur’un hayali öğretmen olmaktı. O dönem, “Ne zaman şiddet göreceğim?” diye sürekli düşündüğünü söylüyor. Babasının kendisine, “Annen senin yüzünden gitti. Sana bunu her gece hatırlatacağım” sözleri ise Nur’un evden kurtulmaya çalışmasına neden oluyor:

“Çok başarılı bir öğrenciydim. Kadın bir öğretmenimiz vardı, o bana örnek olmuştu. O duruş beni çok etkilemişti, ben de öğretmen olmak istiyordum. Annem bize bunları yaşatmasaydı, babam böyle bir insan olmayacaktı. Tek amacım okumak ve babamı bu durumdan kurtarmaktı ama olmadı. Her gece dayak korkusuyla uyuyordum. Neredeyse her gece de dayak yiyordum. Babaannem ve dedem engel olmaya çalışıyordu ama yaşlı insanlar, ellerinden çok bir şey gelmiyordu. Bir gün beni döverken babam, ‘Annen senin yüzünden gitti. Sana bunu her gece hatırlatacağım’ dedi. O güne kadar babamın iyi bir insan olduğunu ve beni sevdiğini düşünüyordum. O günden sonra o evden kurtulmak için elimden geleni yaptım.”

“Bir bataklıktan başka bir bataklığa sürükleniyorum”

Nur, 16 yaşındayken aynı mahallede oturduğu kendi yaşıtı bir erkek ile tanışıyor. Lise üçüncü sınıftayken tanıştığı erkek ile evlenmeye karar veren ve bu yüzden evden kaçan Nur, o günleri şöyle anlatıyor:

“Eşimi seviyordum ki hâlâ çok seviyorum. Biz aynı mahallede yaşıyorduk, zengin bir ailesi vardı. Yalan söyleyemem bir kurtuluş olarak gördüm onu. Bir – iki ay flört ettik, evdeki durumları anlattım ona. Bana çok destek oldu ve ben de buna kapıldım. Bir gece evde herkes uyurken ben çıkıp onunla gittim. Bir arkadaşının evine gittik. Birkaç gün orada kaldık. Bir bataklıktan başka bir bataklığa sürükleniyorum.”

“Annen gibi mi olacaksın?”

Bir haftaya yakın arkadaşlarında kalan Nur ve erkek arkadaşı, daha sonra ailelerinin yanına gidip evlenmek istediklerini söylüyor. Bunun üzerine Nur liseyi bırakıyor ve kendilerine karşı çıkan iki aileyi de bir şekilde ikna ediyor:

“Bir sene bekledik evlenmek için. İkimiz de 18 olduğumuz zaman evlendik. Babam gideceğim için mi yoksa başka bir şey yüzünden mi bilmiyorum ama alkolü bırakmıştı ve bana şiddet uygulamıyordu. Belki de hayatındaki yükten kurtulduğunu düşünüyordu. Babam ilk evden kaçıp geri döndüğüm zaman ‘Annen gibi mi olacaksın?’ diyerek küfür edip bir tane tokat atmıştı. O kadar dayak yedim ama en çok o ağrıma gitti. Ailem karşı çıktı ama ‘Ya kabul edersiniz ya da yine kaçarım’ dedim. Artık o eve dönüp dayak yemek istemiyordum, kabul etmek zorundalardı. Babam sanırım daha kötü bir yola düşmemden korktu ve evlendirdi beni.”

“Babam gibi birini bulmuşum”

Nur evlendikten kısa bir süre sonra ilk çocuğunu doğuruyor. Şu anda ise ikinci çocuğuna hamile. Evliliğin ilk başlarında evli olduğu erkeğin iki kere şiddet uyguladığını söyleyen Nur, babası gibi birini bulduğunu söylüyor:

“Hani derler ya, ‘Kızlar babası gibi biriyle evlenmek ister’ diye, ben istemezdim ama sanırım oldu. İlk evlendiğimiz zaman iki kere babam kadar olmasa da eşimden de dayak yedim. Biz evlendiğimiz zaman ben hamileydim. Bundan dolayı beni suçladı ve dövdü. Sanki tek başıma yaptım bunu. Ben biliyordum bu başlangıcı. Babam gibi birini bulmuştum.”

“Babam bana, ‘Kendi hayatını mahvettin’ dedi”

Evden gittikten sonra babasıyla arasının düzeldiğini söyleyen Nur, hayatını annesinin ve babasının mahvettiğini düşünüyor. Babası ise Nur’a “Sen kendi ellerinle hayatını mahvettin” diyor:

“Babamla ikinci çocuğuma hamileyken konuştuk. Ona ne hissettiklerimi, ne yaşadığımı söyledim. Asıl suçlunun annem olduğunu ama beni kimsenin sevmediğini söylediğim zaman babam dönüp bana, ‘O evlendiğin adamdan hiçbir şey olmaz. Kendi hayatını kendin mahvettin’ dedi. Tabii evli olduğum erkek ona tanıdıktı.”

Şu anda 22 yaşında olan Nur, çalışmak istiyor ama evli olduğu erkek buna izin vermiyor. Artık fiziksel şiddet görmediğini söyleyen kadın, hâla psikolojik şiddet görmeye devam ediyor. Nur, “Özgürlüğümü elime alınca yeni bir hayat kuracağım” diyor.

*İsimler güvenlik nedeniyle değiştirilmiştir.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus